Medya Müftüleri

Medya Müftüleri

Uyduruk tarihi bilgileri gerçek sanıp, yarım yamalak edindikleri dini bilgilerini bu uyduruk tarihi kaynaklarla temellendirmeye ve anlatmaya çalışanlar, din hakkında hep yalan medya müftüleri olarak çıkarılıyor millet karşısına.

Kur'an'a yaptıkları akıl almaz cahili metotla Kur'an çalışması yapan öğretim görevlisi, akademisyen veya hoca unvanlı kişiler ile onların haklı olduklarına inanan insanlar Kuran tabiriyle tıpkı yahudiler ve hristiyanlar gibi Hak’tan döndüklerinin çoğu zaman farkında bile olmayabiliyorlar.

Yaptıkları tahrifatın Müslümanlar üzerinde yaptığı olumsuzlukları farkında olanlar ise yine kuran tabiriyle saptırıcılar olmaktadırlar.

Kuranı Kerim ayetlerinde gördüğümüz kıssalarda zamana göre özneler ve yer isimleri değişiklik göstermesine karşın ayetleri okuyanlar bu özneleri ve olayları hiç üzerlerine alınmadıkları için Kuranı Kerimde örneklendirilen hataların çoğunu günümüzde Müslüman kimlikleri ile yapmaktan çekinmemektedirler.

Medyada böyle birine denk geldiğinizde onun gerçek yüzünü tanımak için uzun süre gerekmiyor. Bir iki dakika yetip artıyor.

Kesintisiz bir şekilde Müslümanları ve özellikle Ehli Sünnet olarak bilinen hocaları eleştirmesi alametifarika olarak yetip artıyor.

Hele bir de tüm Matüridileri ve Eşariler ile bütün bir tasavvuf ehlini içine alacak şekilde İslam Ümmetin tamamına yakınını tekfir eden birini gördüğünüzde bir dakikalık zaman dilimi bile fazla gelebiliyor.

Bu tarife uyan kişilerin ortak derdi, tasası, hasmı, düşmanı ehli iman olduğundan bunların bütün sanatı ve mesleği de tekfircilikten başka bir şey olmamaktadır.

Ehli Sünnet olarak gördükleri Müslümanları tenkit edip aşağılamak hatta tekfir etmeye ayırdıkları zamanın binde birini ehli küfre ayırdıklarını asla göremezsiniz.

Çünkü bu düşüncede olanların tek düşmanları Müslümanlar olduğu içindir ki küfür ehline karşı hassasiyetleri, dertleri ve tasaları olmadığından 6 milyar gayrimüslimi ilzam etmek ya da onlara İslam’ı anlatmak için bir çabaları olmaz.

Çünkü Ehli Sünnet Müslümanları gayri Müslimler, yahudiler ve kâfirlerden daha tehlikeli görürler.

Bunların bir kısmını bu günlerde yani Mübarek Muharrem ayı ve Aşura günü vesilesi ile kinlerini ve saldırılarını artırdıklarını da görmekteyiz.

10 Muharrem Aşura günü ve Kerbela faciası nedeniyle Hz. Ali’yi(ra) ve Hz. Hüseyni(ra) sevmek için Yezid ‘in vesilesiyle Sahabelerden(ra) olduğunda ittifak edilen Hz. Muaviye'yi(ra) ve onun ailesini tekfir etmek gerekmediğini fark edemiyorlar veya kabul edemiyorlar.

Kerbala'yı anlat desen anlatamayacak ölçüde İslam tarihi bilgisi olmayan bu çoğunluğun, Hz. Hüseyni(ra) öldürüp suçun tamamını Yezid'e atan taraflarca yazıldığını bile bilmedikleri de bunlara anlatmak mümkün olmamaktadır.

Hz. Hüseyn’in(ra) İslam Devletini ve Müslümanları idare etme konusunda Yezid’den daha ehil ve layık olduğunu görmek ile Yezid’ in fasık ve cahil olması sebebiyle Müslümanları yönetemeyeceği düşüncesinde olarak onunla siyasi mücadeleye girişmek başka şey, Muaviye'yi(ra) ve onun tüm ailesini tekfir etmek başka şeydir.

Bu sebeple Hz. Hüseyin(ra) sevdalısı görünme adına Hz. Muaviye(ra) ve ailesi başta olmak üzere Hz. Ali(ra) hariç diğer Raşid Halifelerimiz(ra) ile Sahabe Neslinin(ra) neredeyse tamamını tekfir etmekten sakınmayan rafızi görünümlülerden İslam’ın öğrenilemeyeceğini biliyoruz.

Bu gün kimse çıkıp Yezid masumdur demiyor, ama rafızi şii uydurmalarının da doğru kabul edilemeyeceğini herkes biliyor artık.

10 Muharrem günü yaşanan büyük acı mezhebi, meşrebi ne olursa olsun bütün müminler için hüzündür, kederdir ve ortak acıdır

Hz. Peygamber Efendimizin (sav) Cennet Gençlerinin Efendisi dediği Hazreti Hüseyin(ra) ve 70 müminin(ra şehit edildiği tarihtir 10 Muharrem.

Hz. Hüseyin’in(ra) şehadeti hakkı haykırmak, baskıya ve zulme direnmek, hak ve adaletin tesis edilmesi içindir dedikten sonra Hz. Peygamber Efendimizin (sav) temiz eşleri(r.anha) ve seçilmiş Ashabı Kiramı(ra) için ağza alınmayacak hakaretler etmek hak ve adalet değildir.

FARKINDA MIYIZ?

Kerbela, kim ne derse desin bu gün her zamankinden daha çok ihtiyaç duyduğumuz Müminlerin birlik ve beraberliğini sağlamak için verilen mücadelenin, akan kanın, Müslümanların birlik ve beraberliğini sağlama çabasının adıdır.

Bu sebeple Hz. Hüseyn(ra) adına ortaya çıkan ve Müslümanların birliği ve beraberliğini gözetmeden ağız dolusu hakaretler etmekten çekinmeyen medya müftülerine her zamandan daha çok dikkat etmek gerekmektedir.

Yorum Yap
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar (1)
Yükleniyor ...
Yükleme hatalı.

Yazarlar Haberleri