Modern Çağda Ahlak Sempozyumu

.
İlahiyat Fakültesi 07-08.Mayıs 2010 Cuma ve cumartesi günleri ahlak konusunda bir sempozyum düzenlemektedir. Sempozyumda;
- Ahlak-siyaset-modernite başlığında ahlaklı almamızın gerekçeleri, siyasi ahlak bağlamında uluslar arası siyaset, modernitenin dini ahlaka meydan okumasına dair bir çözümleme,
- Din ve ahlak başlığında ahlakın oluşumunda dinin yeri, ahlaki hayatı motive etmede din, dogmatik dindarlık ve din referanslı şiddet,
- Ahlaka çeşitli yaklaşımlar konusunda geleneksel ahlak, seküler ahlak imkanı, Mevlana’nın ahlak anlayışı, pragmatik etik,
- Ahlak ve sosyal hayat başlığında çevre ahlakı, spor etiği, işçi-işveren ilişkilerinde ahlakın yeri ve proaktif güvenlik hizmeti yaklaşımında ahlakın yeri,
- Sözlü kültür, medya ve ahlak başlığı altında toplumda ahlaki değerlerin kontrol işlevi, iletişim araçlarının ahlak üzerindeki etkisi, reklam filmlerinin olumlu ve olumsuz yönleri ile kıssa kültürünün gelişimi,
- Hukuk ve ahlak oturumunda din, hukuk ve ahlak ilişkileri,
- Bilim ve ahlak konusunda genetik uygulamalarda temel ahlaki tartışmalar gibi güncel konular ele alınmaktadır.
İşçi işveren ilişkilerinde (endüstriyel ilişkilerde) ahlakın yeri tebliğimizin değerlendirmesi şöyledir: “Klasik iktisatçılar, modellerini emek-değer teorisine dayandırmışlardır. İşgücünün verimliliği üzerinde durulmuş, ancak ahlak konusuna yer verilmemiştir.
Din, bir yandan iktisadi faktörlerden etkilenirken, diğer yandan iktisadi faktörleri etkileyici bir güce sahiptir. Bu nedenle, çalışma ahlakının dinden önemli derecede etkilendiği söylenebilir.
Çalışma ahlakı, örgütlerde çalışanların davranışlarında ahlaki prensiplerin uygulanmasıdır. Çalışma ahlakını belirleyen değerler, her fert için geçerlidir. Kişinin sahip olduğu değerler kişisel inançları ve çevre şartlarından meydana gelir. Aynı zamanda çalışma ahlakı, hem kamu hem de özel kesim için önem taşır.
İşletmelerde kaynakların verimli kullanılması, verimin artırılması ve çalışma ahenginin sağlanması bakımından, çalışanların ahlaki hazırlıkların yapılmasında din, önemli bir konuma sahiptir. Özellikle iş akitlerine bağlılık, kul hakkı, ahiret sorumluluğu gibi unsurlar, İslami kaynaklarda çokça ele alınmaktadır. Ancak çalışma ahlakının kurumsallaşmasında sadece ideolojik görüşler yeterli olmayıp, karar alma teknikleri, bunlar için uygun araçlar, kamuoyunun eğilimi, bunları destekleyen siyasi, sosyal, kültürel ve ekonomik ortam, eğitim sistemi ve aile yapısı etkili olmaktadır.
Çalışma ilişkilerinde ahlaki ilişkiler uzun süreli etkilidir. Bu sebeple, çalışma ahlakının kurumsallaşması üzerinde durulmalıdır. Ahlakilikte, işletmenin üst yönetiminin ve küçük ve orta boy işletmelerde sahiplerinin tavırları ve davranışları etkilidir. Ayrıca, işletmelerin sosyal ve ekonomik performansları da önem taşır.
Çalışma ahlakı, örgütlerin başarılarını engelleyici veya tehdit edici bir unsur olarak görülmemeli; verimi artırıcı ve ahengi sağlayan, çatışmaları önleyen sosyal sorumluluk olarak değerlendirilmelidir. Burada en büyük görev, yöneticilere ve işverenlere düşmektedir. Nitekim ayetlerde, “çalışanlara karşı kibirlenmemek” ve hadislerde “iş görenlerin haklarını zamanında vermek”, ahiret sorumluluğu üzerinde sıkça durulmaktadır.
İşletmelerin sadece dürüst iş görenlere sahip olmaları yeterli olmayıp, bunların yönetim tarafından desteklenmesi, iş talimatları gibi kontrol araçlarının uygulanması, açık sistemin oluşturulması, iletişimin dürüst olarak sağlanması ve işçilerin üretimden hakça pay almaları ve maddi haklarını eksiksiz elde etmeleri gerekir.
Peygamberimiz, “Muhakkak ki Allah, işini iyi yapan kimseyi sever”, ayeti kerimede de “Muhakkak Allah, emanetleri ehline vermenizi emreder” (Nisa, 58) buyurmaktadır. Buna rağmen İslam ülkelerinde, çalışma ahlakında yetersizlik görülmektedir. Dolayısıyla, çalışma ahlakının uygulamadaki sonuçlarını sadece dini emirlere ve yasaklara bağlamak yeterli değildir. Nitekim İslam toplumlarında gerek kamu, gerekse özel sektörde kararlar merkeziyetçilik hakimdir. Bu bir, olumsuzluktur. Bu nedenle, kamu ve özel kesimdeki işletmelerde, komisyonlar kurularak kararlara katılma sağlanabilir. Ayrıca, bazı kurumlar çalışanlarıyla “ahlaki sözleşme” imzalamaktadır. Bunun yaygınlaştırılmasında yarar vardır. Kamu görevlilerinin ahlaki hazırlıkları için, hem idari ve mali alanda denetim getirilmeli, hem de gerekli hallerde onların hislerine ve gönüllerine yön verecek ahlaki kurallar konulmalıdır. Özek sektör ise çalışma ahlakını işletmenin politikalarının bir parçası görmelidir.”

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Yazarlar Haberleri