Direniş mektebinin öğrencilerinin direnişi bir yaşam biçimi haline getirdikleri hususunda gösterdikleri kararlılığı ifade ettiklerine de dikkat çeken Doğan, “Coşku ve mücadele azminin açıkça vurgulandığı değerlendirmeler, ülkemizin aydınlık geleceğine büyük katkı sağlayacaktır. Türkiye başörtüsü platformlarının, eylemlerinin bir tepkiden ibaret olmayıp, bir aydınlatma ve halkımızın bilinç ve uyanıklık seviyesini canlı tutmak olduğu bir kez daha gözlemlenmiştir. Başta Kudüs-ü Şerif olmak üzere, işgal altındaki tüm topraklara ve yeryüzünün neresinde olursa olsun, kim olursa olsun mazlumlara sahip çıkmak ve onlarla dayanışmak iradesi ortaya konulmuştur” diye konuştu.
Türkiye Başörtüsü Platformlarının, ortak irade beyanını da değerlendiren Platform Sözcüsü Mevlüt Doğan, “Yasakların sürdüğü ülkemizde tüm yasaklara karşı dik duruşun, direnişin sembolü olan platformların onurlu mücadelesi kararlılıkla devam etmektedir.
Başörtüsü yasağının sadece üniversitelerle sınırlı olmayıp hayatın her alanı kuşatan yapısı bir kere daha deşifre edilerek sahici bir mücadelenin ‘vekil’lerle değil ‘asıl’larla olabileceği vurgusu yapılmıştır. Cuntalarla hesaplaşmanın sürdüğü ve birçok alanda açılımlardan söz edildiği bir dönemde başörtüsü yasağının hiçbir şekilde gündeme gelmemesi bu sorunun ancak asıl muhatapları tarafından çözülebileceği gerçeğini göstermektedir. Ankara, Antalya, Akyazı, Bursa, Kocaeli, Konya, Kütahya, Sakarya, Van, Afyonkarahisar İnanç Özgürlükleri platformları başörtüsü sorunu ekseninde bir mücadele gerçekleştirirken Türkiye’deki ve dünyadaki tüm hukuksuzluklara karşı da Müslüman’ca bir duruş sergilemeye devam edeceklerdir. Bu vesileyle Türkiye’nin tüm onurlu insanlarına sesimize ses katma çağrımızı yineliyoruz” diyerek konuşmasını bitirdi.
ALİ SAİT ÖGE