Mısır’da hukuk cinayeti

Saadet Partisi İl Kadın Kolları Başkanı Yasemin Zafer, askeri darbenin kardeş ülke Mısır’a ve Mısır’ın geleceğine hiç bir faydası olmadığı gibi, bizzat bu darbede taşeronluk yapanlara da herhangi bir fayda sağlamayacağını belirtti

Saadet Partisi İl Kadın Kolları, Mısır’daki 683 idam kararları ile ilgili bir basın açıklaması yaptı. Parti binasında açıklama yapan Saadet Partisi İl Kadın Kolları Başkanı Yasemin Zafer, “Bu darbeden ve darbecilerin kontrolündeki yargının idam kararlarından çıkarı olan tek merkez Siyonizm’dir” dedi. 529 idam kararının üzerine aralarında İhvan-ı Müslim’in Genel Mürşidi Muhammed Bedii’nin de olduğu ihvan yöneticilerinden 683 kişiye idam kararı alan yargının aklı selim bir karar almadığını vurgulayan Zafer, “Bunlar herhalde Firavunların suyundan içmişler, onların yemeğinden yemişler. Onlardan esinlenmişler ve Firavunlar gibi davranıyorlar ve onların da akibeti belli. Koskoca taş piramitlerin içinde cehennem azabı çekiyorlar, bunlar da çekerler. O ihtişam onları kurtarmadı; nasıl onları bu güç kurtarmadıysa ve yok oldularsa bunlar da bir gün yok olup gidecekler. Bu bir hukuk cinayetidir” diye konuştu. Yapılan zulümlerin dünyanın gözü önünde yapılmasının üzücü olduğunu belirten Zafer, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Batı alemi Mısır’da yapılan darbeyi meşru kabul etmiş. Bundan güç alan darbeci iktidarda muhalifleri özellikle silaha sarılmamayı prensip olarak kabul etmiş olan İhvan-ı terörist bir kuruluş olarak ilan edip, onun mensuplarını uydurma mahkemelerle idama mahkum etmiştir. Bu elbette bu günkü Mısır yönetimi için yüz karasıdır. Siz 600 küsür insanı böyle birkaç ay içinde yargılayacaksınız bütün delilleri güya dikkate alacaksınız, savunmaları alacaksınız. Bunlar için tek bir celsede idam kararı vereceksiniz. Bundan daha adi ve sırıtan bir karar olamaz. Bu ancak toplu katliam gibi bir karardır. Bundan utanç duymaları icap eder. Ama Mısır’daki yönetim bir darbe yönetimi olduğu için hakimler de hakim değil, sadece kendilerine verilen talimatı yerine getiren kuklalar oldukları için hiç tereddüt etmeden bu kararları verebiliyorlar.”

İSLAM ÜLKELERİ BİRARAYA GELMELİ

“Bu yaşanan olaylara Türkiye, 'yaşasın zalimler için cehennem' demekle kalmayıp, uluslararası hukuki süreci başlatmalı ve yaptırım gücünü kullanmalıdır” diyen Zafer, konuşmasına şöyle devam etti: “Sessiz kalamayız deyip sadece kürsüde yüksek sesle konuşmak marifet değildir. Avrupa Birliği (AB) ülkelerine 'niye sessiz kalıyorsunuz' diye sormayı bırakıp İslam Ülkelerini bir araya getirip, tüm sorunları birlikte çözmek için süratli ve dik duruşlu çalışmalar yapmak gerekir. İhvan-ı Müslimin liderleri ve üyeleri, kadınıyla, çocuğuyla tüm dünyaya meydan okurcasına 'Haklı olduğumuz davadan dönmektense bin kere idam ediliriz' diyerek inançlarındaki kararlılığı gösteriyorsa bizlerde kardeşleri olarak onları sahiplenmeli, eğer inanarak söylediysek o sözlerin gereğini yapmalıyız. Mısır için yapılan tüm açıklamalarda Siyonizm gerçeği, ABD, AB ve İsrail gerçeği ifade edilmiyor da sadece darbeci Mısır yönetiminden ve birkaç Körfez ülkesinden dem vuruluyorsa maalesef vicdan ve duyarlılık sahibi kitleleri manipüle etmekten öteye gidilmiyordur. Dünya üzerinde yapılan her şey partimizin 'Hakk'ı üstün tutan bir anlayışla yeni bir dünya'nın kurulması hedefinin en kısa zamanda gerçekleşmesinin gerektiğini göstermektedir.”

HÂLİD ŞEN merhabahaber.com

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Gündem Haberleri