Mısır'da Müslümanlar'a karşı yapılan zulümlere gelen eleştiriler devam ediyor. Mehmet Çıpan ise, Mısır El-Ezher Tarikatı Şeyhi Şeyh Ahmet Tayyip ile Türk ve Mısır yetkililerine Arapça ve Türkçe yazılı olarak mektup gönderdi
Konya Kültür Sanat Derneği Başkanı ve Mevlevi Postnişini Mehmet Çipan, Mısır’da yaşanan son olaylar nedeniyle, Mısır El-Ezher Tarikatı Şeyhi Şeyh Ahmet Tayyip olmak üzere Mısırlı Müslümanlara ve tüm Mısır halkına hitaben Arapça ve Türkçe bir mektup gönderdi. Gönderdiği mektubun içeriği hakkında gazetemize bilgi veren Çıpan, dünyanın birçok yerinde zulüm gören Müslümanlar'ın bulunduğu bu mübarek zaman diliminde iftar ve sahur programlarında gereksiz tartışmaların yapıldığını söyleyerek, bu tartışmaların diğer Müslümanlar'ı da zan altında bıraktığını dile getirdi.
MISIR EL EZHER ŞEYHİ'NE BARIŞ MEKTUBU GİTTİ
Amacının muhataplarına, Mısır halkına ve Müslüman alemine birlik çağrısı yapmak olduğunu dile getiren Mehmet Çipan, mektubunda şunları vurguladığını söyledi: "Özellikle Mısır’da yaşananlar olmak üzere, demokratik yollarla oluşmuş hükümetlerin, silah zoruyla değiştirilmesi ve demokratik yollarla yönetime seçilen liderlerin, silahlı birliklerle tutuklanması, görevden uzaklaştırılması, başta Müslümanlar olmak üzere hiçbir insanın kabul edemeyeceği bir durumdur. Mısır’da, demokrasiyi engellemeye çalışan güçlere karşı direnen tüm Mısırlı kardeşlerimizi, Allah’ın en güzel selamlarıyla selamlarım. Başta El Ezher Şeyhi ve El Ezher camiası olmak üzere, tüm Müslüman toplumun fitneden uzak bir birlik sağlamasını, bu büyük imtihanı bir Müslüman topluma yakışır şekilde atlatmasını diliyor, insanı ve İslam’ı var eden Rabbimize bu kardeş kavgasının son bulması için dua ediyorum" dedi. Günün Müslümanlar için birlik ve beraberlik günü olduğunu mektubunda vurgulayan Çıpan, "Mısır halkının yaşadığı bu imtihan dolu olaylar, dünya’nın huzuru ve tüm İnsanlık için güçlü bir İslam birlikteliğinin gerekliliğini de ortaya koymaktadır. Tüm İslam aleminin bir an önce birlikte hareket edebilmesi, Müslümanlar'ın ırkı ne olursa olsun kardeş olduklarının ve İslam’ın bir barış dini olduğunun hatırlanması için dua etmekteyiz. Mısır halkının acılarını paylaşıyor ve onlara büyük sabır diliyorum. Mısırlı kardeşlerimizi dualarımızla selamlıyorum. Tüm Konya halkı ve Bütün Mevlana Celaleddin-i Rumi talebeleri sizinle birliktedir” diye konuştu.
TÜRKİYE'DE MÜSLÜMANLAR UYUTULMAYA ÇALIŞILIYOR
Müslümanlar'ın yaşanan zulümlere karşı uyanık olması gerektiğini belirten Mehmet Çipan, Türkiye'de Müslümanlar'ın uyutulduğunu ifade etti. Çıpan, “Türkiye’de maalesef Müslümanlar uyuyacak yer arıyor, bazılarımız ayakta da uyuyor. Oysa ki Müslüman uyanık olmalıdır. Tabiidir ki ülkemizde milletimizi uyutmak için çabalayan, Müslümanlar'ın uyanmamasını isteyen her kesimden fitneciler var. Bu doğaldır. İmtihan böyledir" dedi. Televizyonlardaki iftar ve sahur programlarında da yapılan yorumların bazıları ile zulüm gören Müslümanlar'ın bu mübarek zaman diliminde ağza alınmayacak tartışmalar yaptıklarını söyleyerek, "Bir adam çıkıyor, İslam adına, Ramazanı-ı Şerif hatırına, hatta müminleri bilgilendirmek için yapılan televizyon programlarına çıkıyor. Bırakın oruçlu ağzı, azıcık edep ve haya içinde olan bir ağza bile yakışmayacak küfür dolu sözlerle ümmeti zıvanadan çıkarıyor. Tasavvuf adına konuk olduğu programlarda tasavvufu ve tasavvufun temeli olan İslam’ı yere vuruyor. Kendi estetik ve geleneksel anlayışını İslammış gibi topluma dayatmaya kalkıyor. Müslümanlar Arakan’da, Suriye’de, Mısır’da hatta Türkiye’de zulüm görüp inlerken, dergahlarında sadece Tarihi Klasik Türk Tasavvuf Musikisi geceleri düzenleyen bu zat, TRT Avaz gibi tüm Dünya’da Türkçe konuşabilen Müslümanlar'ın, çoluk çocuklarıyla birlikte izlediği bir programda küfür dolu espiri ve hikayeleri birer birer sıralıyor" diye konuştu. Televizyon programlarındaki uygun olmayan kılık kıyafet tartışmalarının da yersiz olduğunu ve bunun tüm Müslümanlar'ı zan altında bıraktığını belirten Çıpan, TRT 1'de iftar programında yapılan kılık kıyafet konuşmasında da Müslümanlar'ın töhmet altında kalmasına neden olunduğunu belirtti.
MÜSLÜMANLAR SALDIRI ALTINDA, ONLAR EĞLENCEDE
Ramazan eğlencelerinin Müslümanlar'ın kan ağladığı zulüm gördüğü bu günlerde yapılmamasının daha doğru olacağını vurgulayan Çıpan, "İslam için dergah faaliyeti yaptığını iddia eden İstanbul beyefendisi tasavvufçular, her biri bir televizyonda, akşamdan sabahlara Ramazan eğlencesi arası cımbızlı İslam programları yapıyorlar. İyi de o gece sen, Konya tabiriyle 'keller yağırlar birbirini ağırlar' olurken, dünyada İslam ve Müslümanlar saldırı altında. Susacaksan da anlamlı sus. Müslümanlar ezilirken ne iftarı ne sahuru ne bayramı lokmalar bizlerin boğazına takılırken sen de diyecek lafım yok diyerek susup otur" ifadelerini kullandı.
ŞEHİTLER VARKEN RAHMET AKŞAMI OLUR MU?
Yaygın basında yer alan Ramazan ayındaki eğlence programlarının yerel uzantılarının da Konya'da yapıldığını söyleyen Çıpan, sözlerine şöyle tamamladı: "Tahrir de bir gecede yüzden fazla şehid varken Konya Kültür Parkları'nda yüz kişinin izlediği Rahmetli Rahmet Akşamları'nda çekirdek çitleyip, arabesk ilahilere kafa sallayanlar için Millet parasıyla saltanatlar kuruluyor. Adevviye’de, Halep’te Müslümanlar bedenlerini çarpıştırırken, Konya’dan el çırpıştırıp, alkış vuranların görüntüleri dünyaya yayılıyor. Eleştirsek fitneci ya da muhalif oluyoruz. Sussak dilsiz şeytanız. Biz susmaya niyetli değiliz, Onların da gücü yetmiyor. Birkaç yıl önce 'Mısır’da sema ettik, çok güzeldi,' deyip, piramitlerin önünde tennure sallayanlar, bu gün Mısır’da Müslümanlar ezilirken ne yapıyor? Akıllarına 657'ye tabi oldukları geliyor hemen. Kilise’de çarmıha selam vererek semâ edenler, sahneler de semaya da, tasavvufa da İslam’a da çark atanlar nerde? Yok. Onlar protokol iftarlarında. Dünyada oturabilecekleri yeni postların peşindeler. Yeni belediye projelerine ya da tanıtım projelerine sponsor peşindeler. Dünyalık makamlar da mevkiler de servetler de ahirette işinize yaramayacak."
MUSTAFA ÖZÇELİK