Sille Kültür Evi’nde çok sayıda dinleyicinin katılımıyla gerçekleştirilen sohbette Zeynelabidin Efendi’nin daha çok siyasi yönünü anlatan eğitimci Ahmet Çelik, devlet yapılanmasında tabandan yukarıya doğru bir sistem öneren Konyalı Zeynelabidin’in çok partili siyaseti savunduğunu söyledi. Zeynelabidin Efendi’nin torunlarının da bulunduğu toplantıda, Paşa Dairesi Medresesi’nde müderrislik yapan Bahaüddin Efendi’nin büyük oğlu olan Zeynel Abidin Efendi’nin 1866 Konya/Bozkır doğumlu olduğunu, 1920’lı yıllarda Konya’yı terk ederek Hicaz’a gittiğini ve Medine’de kadılık görevinde bulunduğunu söyleyen Ahmet Çelik, dört kız evladından ayrı olarak Arif Çelebi adında bir oğlunun da olduğunu belirtti. Islâh-ı Medaris’in kurucularından olan ve eğitime büyük önem veren Konyalı Zeynelabidin Efendi’nin, 20’ye yakın eserinin olduğunu ve “İslamiyet ve Meşrutiyet” adlı eserinin günümüz Türkçesine çevrildiğini kaydeden eğitimci Çelik, “1908 İstanbul Meclis-i Mebusan seçimlerinde Konya’dan İttihat ve Terakki Partisi’nden 164 oyla milletvekili seçilen Zeynelabidin Efendi’nin “İslamiyet ve Meşrutiyet” adlı eseri, 1911’de İstanbul’da basıldı. 1920’li yıllarda da İ.Hakkı Konyalı’nın çıkardığı Hak Yolu dergisinde tefrika edildi” dedi.
NASIL BİR MİLLETVEKİLİ SEÇMELİYİZ?
Bu kitapta yer alan “Nasıl Bir Mebus Seçmeliyiz?” sorusuna yönelik olarak Zeynelabidin Efendi’nin maddeler halindeki görüşlerini de aktaran Çelik, bununla ilgili şunları kaydetti:
Zeynelabidin Efendi’ye göre milletvekili tipi şöyle olmalı:
* Milletvekili adayı, aday olacağı şehirde uzun süreli oturmuş olmalı,
* Şehre yarayacak her türlü kanunu teklif edebilecek güçte ve muktedir olmalıdır.
* Devletin şan ve şerefini düşünmeyecek kadar cahil ve de sefih olmamalıdır.
* Hükümetin kanunsuz ve haksız işlerini yüzüne beraber söylemek hususunda kimseden korkup çekinmez olmalıdır.
* Parayı görünce her şeye boyun eğecek kadar yufka yürekli ve parayı çok seven olmamalıdır.
* Durumunu muhafaza etmek ve menfaat elde etmek için şuna buna haksızlık etmiş olmamalıdır.
* Cimri, sefih, halka zulmeden, rüşvet alan ve verenlerden olmamalıdır.
* Özü sözü bir olmayan ve riyakarlık yapan adamlar milletvekili olamaz.”
Sohbet, Zeynelabidin Efendi’nin ruhuna okunan Fatiha’larla son buldu.