Bir masalcının heybesinde büyüyen evvel zaman çocukları ve kundaksız keşkeler büyüten bizler... Uçurumu derinleştiren zaman mı yoksa bizzat insan eli mi?
Bir ışık kırıldı ve renklendi dünya... Siyah - beyaz yaşamlar hatırlarda samimi ve sıcakken, uçurumu derinleştiren fail; renkler mi yoksa?
***
Gizin izlerini sürmek dilersen insanların kara kutularını keşfet... Tezatları bileyerek kendini mutsuz kılan tek varlık o!
Gerilmiş suratlarla kaplanmış bir trambolin sanki hayat... Memnuniyetsiz insanlar ülkesi, dünya! Keşkelerle savunulan kalemizi düşürecek bir umut taşımalı sinede! Beklemek zamanı eritmekken çoğunlukla, silkele! üzerinde biriken toz yığınını...
İki halat elimizde ya geçmişi asılıyoruz ya geleceği... İçinde bulunduğu anı elinde tutamadığına hayıflanmıyor hiç kimse... Bugünün de geçmişe karışıp gideceğini idrak edemiyor. Hani şarkı da: “Hiç bir kere hayat bayram olmadı ya da her nefes alışımız bir bayramdı...” diyor ya, aslında her bir soluk paha biçilemez değer de...
***
Kuyunun dibini görmek için kuyuyu boşaltmak gerek; ölümü idrak etmek için ömrü mü tüketmek gerek? Kuyu suyunu biriktirir tekrar, kurumuş ellerin eksilen ömrünü biriktirebilir mi geçmişi adımlayarak?..
Yaşamı anlamlandıramıyor insanoğlu. İçinde kıvrılan sancının sebebi bu... Elest bezminden bu yana ne çok şey değişti... İnsanoğlu ahde sadık kalamayınca yönünü tayin edemedi. Arzın sıfır noktasında dönen madde değil mana aslında... Yeryüzünü karış karış keşfederek mülk edindik. Aslımız toprak şüphesiz ki fakat hancıyla yolcunun rollerini değiştirdik... Dağlar yeryüzünün çakılmış kazıkları... Ancak onlardan birgün un ufak olacak. Gökdelenlerle ğöğü yardık fakat ağırlaşmış ruhlarımız arşa avuç açmayı öğrenemedi henüz...
Elini uzatsan göğe dokunmanın hayali güzeldi çocukken... Fakat yüzmüyor artık keçeleşen düşler... Bilemezdik/bilemezdim ki göğe dokunmanın bedeli dehlizleri anımsatan bir karanlığı beraberinde getirecek...
Belki de bazı şeyler hep hayal olarak kalmalı parmağını dokunduğun zaman dağılan bulutlardan ibaret... O zaman belki pamuk şeker, çocukları eskiden olduğu kadar cezbeder ve tokalaşmak insana güven ve huzuru tattırır yeniden...Masal çocukları olmayı beceremedik bizler...
***
Değişen her zaman ve sadece insan... بربكم؟ الست (Ben sizin rabbiniz değil miyim?) sorusunu hatırlatmak gerek beden gözüne...