Konya İnanç Özgürlükleri Platformu’nun 87. hafta basın açıklamasını platform adına Ahmet Yılmaz yaptı. Konuşmasında son Mardin katliamına ve kürt modernizmine değinen Yılmaz, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ın açıklamalarına tepki gösterdi.
Yaşanılan dünyanın her türlü çirkin, kaba ve vahşi görüntüyü, işlenen tüm cürümleri bir kelime ile örtme çabası içinde olunduğunu belirten Ahmet Yılmaz, bütün bunları örten kelimenin cahiliyenin simgesi olan modernizm olduğunu söyledi. Modern yaşam biçimi ve anlayışı olarak tanımlanabilecek modernizmin, rasyonel ve pozitif bir düşünce ile yeni bir inanç biçimi şekillendirdiğini ifade eden Ahmet Yılmaz, “Modernizm, kutsala, vahiy kaynaklı bilgiye ve örf haline gelen yaşam biçimlerine düşmanlık etmiştir” dedi.
MARDİN KATLİAMI KÜRT MODERNİZMİNİN SONUCUDUR “Amerika’nın Afganistan’da ve Irak’taki katliamları, İsrail’in Filistin’deki vahşilikleri ile Türk modernleşmesini temsil eden güçlerin, ülkemizde meydana getirdiği baskı ve zorbalıklar, Ergenekon yapılanmasının hedefleriyle aynıdır” diyen Yılmaz, ülkenin önemli yaralarından biri olan terörün de aynı kaynaktan beslendiğini söyledi. Geçtiğimiz hafta meydana gelen dehşet verici Mardin katliamının da resmi güçler ve terör örgütlerince uygulanmakta olan Kürt modernizminin bir sonucu olduğunu vurgulayan platform sözcüsü Ahmet Yılmaz, “Dinden, dini değerlerden uzaklaştırılan, dini eğitime vurulan prangalarla dinsizleştirilmeye çalışılan toplumların, histerik bir travma halidir. Anne katilleri, kesik baş olayları, bavullardaki cesetler şeklinde ülkemizin batı kesimlerinde görülen, bu korkunç cinnet hali modernleştirilmeye çalışılan doğu bölgelerinde ise cahil bırakılmış bireylerin ellerine verilen otomatik silahlarla bir katliama dönüştürülmüştür” diye konuştu.
ARINÇ, SORUMLULUKLARINI BİLMİYOR Kabinenin yeni üyesi olan Bülent Arınç’ın Konya’da başörtüsü meselesinin çözümü ile ilgili sarfettiği sözlerin esef verici olduğunu ifade eden Ahmet Yılmaz, “İktidarı elinde bulunduran bir yapının üyesi olarak Arınç’ın çözümden sorumlu olduğu halde çözümü iktidarın dışında bir merciye taşıması, bu işteki acziyetini ifade eder. Arınç’ı ve başörtüsü meselesinin çözümünden sorumlu olan diğer meclis üyelerini şahsiyetli bir duruş sergilemeye ve bir an önce ellerini taşın altına atmaya çağırıyoruz. Aksi takdirde tarihin tozlu raflarında pasif bir hükümet olarak anılırlar” diyerek sözlerini tamamladı.