Mescit yeniden yapılsın

Valilik binasının batı kapısı önünde bulunan ve 1924 yılında yol genişletmek için yıkılan Ulvi Sultan Mescidi’nin yapılarak, İnce Minare’de bulunan mihrabının da yerine konması isteniyor
Hükümet binasının batı kapısının önünde, bugünkü yeşil alan üzerinde yer alan, klâsik Selçuklu dönemi mimarî tarzında ve 13. yüzyıl sonlarına doğru inşa edilen Ulvi Sultan Mescidi ve türbesine ait. Bu mescit ve türbe Cumhuriyet döneminde 1924’te Şerafettin Türbesi ile birlikte belediye tarafından yol genişletmek için yıktırılmış. Yıkılan mescidin taş mihrabı ise bugün İnce Minare Müzesi’nin girişinde sergileniyor. Günümüzde bu Selçuklu eserinin yerindeki yeşil alana dikilen levhada mescit ve türbe hakkında bilgi bulunuyor.
BÖLGEDE TARİHİ DOKU TEKRAR CANLANDIRILMALI
Vakıflar Bölge Müdürü İbrahim Genç de Ulvi Sultan Mescidi’nin bulunduğu yerin Büyükşehir Belediyesi sınırları içinde kaldığını bu nedenle çalışmaların Büyükşehir Belediyesi ile birlikte yapılması gerektiğini söyledi. Büyükşehir’in mescidi tekrar tarihe kazandırmak için çalışmalara başladığı takdirde kendilerinin teknik olarak yardımcı olacağını ifade eden İbrahim Genç, “Vakıflar Bölge Müdürlüğü olarak çok sayıda tarihi eseri restorasyon kapsamında onardık. Şerafettin Türbesi’ni tekrar inşa ederek, tarihe kazandırdık. Ulvi Sultan Mescidi içinde çalışmalara hazırız. Fakat bölge büyükşehir sınırları içinde olduğu için biz kaynak aktaramıyoruz. Mescitle ilgili olarak büyükşehir bir çalışma yaptığı takdirde biz teknik olarak ve proje safhasında destek olmaya hazırız. Çünkü bizim amacımız tarihi dokuyu tekrar Konya’yla iç içe geçirmektir. Aynı zamanda mescit yapıldığı takdirde İnce Minare’nin girişinde sergilenin mihrabı da orijinal yerine taşınmış olur” dedi.
KEŞKE BU ESERLER YIKILMASAYDI
Selçuk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Haşim Karpuz da mescidin yapılmasının iyi olacağını fakat orijinal şekli ile yapılamayacağı için tarihi dokuyu da çok fazla yansıtmayacağını söyledi. Mescidin yol genişletme çalışmaları kapsamında yıkıldığını hatırlatan Prof. Dr. Haşim Karpuz, şöyle konuştu: “Keşke bu tarihi eserler o dönemde yıkılmasaydı. O bölgede çok sayıda medrese vardı. Hepsi yıkıldı. Şuanda biz yıkılan eserleri tekrar yapmak için uğraşıyoruz. Fakat yıkılmadan önceki hali ile yapamıyoruz. Örneğin yeni yapılan Şerafettin Türbesi, ilk halinden daha geniş oldu. Şuanda mescidi yapmak için fotoğraflardan yararlanılacak ama fotoğraflardan da çok sağlıklı bir yapı ortaya konulamaz. Mescidin bulunduğu yerde kazı yapılsa temellerin durup durmadığı bile meçhul. Yine de mescit yapılarak tarihe kazandırılmalıdır. İnce Minare Müzesi’nin girişinde yatan mihrabı da kaldırılarak yerine konmalıdır.”    
HASAN AYHAN
 

Yorum Yap
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar (2)
Yükleniyor ...
Yükleme hatalı.

Gündem Haberleri