Anadolu'da ''diken'' adıyla bilinen, buğdaydan iki kat fazla kazandıran, zeytinyağı gibi rafine edilmeden tüketilebilen, yağından sabun, boya, vernik ve cila elde edilebilen çok yönlü aspir bitkisinden, şubat sonu veya mart başında ekim yapılması durumunda daha yüksek verim elde edilebileceği bildirildi.
Türkiye Aspir Derneği Başkanı Prof. Dr. Fikret Akınerdem, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Türkiye'nin bitkisel yağ açığı olduğunu, bunu karşılamak için tohum, ham yağ ve küspe ithalatına yılda 2.5 milyar dolar ödendiğini söyledi.
Bu açığı kapatmak için son yıllarda yeni fırsatlar doğduğunu ifade eden Akınerdem, 2000'li yıllardan itibaren üretici gündemine bitkisel yağ açığını kapatmada, aspir ve kolza bitkisinin girdiğini belirtti.
Akınerdem, aspir bitkisinin gerek üretici ve gerekse yağ sanayicisi nezdinde artık tanındığını dile getirerek, ''Bitkinin kendisinin ve bitkiden elde edilen ürünlerin değişik sektörlerce tercih edilmesi, aspir bitkisine diğer yağ bitkilerine göre ayrıcalık sağlamaktadır. Bu bitkinin yeşil aksamından itibaren kuru sapları, çiçekleri, tohumu, yağı, yağı alındıktan sonra kalan küspesinin değişik alanlarda kullanılması, bitkinin çok yönlülüğünü ortaya koymaktadır'' dedi.
Aspir bitkisinin yağ bitkileri içinde kilogram başına en büyük desteği alan ürünlerin başında geldiğini, birim alanda buğdaydan iki kat fazla kazandırdığını anlatan Akınerdem, zeytinyağı gibi rafine edilmeden tüketilebilen, yağından sabun, boya, vernik ve cila elde edilebilen bitkinin, son yıllarda çiftçinin göz bebeği haline geldiğini vurguladı.
Prof. Dr. Akınerdem, son yıllarda aspir bitkisinin ekim alanlarındaki ciddi artışa dikkati çekerek, şunları kaydetti:
''Aspir bitkisinin 2000 yılında ekim alanı 30 hektar, üretimi 18 ton iken, 2011'de ekim alanı 20 bin hektara, üretim ise 26 bin tona yükselmiştir. Aspir bitkisinin son 10 yılda üretimi yaklaşık bin 500 kat artmıştır. Önümüzde ki üretim döneminde ekim alanının 30-35 bin hektara, üretimin ise 40-50 bin tona çıkacağı tahmin edilmektedir. Bu yıl ülke genelinde yağışların yüksekliği göz önünde tutulursa, 2012 yılında aspir üretimin daha da artacağı söylenebilir. Biz çiftçilere boş veya nadasa bırakılan alanlara aspir ekmelerini şiddetle tavsiye ediyoruz.''
-Dekarda 250 kilogram verim-
Bitkinin, çoğunlukla yazlık ve kışlık olarak ekilebildiğini anlatan Akınerdem, daha çok yetişme alanı bulduğu Orta Anadolu ve geçit bölgelerinde yazlık olarak üretildiğini söyledi.
Aspir bitkisinin, yüksek verim ve kalite için mümkün olduğunca erken ekilmesi gerektiğini belirten Akınerdem, şöyle devam etti:
''Yağış şartlarına ve toprak tavına bağlı olarak ekimin mümkün olduğunca şubat sonu veya mart başında yapılması, verimi ve yağ oranını artıracaktır. Yaptığımız araştırmalarda, mart başında yapılan ekimde verimin dekarda 216 kilogram olduğu, nisanda yapılan ekimde ise verimin dekarda 62 kilograma kadar düştüğü görülmüştür. Bu seneye ait aspir ekimi, yağışların bittiği, tarlanın ekime müsait olduğu anda yapılmalıdır. Böylece fiyat ve destekleme yönünde tatmin edici durumda olan aspir bitkisi, önümüzdeki yıllarda üretiminin daha da artarak, bitkisel yağ ihtiyacımızın büyük bir bölümünü karşılayacak duruma gelecektir.''
Türkiye Aspir Derneği Başkanı Prof. Dr. Fikret Akınerdem, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Türkiye'nin bitkisel yağ açığı olduğunu, bunu karşılamak için tohum, ham yağ ve küspe ithalatına yılda 2.5 milyar dolar ödendiğini söyledi.
Bu açığı kapatmak için son yıllarda yeni fırsatlar doğduğunu ifade eden Akınerdem, 2000'li yıllardan itibaren üretici gündemine bitkisel yağ açığını kapatmada, aspir ve kolza bitkisinin girdiğini belirtti.
Akınerdem, aspir bitkisinin gerek üretici ve gerekse yağ sanayicisi nezdinde artık tanındığını dile getirerek, ''Bitkinin kendisinin ve bitkiden elde edilen ürünlerin değişik sektörlerce tercih edilmesi, aspir bitkisine diğer yağ bitkilerine göre ayrıcalık sağlamaktadır. Bu bitkinin yeşil aksamından itibaren kuru sapları, çiçekleri, tohumu, yağı, yağı alındıktan sonra kalan küspesinin değişik alanlarda kullanılması, bitkinin çok yönlülüğünü ortaya koymaktadır'' dedi.
Aspir bitkisinin yağ bitkileri içinde kilogram başına en büyük desteği alan ürünlerin başında geldiğini, birim alanda buğdaydan iki kat fazla kazandırdığını anlatan Akınerdem, zeytinyağı gibi rafine edilmeden tüketilebilen, yağından sabun, boya, vernik ve cila elde edilebilen bitkinin, son yıllarda çiftçinin göz bebeği haline geldiğini vurguladı.
Prof. Dr. Akınerdem, son yıllarda aspir bitkisinin ekim alanlarındaki ciddi artışa dikkati çekerek, şunları kaydetti:
''Aspir bitkisinin 2000 yılında ekim alanı 30 hektar, üretimi 18 ton iken, 2011'de ekim alanı 20 bin hektara, üretim ise 26 bin tona yükselmiştir. Aspir bitkisinin son 10 yılda üretimi yaklaşık bin 500 kat artmıştır. Önümüzde ki üretim döneminde ekim alanının 30-35 bin hektara, üretimin ise 40-50 bin tona çıkacağı tahmin edilmektedir. Bu yıl ülke genelinde yağışların yüksekliği göz önünde tutulursa, 2012 yılında aspir üretimin daha da artacağı söylenebilir. Biz çiftçilere boş veya nadasa bırakılan alanlara aspir ekmelerini şiddetle tavsiye ediyoruz.''
-Dekarda 250 kilogram verim-
Bitkinin, çoğunlukla yazlık ve kışlık olarak ekilebildiğini anlatan Akınerdem, daha çok yetişme alanı bulduğu Orta Anadolu ve geçit bölgelerinde yazlık olarak üretildiğini söyledi.
Aspir bitkisinin, yüksek verim ve kalite için mümkün olduğunca erken ekilmesi gerektiğini belirten Akınerdem, şöyle devam etti:
''Yağış şartlarına ve toprak tavına bağlı olarak ekimin mümkün olduğunca şubat sonu veya mart başında yapılması, verimi ve yağ oranını artıracaktır. Yaptığımız araştırmalarda, mart başında yapılan ekimde verimin dekarda 216 kilogram olduğu, nisanda yapılan ekimde ise verimin dekarda 62 kilograma kadar düştüğü görülmüştür. Bu seneye ait aspir ekimi, yağışların bittiği, tarlanın ekime müsait olduğu anda yapılmalıdır. Böylece fiyat ve destekleme yönünde tatmin edici durumda olan aspir bitkisi, önümüzdeki yıllarda üretiminin daha da artarak, bitkisel yağ ihtiyacımızın büyük bir bölümünü karşılayacak duruma gelecektir.''