Hz. Mevlana ve ailesinin Konya’ya gelişlerinin 784. yıldönümü münasebetiyle tertip edilen etkinliklerin ilki Konya Ticaret Odası Karatay Üniversitesi’nde Prof. Dr. Erkan Türkmen’in ‘Mevlana’nın Evrenselliği’ adlı konferansı ile başladı. Konferans başlamadan önce Mevlana’nın 22. kuşak torunu Esin Çelebi Bayru, Erkan Türkmen’e Mesnevinin giriş kapağının bulunduğu tabloyu hediye etti. Daha sonra konferansa geçen Erkan Türkmen, Mevlana’nın Mesnevi ile özdeşleştiğine vurgu yaparak, “Mesnevi, Mevlana’nın evrenselliği, onun dünyaya tanınmasında en büyük rol oynayan etkendir. Mesnevi’nin orijinali şuanda müzede korunuyor. Ama yazılan mesneviler dünyanın dört bir tarafına yayılmıştır. Dünya Mevlana’yı sahipleniyor, bizse onun adıyla yiyecekler ortaya çıkarıyoruz. Önceleri sokağa çıkıyorduk, Mevlana 1,2 diye bağırıyorlardı. Oysa Mevlana sadece bir tanedir. Mevlana isminin böyle börek çeşidi olarak kullanılması doğru değil. Neyse ki bundan kurtulduk” dedi. Mevlana’nın kamil insan oluşundan da bahseden Türkmen, “Mevlana diğer yabancı yazarların hikayelerini de mesnevisinde kullanmıştır. Ama bunu yaparken orada anlatılan olayları İslam’ın süzgecinden geçirerek anlatmıştır. Mevlana Ney’i de öylesine üflemeli alet olarak kullanmamıştır. Kur’an’da da üfleme geçiyor. Mesnevi’nin yüzde 80’i Kuran ve Hadislerden, yüzde 20’si de bu Kuran ve hadisleri açıklamak için edebiyattan oluşmuştur. Bizlere Mesnevi’sinde kendimizi maddeden kurtarmamız gerektiğini anlatır. ‘Ne zaman ki kendini altın ve gümüşten kurtarırsan o zaman maddeyi bırakır, maneviyata yönelirsin’ diyor. Mevlana bizlere Kamil İnsan olmak için aklımızın kölesi olmamız gerektiğini de anlatıyor. Akıl bir yere kadar insana yol gösterir. Bir yerden sonra insan aklının hocası olur. İşte Mevlana’yı Şemse yakıştıran en önemli konu bu idi. Mevlana Şems’te huzuru bulmuştur. Şems Allah aşığı bir insandır. Dünya onun umurunda değildir. Şems bir derviştir. Divane olmuş bir kişidir. Allah aşkı ile yanan bir kişidir” dedi. Ruhun kurtulması gerektiğini de değinen Türkmen, “Ruha inanmayan insan Mesneviyi okumamalıdır. Mesnevi’yi ruhla okumalıyız. Bu yüzden Hintliler, Mevlana’yı ve Mesnevi’yi benimsemişlerdir. Türk insanının ruhunun temiz olması da Mevlana aşığı olmasından gelir. Çünkü Mevlana, ‘Bırak vücuda ne gelirse gelsin, önemli olan ruha bir kötülüğün gelmemesidir’ diyor. Mevlana’ya göre insanın paylaşması da ilahi aşkının olmasından gelir. İlahi aşk yoksa insan yediğini içtiğini paylaşmaz hep bencil olur” ifadelerini kullandı.
MUSTAFA ÖZÇELİK