Konya’da Filistin’de yaşanan zulme karşı durmak, mazlumun yanında olmak için Milli Görüşçü Kuruluşlar (MİLKO) gündeme dair basın açıklaması için bir araya geldi. Kültarpark'ta MİLKO’lar adına konuşan Şuurlu Öğretmenler Derneği Konya Şube Başkan Yardımcısı Bekir Tekkaymaz, “Bu topraklarda ayrılık tohumu ekmek isteyenler asla başarılı olamayacaklar" dedi.
Son günlerde gündemde olan Mardin’in Nusaybin ilçesinde Türk Bayrağına yönelik yapılan saldırıyı en ağır şekilde lanetlediklerini belirten MİLKO’ların basın açıklamasına Saadet Partisi Konya İl Başkanı Mehmet Demirel, Esnaf ve Sanatkârlar Derneği (ESDER) Konya Şube Başkanı Latif Işık, Şuurlu Öğretmenler Derneği (ÖĞ-DER) Konya Şube Başkanı Yavuz Aydın ve çok sayıda Konyalı vatandaş katıldı. Türkiye’de ayrılık tohumlarını ekmek isteyenlerin dün başaramadıkları gibi bugün de başaramayacaklarını ifade eden Bekir Tekkaymaz, “Bu millet, kardeşliği bozmaya çalışan her girişimi firasetiyle bertaraf edecek güçtedir. Ay yıldızlı bayrağımız; tarihimizin, mücadelemizin ve istiklalimizin sembolüdür. Hangi kirli niyet uzanırsa uzansın, hangi karanlık hesap yapılırsa yapılsın, bayrağımız bu vatan semalarında kıyamete kadar onurla dalgalanmaya devam edecektir.
Birliğimizden, dirliğimizden ve değerlerimizden asla taviz vermeyeceğiz. Bugün burada sadece Gazze’deki bir savaşı konuşmak için değil, insanlığın baş belası olan Irkçı Emperyalizm’ in kalbine, yani Siyonizm’e ve işbirlikçilerine karşı Hakk’ın gür sedasını yeniden güçlü bir şekilde haykırmak için toplandık” diye konuştu.
‘İSRAİL COĞRAFYAMIZDA BİR DEVLET DEĞİL, BİR TERÖR KARAKOLUDUR’
Dünyanın dört bir yanında özellikle Filistin’de, Sudan’da, Doğu Türkistan’da, Arakanda, Keşmir’de, Yemende, Somali’de ve son olarak Venezuela da yaşanan gelişmelerin insanlığın küresel çapta nasıl bir hain kuşatmayla karşı karşıya kaldığını izaha ihtiyaç bırakmayacak şekilde gösterdiğini dile getiren Bekir Tekkaymaz, Gazze’nin mazlumlarının her an bombalar altında, ağır kış şartları altında, en basit ilaçlara dahi ulaşamazken, açlık ve susuzluk ile mücadele ederken öbür taraftan çocuğuyla, genciyle yaşlısıyla şanlı bir mücadele veren, onurlu ve dik duruşuyla bütün İslam ülkelerinin liderlerine büyük dersler verdiğini belirtti. 7 Ekim 2023 tarihinden bu yana terörist İsrail’in bütün dünyanın gözünün içine baka baka çoluk çocuk genç yaşlı demeden yapmış olduğu katliamları unutmamak gerektiğini söyleyen Tekkaymaz, “Zulmün ve soykırımın tüm acımasızlığı ile devam ettiği ve Başta ülkemizin iktidarında olan yetkilileri olmak üzere Müslüman ülkelerin liderlerinin suskunluklarını, duyarsızlıklarını ve işbirlikçiliklerini yüzlerine çarpmak için buradayız. Karşımızdaki yapı, Nil’den Fırat’a kadar uzanan topraklarda ‘Büyük İsrail’ devletini kurmayı inançlarının gereği sayan Kabbalacı sapkın bir ideolojidir. İlk kıblemiz İslam’ın haremi Mescid-i Aksa’nın esareti, bu sinsi planın ilk adımıdır. Siyonist israil eşkıyası, İslam dünyasının bağrına saplanmış bir hançerdir ve bu hançer sökülüp atılmadıkça ne bölgemize ne de dünyaya barış gelecektir. Erbakan Hocamızın dediği gibi: İsrail, coğrafyamızda bir devlet değil, bir terör karakoludur” ifadelerini kullandı.
‘SİYONİST REJİMLE YAPILAN NORMALLEŞME ANLAŞMALARI ŞEHİTLERİN KANINA İHANETTİR’
Gazze’de yaşananların, tarihin en net hak-batıl savaşlarından biri olduğunun altını çizen Şuurlu Öğretmenler Derneği Konya Şube Başkan Yardımcısı Bekir Tekkaymaz, “Bir tarafta dünyanın tüm teknolojik imkanlarına sahip, arkasına ırkçı emperyalist güçleri alan Siyonist zalimler ve yandaşları; diğer tarafta ise sadece imanıyla direnen, ‘Ölürsek şehid, kalırsak gaziyiz’ diyen bir ümmetin onuru bir avuç Sahabe yürekli vahy nefesli mücahit! Hamas, bugün sadece kendi topraklarını değil, Anadolu’yu da Bağdat’ı da ve Şam’ı da savunan İslam’ın serdengeçtileridir. Onlar, ümmetin onurunu dimdik ayakta tutmak ve namusunu korumak için göğüslerini siper ederken, Gazze’nin mücahitlerine MİLKO, ‘terörist’ yaftası vurmaya kalkanlar, o mücahitlerin düşmanlarıyla dost ve yandaş olanlar emperyalist zalim Siyonizm’in değirmenine su taşıyan gafil ve hainlerdir. Peki, bu vahşet karşısında İslam ülkelerinin yöneticileri ne yapıyor? Sadece kınıyorlar. Ama arka kapılardan Siyonistlerle ticaret yapmaya, limanlarını açmaya, enerji nakline izin vermeye devam ediyorlar. Buradan haykırıyoruz: Zulme ortak olmayın. Siyonist rejimle yapılan ‘Normalleşme’ anlaşmaları, şehitlerin kanına ihanettir. İslam Birliği’ni kurmak yerine Batı’nın kapısında icazet bekleyenler, tarih önünde hesap vereceklerdir” dedi.
‘SİYASİ YAPTIRIMLAR LAFTA KALMAMALI, FİİLEN UYGULANMALIDIR’
Ekim 2025 tarihinde ilan edilen ateşkesten sonra, 18 Kasım 2025’te Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nde (BMGK) onaylanan Trump Planı, Filistin- Gazze’nin Hamas aleyhine şartlarla dolu olduğunu vurgulayan Bekir Tekkaymaz, bu durumun bir nevi terörist İsrail’e Gazze' yi altın tepside sunan bir sözde ateşkes olduğunu ifade etti.
Sözde ateşkesin Türkiye’yi idare edenlerce herhangi bir düzenlemenin teklifi olmadan onaylandığını söyleyen Tekkaymaz, sözlerini şu ifadelerle noktaladı: “Sözde ateşkeste garantör olan, ülkemizdeki yöneticiler dahil olmak üzere terörist İsrail’in apaçık yüzlerce ihlallerine karşı yaptırım uygulamaktan acizce uzak durmaktadır. Yine son olarak Büyük şeytan Amerika’nın Siyonizm’e yaptığı koruyuculuğunu meşrulaştırmak için güya, barışçı görünerek ‘Gazze Barış kurulu’ adı altında bir uydurma komisyon oluşturdu. Bu kurulun içinde dışişleri bakanımızın adı da geçmektedir. Bu kurul öyle bir kurul ki kan emiciler ve insanlığa karşı ihanet eden sicili kabarık aşağılık varlıklarla doldurulmuştur. Bu tam bir oyalamaca ve Gazzeli Müslümanları tecrit ve sürgüne zorlamak için oluşturulmuş bir kumpastır. Buradan yetkililere sesleniyoruz: Bu zehirli kumpasın içinde yer alarak kardeşlerimizin kanına girmeyin. Çözümler bellidir. Siyonist rejimle tüm diplomatik, ticari ve askeri ilişkiler derhal ve tamamen kesilmelidir. Bakü-Ceyhan Boru hattı derhâl kapatılmalıdır. Kürecik ve İncirlik gibi Siyonizm’e hizmet eden tüm üsler kapatılmalıdır. Erbakan Hocamızın mirası olan D-8 (Gelişen Sekiz Ülke) canlandırılmalı ve İslam Birleşmiş Milletleri ile İslam Ortak Pazarı derhal hayata geçirilmelidir. İsrail ancak güçten anlar; ekonomik ve siyasi yaptırımlar lafta kalmamalı, fiilen uygulanmalıdır.”