Bugün “29 Ekim Cumhuriyet Bayramı” olunca, geçen Ağustos ayında kutladığımız “30 Ağustos Zafer Bayramı” kutlamaları aklıma geldi. Bu Milli Bayramda gözlerden kaçan bir hususu sizlerle paylaşmak istiyorum.
Geçen 30 Ağustos Zafer Bayramı etkinliklerinin Atatürk Kültür Merkezi’nden naklen yayınını izliyorum. Bizi biz yapan mitlere vurgu yapılmasından duyduğum iç hazzını yaşıyorum. Özellikle mehteran takımı, süvari birliği beni taa uzaklara götürüyor. Tarihimi, üç kıtaya nam salmış Osmanlı’nın nal seslerini hayal ediyorum. Tam bu sırada, Hava Kuvvetleri Merasim Taburu Bando ekibinin bandosu üzerinde yazan şu ibareye gözüm takılıyor. “Turkish Air Force Band” Yani “Türk Hava Kuvvetleri Bandosu”. Bildiğimiz bizim davulun üzerine bu yazılmış.
30 Ağustos Zafer Bayramındayız, Türkiye’deyiz, Ankara’dayız, Türk insanının karşısındayız. Arkasından Mehter Takımı geçiyor. Onun davuluna TRT zum yapmıyor. Ama özellikle “Turkish Air Force Band” ifadesine zum yapıyor.
Amerikan kültürünün ta hücrelerimize kadar nasıl işlediğini ve benliğimizi nasıl kemirdiğini ifade etmeye çalışıyorum. Milli Bayramımızın ciğerine oturmuş Amerika’yı görüyorum. Bir taraftan yerli yapım silahlar ile övünmeye çalışırken Amerikan malı davulu görüyoruz.
Ağustos ayında Genelkurmay’da devir-teslim töreni yapıldı. Bu yılki tören sade ve gösterişten uzaktı ama İlker Başbuğ’un görevini Işık Koşaner’e devrederken ağlaması manalı idi. Kimimiz ailesine düşkünlüğüne, kimimiz de görev aşkına yorumladı ama bana göre bu gözyaşları çaresizlikten doğan sinir bozukluğunun ifadesi idi.
Abartılı bulacaksınız ama bizim Genelkurmay Başkanımızı ağlatan asıl sebep; Hava Kuvvetleri Davulu üzerinde yazılı olan “Turkish Air Force” ibaresidir. Benliğinin içine NATO’yu bu kadar dâhil edersen, davulun üzerine Türkçe değil, Amerikanca yazarsan, devir teslim törenlerinde sana ağlamak kalır!
İşte Türkiye’nin maruz kaldığı “travmanın” özü, 30 Ağustos Zafer Bayramı’nda Hava Kuvvetleri Merasim Taburu Bandosu’nun davulunda “Türk Hava Kuvvetleri Bandosu” yerine “Turkis Air Force Band” yazıyor olmasıdır.
AB(D) emperyalizminin istediği tam da budur. Milletin bağrından çıktığını iddia ettiğimiz Türk Silahlı Kuvvetleri Merasim Taburu Bandosu’nun davuluna, “Turkish Air Force Band” yazmaktadır amma, limon suyu ile. Güneşe tutmayınca gözükmüyor, burada Güneş, “Tarih şuuru”nun sembolüdür.
O davulun üzerine “Türkish Air Force Band” öyle birdenbire düşmedi. O yazının oraya yazılmaya başlanması Milli Mücadele’yi kazanan ruh ve iradeye “mesafe konduğu” andan itibaren başladı ve iş gide gide Müslüman Türk’ün kendi eceline âşık olma noktasına vardı.
“Allah Allah” diyerek denize döktüklerimizi “Allah’la aramıza mesafe koyarak” geri çağırmayalım! Tarihimizin tozlu arşivlerini incelemeyi ihmal etmeyelim. İnceleyelim. Bize yaklaşmak için bizden görünenleri “Allah!” diyerek bize yaklaşanları unutmayalım. Ondan sonra “Amerika ne der? Avrupa ne der?” durumuna düşeriz.
Biz dünya sahnesine tekrar döneceksek, eğitimimizin “milli” olması ile savunmamızın mili olması ile dönebiliriz. Milli Bayramlarımızda Türk Silahlı Kuvvetleri Merasim Taburu Bandosu’nun davuluna, “Turkish Air Force Band” yazan bir zihniyetle, dünya sahnesine çıkmayı hayal bile edemeyiz.
Bugün 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı. Bu Milli Bayramda inşallah Türk Silahlı Kuvvetleri Merasim Taburu Bandosu, davulunda “Turkish Air Force Band” yazısı ile çıkmaz!
Geçen 30 Ağustos Zafer Bayramı etkinliklerinin Atatürk Kültür Merkezi’nden naklen yayınını izliyorum. Bizi biz yapan mitlere vurgu yapılmasından duyduğum iç hazzını yaşıyorum. Özellikle mehteran takımı, süvari birliği beni taa uzaklara götürüyor. Tarihimi, üç kıtaya nam salmış Osmanlı’nın nal seslerini hayal ediyorum. Tam bu sırada, Hava Kuvvetleri Merasim Taburu Bando ekibinin bandosu üzerinde yazan şu ibareye gözüm takılıyor. “Turkish Air Force Band” Yani “Türk Hava Kuvvetleri Bandosu”. Bildiğimiz bizim davulun üzerine bu yazılmış.
30 Ağustos Zafer Bayramındayız, Türkiye’deyiz, Ankara’dayız, Türk insanının karşısındayız. Arkasından Mehter Takımı geçiyor. Onun davuluna TRT zum yapmıyor. Ama özellikle “Turkish Air Force Band” ifadesine zum yapıyor.
Amerikan kültürünün ta hücrelerimize kadar nasıl işlediğini ve benliğimizi nasıl kemirdiğini ifade etmeye çalışıyorum. Milli Bayramımızın ciğerine oturmuş Amerika’yı görüyorum. Bir taraftan yerli yapım silahlar ile övünmeye çalışırken Amerikan malı davulu görüyoruz.
Ağustos ayında Genelkurmay’da devir-teslim töreni yapıldı. Bu yılki tören sade ve gösterişten uzaktı ama İlker Başbuğ’un görevini Işık Koşaner’e devrederken ağlaması manalı idi. Kimimiz ailesine düşkünlüğüne, kimimiz de görev aşkına yorumladı ama bana göre bu gözyaşları çaresizlikten doğan sinir bozukluğunun ifadesi idi.
Abartılı bulacaksınız ama bizim Genelkurmay Başkanımızı ağlatan asıl sebep; Hava Kuvvetleri Davulu üzerinde yazılı olan “Turkish Air Force” ibaresidir. Benliğinin içine NATO’yu bu kadar dâhil edersen, davulun üzerine Türkçe değil, Amerikanca yazarsan, devir teslim törenlerinde sana ağlamak kalır!
İşte Türkiye’nin maruz kaldığı “travmanın” özü, 30 Ağustos Zafer Bayramı’nda Hava Kuvvetleri Merasim Taburu Bandosu’nun davulunda “Türk Hava Kuvvetleri Bandosu” yerine “Turkis Air Force Band” yazıyor olmasıdır.
AB(D) emperyalizminin istediği tam da budur. Milletin bağrından çıktığını iddia ettiğimiz Türk Silahlı Kuvvetleri Merasim Taburu Bandosu’nun davuluna, “Turkish Air Force Band” yazmaktadır amma, limon suyu ile. Güneşe tutmayınca gözükmüyor, burada Güneş, “Tarih şuuru”nun sembolüdür.
O davulun üzerine “Türkish Air Force Band” öyle birdenbire düşmedi. O yazının oraya yazılmaya başlanması Milli Mücadele’yi kazanan ruh ve iradeye “mesafe konduğu” andan itibaren başladı ve iş gide gide Müslüman Türk’ün kendi eceline âşık olma noktasına vardı.
“Allah Allah” diyerek denize döktüklerimizi “Allah’la aramıza mesafe koyarak” geri çağırmayalım! Tarihimizin tozlu arşivlerini incelemeyi ihmal etmeyelim. İnceleyelim. Bize yaklaşmak için bizden görünenleri “Allah!” diyerek bize yaklaşanları unutmayalım. Ondan sonra “Amerika ne der? Avrupa ne der?” durumuna düşeriz.
Biz dünya sahnesine tekrar döneceksek, eğitimimizin “milli” olması ile savunmamızın mili olması ile dönebiliriz. Milli Bayramlarımızda Türk Silahlı Kuvvetleri Merasim Taburu Bandosu’nun davuluna, “Turkish Air Force Band” yazan bir zihniyetle, dünya sahnesine çıkmayı hayal bile edemeyiz.
Bugün 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı. Bu Milli Bayramda inşallah Türk Silahlı Kuvvetleri Merasim Taburu Bandosu, davulunda “Turkish Air Force Band” yazısı ile çıkmaz!