İnanç Özgürlükleri Platformu Sözcüsü Musa Kazım Yılmaz, Mısır’daki darbeyi eleştirerek, “Darbe ile Mısır’da yeni Firavunlar ortaya çıktı. Fakat bizler, Mısır’ın İslami olarak yeniden şekilleneceğine inanıyoruz” ifadelerini kullandı
Konya İnanç Özgürlükleri Platformu 304. Hafta Basın Açıklaması Kayalıpark Meydanı’nda gerçekleşti. Platform adına açıklamayı, Musa Kazım Yılmaz yaptı. Mısır’daki darbeyi değerlendiren Yılmaz , “Mısır, İslam dünyasının içerisinde hem tarihi hem siyasal yönden önemli bir ülkedir. Mısır’daki olaylar İslam dünyasını ciddi bir şekilde etkilemektedir. Mısır hem batılılaşmanın öncülüğünü etmiş hem de İslamlaşmaya öncülük etmiş bir ülkedir. Mısır İslam dünyasında batılılaşmanın yayıldığı bir merkez olarak durmakla birlikte ona muhalefet eden İslami uyanışında merkezi olmuştur. Batılılaşma ile İslamlaşmanın savaş alanı olan bu ülke sosyal ve siyasal tahliller yapmak hususunda bir laboratuvar gibidir. Batı ve batıcılar bir kez daha helvadan putlarını yemişler hem de bu sefer acıkmayı bile beklememişlerdir. Demokrasi yalanı yatsıya kadar bile tahammül edememiş güneşin ilk ışıkları ile birlikte sönmüş ve söndürülmüştür. Firavun Mübarek’i demokrasi sloganları ile devirenler getirdikleri demokrasi kendi ekmeklerine yağ sürmeyince hemen onu da devirmek için darbeye sığınmışlardır. Darbe demokrasi kültürünün bir vazgeçilmezi haline gelmiş batı ve batıcılar için her zaman çıkarlarını korumak hususunda bir istetme olarak görülmüştür. İslami anlayışların iktidar mücadelesindeki uzlaşma ve kadrolaşma anlayışları mısırda bir kez daha iflas etmiş Mursi’nin iktidarı döneminde kadrolara getirilenler darbeyi yapanlar ve darbeyi destekleyenler olarak ortaya çıkmıştır. Siyasal ve konjonktürel hesaplar ile yapılan siyasi atraksiyonlar bu işin faillerinin önüne daima bir engel olarak çıkmışlardır” dedi. Ezher ulemasının bu darbe sürecindeki tutumunun ibret verici olduğunu belirten Yılmaz, “Hem mübareğin devriliş sürecinde hem de Mursi’nin iktidarında darbe öncesi tutumlarında ve darbeyi destekleyişlerinde ibret alınacak pek çok noktalar vardır. Kefenlerini alıp Adeviyye meydanına gelen Ezher ulemasının birkaç saat sonrasında darbecileri desteklediğini ilan etmesi tam da saray uleması tanımını netleştirecek şekildedir. İslamcı Nur Partisi’nin darbe öncesinde ihvanı destekleyen tutumu ile darbenin oluş aşamasında darbecilerin yanında olduğunu ilan etmesi dini algının siyasal yapıların kontrolünde olduğunda ne kadar büyük sıkıntılar meydana getireceğinin de bir göstergesidir. Başta Suudi Arabistan olmak üzere körfez ülkeleri ve Amerikancı Arap devletlerinin darbeyi destekleyen açıklamaları bu ülkelerin başka coğrafyalarda Müslüman halkın yanında gibi durmalarının da ardında ne tür hesaplarının olduğunu ortaya koymaktadır. Suud hükümeti efendilerinden daha aceleci davranmış ve darbeyi desteklediğini ilan etmiştir. Bu ilanının nur partisinin saf değiştirmesindeki etkisi de önemlidir. Mısır halkı İhvanı Müslim’in ve diğer İslamcı gruplar bu darbe girişiminden gerekli ibretleri almalıdırlar. Darbe ve darbeciler onlar ile iyi geçinme ve darbe sürecini gizli karanlık odalarda geçirme stratejisi ile mağlup edilemezler. Darbecilerin ve zalimlerin sağlıklı bir direnişten başka anlayacağı bir dil yoktur. İhvan 70 yıllık tecrübesini direniş yolunu tercih etmek şeklinde ortaya koymaktadır. Bu ihvan düşüncesinde önemli bir gelişmedir. Bu gelişmenin hem ihvan için hem de diğer İslami anlayışlar açısından önemli olduğunu ifade ediyoruz” diye konuştu.
İSLAMİ MÜCADELE MISIR’A HAKİM OLACAK
İhvanı Müslim’in önderliğindeki El Adeviyye direnişini selamladıklarını belirten Yılmaz, “Direniş bir yöntem olarak zillet ve meskenetten, izzet ve şerefe götüren bir yoldur. Zillet ve meskenet elbiselerinden sıyrılanlar direniş gömleğini giydiklerinde Allah’ın onlar üzerindeki Nusret vadinide celbetmiş olacaklardır. Mısır direnişi kendi taleplerini ve kendi İslami kimliğini açık ve net bir şekilde ortaya koydukça dostlarını yanında görecek sahte düşmanlarını ise ayrılıp gitmesi ile mücadelesi temizlenmiş olacaktır. Mısırda; Hasan el Benna’nın, Abdülkadir Udehin, Seyyid Kutuplar’ın, Halid İslambuliler’in seslerini ve çağrılarını yeniden duymak İslam ümmetinin içinde bulunduğu meskenetten kurtulmasına vesile olacaktır. Bu kutlu yolun üzerinde olanları selamlıyor, onların direnişlerinin ümmetin aydınlık geleceğini yakınlaştırdığına inanıyoruz. Benna’nın, Udeh’in, Kutub’un net İslam akidesinin, İslami mücadelenin ve anlayışın Mısır’a hakim olacağı günlerin yakın olacağına inanıyor, bir kez daha bu kutlu yolun takipçileri olduğumuzu ilan edip bu yolun mısırdaki erlerini selamlıyoruz” ifadelerini kullandı.
MUSTAFA ÖZÇELİK