Mayından tehlikeli!

SP İl Başkanı Tolu, Suriye sınırındaki mayınlı arazi tartışmalarına değinerek, Bırakın arazi mayınlı kalsın. Çünkü İsrail mayından daha tehlikeli dedi.
İSRAİL BİR DAHA ÇIKMAZ
Saadet Partisi Konya İl Başkanı Av. Veli Tolu, Suriye sınırındaki mayınlı bölgenin temizlenme işinin İsrail’e verilmek istenmesine sert tepki gösterdi. Tolu, “Sayın Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, mayınlı arazinin temizlenmesine karşılık olarak hiçbir şekilde kimyasal madde görmemiş ve tarım için çok değerli olan bir araziyi 49 yıllığına İsrail’e vermek istiyor. 49 yıl sonra İsrail’i oradan çıkarabilecek misiniz?” diyerek bu karardan vazgeçilmesini istedi.
‘ONE MİNUTE’UN DİYETİ Mİ?
Saadet Partisi İl Başkanı Veli Tolu, aynı sınırın Suriye kanadındaki mayınların Suriye hükümeti tarafından temizlendiğini hatırlatırken, “Suriye 600 kilometrelik kısmında kalan mayınları kendisi temizledi. Biz niye temizleyemiyoruz? Bu arazi Türkiye’de tarımın en üst seviyeye gitmesine ve milyarca dolar gelir sağlamasına uygun bir zemin. Arazinin İsrail’e verilmek istenme çabası mayınları temizletmek değil ‘One Minute’un bir diyeti ve İsrail’e peşkeştir” dedi.
BUNA RIZA GÖSTERİLMEZ
Tolu, İsrail’in oyununa gelmemek için hükümeti uyarırken, “İsrail 100 yıl sonrasının planını yapar. Bunu anlamamak mümkün mü? Bir dönem Milli Görüş camiası içerisinde bulunan bütün vatandaşlarımızın vicdanının sesi olan bir Başbakan bugün nasıl oluyor da kendi düşüncelerine bile ters ve Türkiye’yi büyük sıkıntılara sokacak bir projeyi hayata geçiriyor. Biz Saadet Partisi olarak buna asla rıza göstermeyeceğiz” diye konuştu.


İsrail’e peşkeş çekilmesin!

SP İl Başkanı Veli Tolu, Suriye sınırındaki mayınların Türkiye tarafından temizlenerek arazinin tarıma açılmasını isterken, “Sınırımızdaki arazı İsrail’e peşkeş çekilmesin” dedi.

Saadet Partisi (SP) Konya İl Başkanı Av. Veli Tolu, son günlerde gündemi meşgul eden konuları değerlendirdi. Tolu, yaptığı açıklamada ilk olarak Suriye sınırındaki mayınlı bölgeye değindi. Mayınların temizlenmesi için arazinin İsrail’e peşkeş çekilmek istendiğini ifade ederet, “Sınırların mayınlı olarak kalması çağdışı kalmış bir yaklaşımdır. Türkiye’nin komşularıyla olan sınır bölgelerindeki mayınlı arazilerin temizlenmesi hatta sınırların bile kaldırılmasının Türkiye’nin lehine olacağını düşünüyoruz. Ancak mayınlar kaldırılırken bu mayınları kimin temizleyeceği meselesi sorun oldu. Dünya genelinde buna benzer arazilerin tamamı kendi ülkeleri tarafından kendi kurum ve kuruluşları tarafından temizlendi. Başbakanın bu konuda sert ve rijit davrandığını anlamak mümkün değil. Bir açıdan bakıldığında sanki bunun ‘One Minut’un bir diyeti olduğu gibi gözüküyor” dedi.
Tolu, aynı şekilde Suriye kanadındaki sınırda bulunan mayınların yine Suriye hükümeti tarafından temizlendiğini hatırlatarak, “Suriye sınırına baktığımızda 600 kilometrelik kısmında kalan mayınlar mayınları Suriyeliler temizlemişler. Peki, Türkiye tarafında kalan mayınların İsrailli bir şirkete verilmesinde ısrarcı davranılmasını anlamak mümkün değil. Başbakan’ın bu konudaki öfkesini anlayamadık. Doğrusunu isterseniz İsrail’de olan İsrailli olan Yahudiler ne varsa yeryüzünde hepsi İsrail Devletinin malı gibi görürler. İsrail’in bölgede yayılmacı bir politikası varken ve İsrail’in Filistin’de bundan 50 yıl önce azınlık konumunda olduğu halde Filistin topraklarının hemen her yerini işgal ettiği ne çabuk unutuldu. İsrail’e nasıl güvenipte Suriye ve Türkiye arasındaki yaklaşık 500 – 600 kilometrelik alana konuşlandırılmak isteniyor.  Bu husustaki fikrimizi de zikrimizi de çok açık bir şekilde ifade ediyoruz. Eğer mayın bir tehlikeyse oradan kaldırılması gerekiyorsa ve İsrail oraya yerleşip gelecekse bırakın mayınlar orda kalsın çünkü İsrail mayınlardan daha tehlikelidir. Çünkü İsrail’i oraya yerleştirdiğiniz zaman oradan kaldırmanız mümkün değildir.
İsrail’in ne kadar nüfusu var ki buralara yerleşecek diye bir savunma olamaz. Biz burada kalabiliriz Suriye’de yaşayanlar Suriye’de, Lübnan’da yaşayanlar Lübnan’da Mısır’ın doğusunda Nil’de yaşayanlar orada kalabilirler. Ama asıl olan burada kontrolün İsrail’in eline geçiyor olması, kontrol İsrail’in eline geçtiği zaman İsrail kendi büyük İsrail imparatorluk ideallerini de gerçekleştirmiş olması. Buna çok dikkat etmek lazım” dedi.
Açıklamasında siyasi partilerde yaşanan liderler değişimine de yer verdi Tolu, “Her partinin iç işleyişi kendisini ilgilendirir. Ama Türkiye’de artık bir nesil değişiyor, yani Türkiye’de partilerin şekli, şemali, ideolojileri, programları tüzükleri hepsi değiştiği gibi Türkiye ye yön verecek yön vermek isteyen yöneticilerde değişiyor. Bazen bu olumlu yönde değişiyor, bazen olumsuz yönde değişiyor. Ama öbür taraftan baktığımız zamanda DP’nin bugün başında hakikaten çok vatanperver milletini düşünen bir genel başkan vardı. Genel başkanın değiştirilmesi ve eski tas eski hamam bağlamında Türkiye ye 6–7 defa gelmiş bir zihniyetin ve Türkiye’ye hiç bir katkısı olmamış bir zihniyetin temsilcisi olarak bir genel başkan seçilmesi Türkiye’nin geleceği açısından da bir miktar umut kırıcıdır. Şimdi yeni bir parti kuran Abdüllatif Şener Bey ne kadar gerçekçidir bilmiyorum. Belki bize hoş görünmek için çok da güzel cümleler sarf ediyor. Saadet Partisi ve Milli Görüş hakkında ve geçmişi hakkında. Bakalım kendisi parti programını bir açıklasın ne diyecek ne söyleyecek ne vaat edecek ondan sonra bakacağız” dedi.
Konuşmasında Cumhurbaşkanı Abdullah Gül hakkında yargılanması gerekir söylemlerini de değerlendiren Tolu, “Bu iddialar Türkiye’yi yoracak bir dava süreci. Biz en başından beri söylüyoruz ne ortada kaybolan bir trilyon var, nede bunu kaybeden insanlar var. Bu manada Erbakan hocamızda, Abdullah bey de, diğer arkadaşlarda tertemiz insanlardır. Yani partinin bir tek kuruşunu heba etmemişlerdir, israf etmemişlerdir. Her şeyi yerli yerince kullanmışlardır” dedi.
Konuşmasının sonunda Konyaspor’un durumundan büyük üzüntü duyduğunu ifade eden Tolu, Konya’nın bir tek takımını 1. Ligde tutamamasının hiç bir anlaşılır tarafı yoktur. Yani biz ülkedeki her meseleye baktığımız gibi, yerel manada da şehrimizin her meselesini dikkatle ele aldığımız gibi Konyaspor’larda yerel yönetimlerde de yakından ilgilenmiştik. Konya bütün vatandaşlarımız biliyorlar ki belki Konyaspor tarihinde en büyük katkıyı da bizim belediyelere sahip olduğumuz dönemlerde yapılmıştır. Anadolu takımlarının hiç birisi yerel yönetimlerin katkısı olmadan ayakta duramaz. Bunu herkes bilir. Ama Konya’da yerel idarecilerimiz bu anlayıştan uzaklar. Futbolu sevmeyebilirsiniz, futboldan anlamayabilirsiniz ama futbolu seven bir kent var burada. En azından o kentin insanlarının taleplerini dile getirmek lazımdı” diyerek açıklamasını tamamladı.

ALİ SAİT ÖGE

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Türkiye Haberleri