Meram Tıp'ın kuruluş öyküsü! Dr. Şükrü Özer'in azmi ve bir şehrin hayali

1980 yılında kurulan ve Konya'ya sağlık alanında yarım asra yakındır hizmet veren Meram Tıp Fakültesi'nin kuruluş öyküsü ibretlik örnekler içeriyor.

Yıl 1980, Anadolu'nun kadim şehri Konya'da, bir tıp fakültesi hayali yavaş yavaş filizlenmesinin ve bu hayalin gerçekleşmesinde ise iki isim kilit rol oynadı. Dönemin Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Sedat Celasun ve genç, idealist bir doktor olan Şükrü Özer.

Çanakkale Devlet Hastanesi'nde operatör doktor olarak görev yapan, 3 aylık rotasyonla Kırıkkale'nin keskin ilçesine görevlendirilen ve halkında büyük desteğiyle, ilçeye sıfırdan bir devlet hastanesi kazandırması nedenyle Dr. Şükrü Özer'e bu başarılı çalışması sonucunda devlet memurları takdirnamesiyle ödüllendirilip, Çanakkale'ye görevine geri döndü.

O zamanki askeri idareden Çanakkale Jandarma Kampına gelen ve Kırıkkale'de sıfırdan yapmış olduğu hastaneyi duymuş Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Sedat Celasun'dan beklenmedik bir çağrı aldığını söyleyen Dr. Özer, "Beni yanına çağırttı ve Konya'da bir Tıp Fakültesi kurulması ile ilgili aramızda uzun bir sohbet geçti. O dönemin Konya Rektörü Prof. Dr. Erol Güngör’ün ve o dönemin Konya komutanı kardeşi General Hidayet Güngör’e Üniversitemizde Fen Edebiyat, İlahiyat fakültesi olduğunu, bir de Tıp Fakültesi açması istediği, bu isteği de Hidayet GÜNGÖR Paşa'da konuyu Sedat paşaya iletmiş. Sedat paşa da (Benim hastane kuran doktorum var) demiş ve beni çağırma sebebi de buymuş" dedi.

KONYA'YA BİR TIP FAKÜLTESİ AÇILMALI

Görüşmede Celasun, Konya'da bir Tıp Fakültesi kurulması fikrini açtığını, O dönem Konya'da üniversite bünyesinde Fen-Edebiyat ve İlahiyat fakülteleri olduğunu, şehrin sağlık altyapısı ise Doğumevi, Devlet Hastanesi, SSK Hastanesi ve Göğüs Hastanesi'nden ibaret olduğunu, bir tıp fakültesine ihtiyaç duyulduğu yönünde görüştüklerini anlatan Dr. Özer. "Sedat Paşa’ya doktor olarak Keskin İlçesinde devlet hastanesi kurdum, ancak Tıp Fakültesini kurmak için gerçek bir engeli dile getirdim. Bir Tıp Fakültesi kurmak için tam zamanlı, atanmış bir profesör gerektiğini söyledim. ''Git o zaman bul, getir yanıma ben atamasını yaparım. Konya'ya bir Tıp Fakültesi kazandıralım. Senin hastane kurma tecrüben var'' dedi. Celasun Paşa'nın cevabı net ve kararlıydı" diye konuştu.

Paşanın talimatı üzerine harekete geçen Dr. Özer'in aklına ilk gelen isim, Diyarbakır'daki hocası, saygın hekim Prof. Dr. Asım Duman oldu. Hocasını arayarak durumu anlattı ve kurucu dekan olması teklifini iletti. Prof. Dr. Asım Duman, eşi ve kızıyla birlikte Çanakkale'ye, Dr. Özer'in misafiri olarak geldi. Celasun Paşa ile yapılan görüşme sonunda atama emri verildi. Paşa, Dr. Özer'e dönüp tarihi sözlerini söyledi: "Ben senden sorarım. Git, kurucu ekibini de topla ve en kısa zamanda bu işi bitir."

Ancak yolun kolay olmadığını, Konya'da ekip toplamak için mevcut hastaneleri gezmelerine rağmen bekledikleri desteği bulamadıklarını anlatan Dr. Özer. 'Ta ki, rahmetli Dr. Ali İhsan Dayıoğlu'nun kapısını çalana kadar. Dr. Dayıoğlu, beni teselli eden ve yürekğime su serpen şu sözleri oldu: "Çocuk, üzme kendini. Ben zaten tek katlı çalışan Akyokuş'taki Tüberküloz Hastanesi'ni size alırım." Bu destekle moral bulmuştum. Hemen mezun olduğum Ankara Tıp Fakültesi'nden ve Diyarbakır'dan değerli hocaları davet ettim.' diye konuştu.
Beyin Cerrahı Doç. Dr. Ertuğrul Özkal, Göz Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Ömer Kamil Doğan, KBB Uzmanı Doç. Dr. Ziya Canik ve diğer değerli akademisyenler Konya'nın yolunu tuttu.

ZORLU GÜNLERİ ANLATTI

Çalışmalar ilerledikçe aralarına Göğüs Cerrahisi'nden rahmetli Prof. Dr. Hasan Solak da katıldığını da dile getiren Dr. Özer, o zorlu günleri şöyle anlatıyor: "Hiç unutmam, 6 ay gibi kısa bir sürede, başlangıçta sadece 3 ameliyathaneyle Konya Tıp Fakültesi hayat bulmuştu. Fakültenin önündeki en büyük engel ise finansmandı. Malzeme almak için acil paraya ihtiyaç vardı. Ankara'dan çocukluk arkadaşım başarılı iş insanı İlker Sarıgöz'den yardım istemek için kendi arabamla İstanbul'a yanına gittim. Amacımızı anlattığımda arkadaşım İlker tereddütsüz bir şekilde, "Ben onu bunu bilmem. İster Avrupa gezisine git, ne istersen yap," diyerek tam 1 milyon lira dolu bir çantayı elime tutuşturdu.''
Sevinçle Konya'ya dönerek kurul toplantısı düzenleyen Dr. Özer, ' Bu güzel haberi Kurulla paylaştım. Asım Hoca, Ömer Kamil Bey, Dahiliye'den yeni gelen Doç. Dr. Metin Özenci ve Ertuğrul Özkal Hoca vardı. Bana, "Sen arabanla İstanbul'a gittin, içinden bir 80-100 bin lira almamı teklif ettiler. Bu benim onur ve karakterime yakışmaz. Arkadaşım benim hatırıma 1 milyon vermişse, 80-100 bini de benim bağışım olsun. Hatta kendi muayenehanemden koca elektrikli sterilizatörünü ve birçok tıbbi aletini de fakülteye bağışladım. O sterilizatör yıllarca hizmet verdi ve vermeye devam ediyor. 'diyerek o günü gururla anlattı.

1 MİLYON ÇOK İŞİMİZİ GÖRECEK

Kurul dağılmadan öncede Asım Hoca'dan bir ricada bulunduğunu, İlker Bey'e teşekkür için bir telefon etmesini istediğini de belirten Dr. Özer, 'Asım Hoca telefonu açtı: "Şükrü Bey'in arkadaşı olarak bize büyük destek verdiniz. Bu 1 milyon çok işimizi görecek..." diyerek minnetlerini iletti. Toplantı bittikten, herkes dağıldıktan sonra Asım Hoca'nın gözleri doldu. boynuma sarıldı. "Kendini bana test mi ettiriyorsun? Ben seni yeni mi tanıyorum?" diye hüzünlendi. Bu sözün üzerine içtenlikle cevap verdim: "Olur mu hocam? Yarın bir 'kendini bilmez' çıkıp, 'belki daha fazla aldı' der de... Bir de kulağınızla işitin istedim." sözleriyle yaşadıklarına açıklık getirdi.

Ve Meram Tıp'ın kuruluşunda emeği geçenlere teşekkürü bir borç bildiğini Prof. Dr. Şükrü Özer, şu sözlerle dile getirdi: 'Bu büyük eserin arkasında, Konya'nın o yıllardaki güzel insanlarının da emeği ve desteği vardı. Zahmetli Tayyar Çoktosun, rahmetli Rahim Özkaymak, Ali İhsan Dayıoğlu, Mustafa Yalçın Bahçıvan, dönemin milletvekili rahmetli Haydar Koyuncu, Un Fabrikaları'ndan Hekimoğlu ağabey, Ova Un ve rahmetli Ahmet Karaciğan... Her biri, bu şehrin çocuklarına sunulacak bu büyük eğitim yuvası için bir tuğla koydu.

İSİMSİZ KAHRAMANLARIN ALIN TERİ

İşte Konya Meram Tıp Fakültesi, böyle bir azmin, böyle bir dayanışmanın ve bir şehrin ortak hayalinin eseri olarak 1980'li yılların başında doğdu. Celasun Paşa'nın vizyonuyla, Asım Duman Hoca'nın bilgeliğiyle ve nice isimsiz kahramanın alın teriyle yükselen bu fakülte, bugün binlerce hekim yetiştirmeye, Anadolu'nun sağlık çınarı olmaya devam ediyor. Bu Meram Tıp'ın kuruluş hikâyesi, imkânsız gibi görünen bir hayalin, kararlılık ve toplumsal dayanışma ile nasıl gerçeğe dönüşebileceğinin canlı bir kanıtıdır.'
Bugün Konya Meram Tıp Fakültesi olarak anılan bu kurumun öncüsü Prof. Dr. Şükrü Özer, emeklilik yıllarını mütevazi bir şekilde İzmir'de yaşamını sürdürüyor.

KONYA MERAM TIP FAKÜLTESİ'NİN YETİŞTİRDİĞİ DEĞERLİ HOCALARI

Selçuklu’nun Rektörleri :Mustafa Şahin, Prof. Dr. Hüsnü Alptekin Prof. Dr. Hüseyin Yılmaz, Prof. Dr. Ahmet Tekin Prof.Dr.Tevfik Küçükkartallar, Prof. Dr. Murat Çakır, Prof. Dr. Erikoğlu.

Yorum Yap
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar (1)
Yükleniyor ...
Yükleme hatalı.

Konya Haberleri