MEDAŞ’ın fatura çilesi vatandaşların yoğun tepkisine neden oluyor.
Özelleştirildikten sonra deneyimli birçok personeli ile yollarını ayıran MEDAŞ, hizmette son derece ağır bir performans sergiliyor. Bölge ayrımı olmaksızın son aylarda enteresan uygulamaları ile birçok vatandaşa borcu dahi olmadığı halde cep telefonlarına icraya verileceklerine dair mesajlar atılıyor. Bir sokak lambasının patlamasına dahi haftalarca müdahale edilmiyor.
Yaşanan arızalarda taşeron firmaların inisiyatifine bırakılan müdahaleler yapılması kendi personeli olmadığı için hizmetin aksamasına neden oluyor. Örneğin sokaktaki elektrik kutusundan elektriğin verildiği adrese giden hatta meydana gelen bir arızaya dahi vatandaşın kendisinin ilgilenmesi gerektiği belirtilerek MEDAŞ’ın sadece sokağın içindeki o kutuya kadar hizmet verdiği açıklanıyor. Oysa bir sokakta olan kutudan sonra ortaya çıkan arızanın giderilmesi için mesela yeraltındaki hatta ulaşılması adına asfaltın kırılması veya kaldırımın sökülmesi gerekiyor. Bu durumda da sorumlu vatandaş oluyor. Ne ala hizmet ama. Parasını verip hizmet alıyorsunuz ama ortaya çıkan arıza kendi meskeninizin içinde veya önünde olmadığı halde sorunu siz kendi elektrikçinize tamir ettirecek, hatta ortaya çıkan asfalttı kaldırımdı sökerek belediye ile ortaya çıkacak olası sıkıntıyı da kendiniz halledeceksiniz. Hani derler ya ‘güler misin ağlar mısın?’ İşte öyle bir şey…
Bir diğer konu da fatura okumalarındaki ortaya çıkan gecikmeler, doğal olarak faturaların şişmesine neden olurken, başta dar gelirli vatandaşların ödemede zorluk yaşamasına neden oluyor. Bu durum gecikmeyle beraber cezai işleme tabi tutulurken, bir adet fatura borcu olanlara dahi hemen kesinti uygulaması yapılıyor. Ayrıca yanlış adreslere giden ödeme gecikme bildirim tebligatları da ayrı bir konu. Sıkça yaşanır hale gelen bu duruma yakın bir arkadaşım şahit olmuş. Yaşadığı olayı aktardığına göre hiç borcu olmadığı halde evine bir tebligat bırakılmış. Bırakılan kağıtta kendi adı olmadığı halde evine bırakılan tebligatı MEDAŞ’a götürünce ‘Komşun ise sen veriver’ denilmiş ve vatandaşı tanımadığını niye kendi adreslerine bırakıldığını da anlamadığı söyleyince de ‘senle ilgisi yoksa o zaman yırt at’ cevabı verilmiş hatta vatandaşın elinden alınıp öfkeyle yırtılıp atılmış. Şimdi vatandaşa başka tebligat gitti mi bilinmez ama bu durum nasıl izah edilir doğrusu anlamak mümkün değil. Bu enteresan uygulamaların daha ne kadar devam edeceği de merak konusu.
Bir yangında ortaya çıkan durum da hayati önem taşıyor. Beyşehir ilçesinde bir yangın çıkıyor. Geçen hafta sonu meydana gelen olaya hemen itfaiye müdahale ediyor, ancak elektriğin de hemen kesilmesi gerek. MEDAŞ’a ulaşmak ise ne mümkün. Bir türlü telefonla ulaşıp da yangın çıkan adresin elektriğini kestiremeyen itfaiye büyük sıkıntı yaşıyor. Düşünün elektrik var ve itfaiye eri su sıkıp yangını söndürmeye çalışıyor. Canını tehlikeye atarak hem de. O itfaiyeci suyu sıkarken elektrik akımına kapılıp hayatını kaybetse ne olacak. Görevinin başında olması gereken bir kişinin vurdumduymazlığı değil de nedir bu?
Sözün özü MEDAŞ’ın özelleştirildikten sonra hizmetlerde yetersiz kalması tepkilerin her geçen gün artmasına neden olurken, bu duruma artık el koyması beklenen yetkililerin duyarsız kalması da ayrıca şaşkınlığa neden oluyor.
Biri artık MEDAŞ’ta neler oluyor desin.
Özelleştirildikten sonra deneyimli birçok personeli ile yollarını ayıran MEDAŞ, hizmette son derece ağır bir performans sergiliyor. Bölge ayrımı olmaksızın son aylarda enteresan uygulamaları ile birçok vatandaşa borcu dahi olmadığı halde cep telefonlarına icraya verileceklerine dair mesajlar atılıyor. Bir sokak lambasının patlamasına dahi haftalarca müdahale edilmiyor.
Yaşanan arızalarda taşeron firmaların inisiyatifine bırakılan müdahaleler yapılması kendi personeli olmadığı için hizmetin aksamasına neden oluyor. Örneğin sokaktaki elektrik kutusundan elektriğin verildiği adrese giden hatta meydana gelen bir arızaya dahi vatandaşın kendisinin ilgilenmesi gerektiği belirtilerek MEDAŞ’ın sadece sokağın içindeki o kutuya kadar hizmet verdiği açıklanıyor. Oysa bir sokakta olan kutudan sonra ortaya çıkan arızanın giderilmesi için mesela yeraltındaki hatta ulaşılması adına asfaltın kırılması veya kaldırımın sökülmesi gerekiyor. Bu durumda da sorumlu vatandaş oluyor. Ne ala hizmet ama. Parasını verip hizmet alıyorsunuz ama ortaya çıkan arıza kendi meskeninizin içinde veya önünde olmadığı halde sorunu siz kendi elektrikçinize tamir ettirecek, hatta ortaya çıkan asfalttı kaldırımdı sökerek belediye ile ortaya çıkacak olası sıkıntıyı da kendiniz halledeceksiniz. Hani derler ya ‘güler misin ağlar mısın?’ İşte öyle bir şey…
Bir diğer konu da fatura okumalarındaki ortaya çıkan gecikmeler, doğal olarak faturaların şişmesine neden olurken, başta dar gelirli vatandaşların ödemede zorluk yaşamasına neden oluyor. Bu durum gecikmeyle beraber cezai işleme tabi tutulurken, bir adet fatura borcu olanlara dahi hemen kesinti uygulaması yapılıyor. Ayrıca yanlış adreslere giden ödeme gecikme bildirim tebligatları da ayrı bir konu. Sıkça yaşanır hale gelen bu duruma yakın bir arkadaşım şahit olmuş. Yaşadığı olayı aktardığına göre hiç borcu olmadığı halde evine bir tebligat bırakılmış. Bırakılan kağıtta kendi adı olmadığı halde evine bırakılan tebligatı MEDAŞ’a götürünce ‘Komşun ise sen veriver’ denilmiş ve vatandaşı tanımadığını niye kendi adreslerine bırakıldığını da anlamadığı söyleyince de ‘senle ilgisi yoksa o zaman yırt at’ cevabı verilmiş hatta vatandaşın elinden alınıp öfkeyle yırtılıp atılmış. Şimdi vatandaşa başka tebligat gitti mi bilinmez ama bu durum nasıl izah edilir doğrusu anlamak mümkün değil. Bu enteresan uygulamaların daha ne kadar devam edeceği de merak konusu.
Bir yangında ortaya çıkan durum da hayati önem taşıyor. Beyşehir ilçesinde bir yangın çıkıyor. Geçen hafta sonu meydana gelen olaya hemen itfaiye müdahale ediyor, ancak elektriğin de hemen kesilmesi gerek. MEDAŞ’a ulaşmak ise ne mümkün. Bir türlü telefonla ulaşıp da yangın çıkan adresin elektriğini kestiremeyen itfaiye büyük sıkıntı yaşıyor. Düşünün elektrik var ve itfaiye eri su sıkıp yangını söndürmeye çalışıyor. Canını tehlikeye atarak hem de. O itfaiyeci suyu sıkarken elektrik akımına kapılıp hayatını kaybetse ne olacak. Görevinin başında olması gereken bir kişinin vurdumduymazlığı değil de nedir bu?
Sözün özü MEDAŞ’ın özelleştirildikten sonra hizmetlerde yetersiz kalması tepkilerin her geçen gün artmasına neden olurken, bu duruma artık el koyması beklenen yetkililerin duyarsız kalması da ayrıca şaşkınlığa neden oluyor.
Biri artık MEDAŞ’ta neler oluyor desin.