Merhaba'dan Merhaba

.
Sekiz ay kadar süren bir hastane maceramın ardından, sevgili Merhaba’nın sütunlarında tekrar sizlerleyim. Merhaba’dan, Konya tabiriyle “cümleten merhaba”. Kavuşturan, tekrar buluşturan Mevlâ’ya şükürler olsun.. Yaşadığım hastane gün ve gecelerimi anlatarak sizleri üzmek istemem. Zaten ince duygu yüklü, psikolojik hassasiyet yaşanan o zamanlar tam olarak anlatılamaz, ancak yaşadığıyla kalır insan. Hastane havasını, hasta psikolojisini en hassas şekilde tanıyan ve kaleme alarak tanımlayan yazarımız bence, Peyami Safa’dır. 9’cu Hariciye Koğuşu’nda, hâzık bir cerrahın elindeki neşteri kadar ustalık ve maharetle kullandığı kalemiyle, sağlam olduğunuz halde size bile o kritik anları, hasta psikolojisini, hastane tasvirlerini yaşatır. 1957 yılında İmam-Hatip Orta kısım ikinci sınıfında iken, Raşit Usman hocanın hassiyetle üzerinde durduğu Türkçe dersimizin “Türkçe Okuma Kitabı”ndaki, o romanından alınmış bir parça olan “Ameliyat” başlıklı, loş hastane salonlarının, koridorlarının, ızdıraplı hasta seslerinin, ürkek ziyaretçi adımlarının, ameliyat olacak hastanın ruh halinin birebir tasvirleriyle ve ince hasta psikolojisi tahlilleri ile örülmüş nefis kompozisyonu unutamam. Bu güne kadar altı defa ameliyat geçirdim. Hemen hepsine hazırlandığım günlerde, onun o yazısındaki şu cümleyi zihnimden film şeridi gibi geçerken buldum; yanılmıyorsam şöyle idi: “Ameliyattan çok, ameliyatta korkmaktan korkuyorum…”. Yaklaşık elli yıl geçti aradan; hâlâ hafızamdadır.. Onun bu duygu ve düşüncesini, her ameliyatım için sedyede sıra beklerken yaşadığımı biliyorum.
Şükürler olsun ki, o acılı günler bu defa da geçti. Geride kaldı. Mevlâm o günleri bir daha yaşatmasın. Doktor ve hemşirelerin onca sıcak alâkasına, güler yüzüne rağmen insan, hastane halet-i ruhiyesinden bir türlü uzaklaşamıyor. Hastanede iken bakıyorsunuz ki, herkes hasta; sanki sağlam adam yok.. Taburcu olup çıkıyorsunuz, bu defa herkes sapa sağlam, hasta ve dertli olan kimse yok gibi geliyor insana ve dünya dönüyor, hayat devam ediyor.
Evet, Mevlâ’nın lütf u ihsanı, hâzık doktorlarımızın mahareti, şefkatli hastabakıcılarımızın yakın alâkası, sevenlerimizin indallah makbul ve muteber duaları sayesinde, bu defa da taburcu olduk. Üç-dört hastane arasında sekiz ay kadar yaşadığım gün ve gecelerden sonra, yaklaşık onbeş gün kadar oldu, yavaş yavaş daha iyiye gidiyorum. Emektar bilgisayarımın tuşlarıyla buluştum, sizlere kavuştum. İnşallah, sizlerle beraber olmaya devam niyetindeyim. Bu ilk yazım. Kültür, sanat, tarih yüklü, Konya rayihalı sohbet yazılarımızda tekrar buluşmak dilek ve temennisi ile Merhaba’dan sizlere, yine merhaba…

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Yazarlar Haberleri