Konya İnanç Özgürlükleri Platformu tarafından başlatılan başörtüsüne özgürlük eyleminde 98. hafta geride kaldı. Kayalıpark’ta çok sayıda vatandaşın katılımıyla gerçekleşen eylemde, katsayı adaletsizliğinin sona erdirilmesiyle ilgili değerlendirmeler yer aldı.
Katsayı adaletsizliğinin sayıları yüz binleri bulan genç nesli ve onların ailelerini, sevenlerini mağdur ettiğini hatırlatan Ali Negiş, on yıllardır süren bu zulmün sona erdirilmesinin sevindirici olduğunu vurguladı ve ekledi: “Fakat önemli olan, bu konudaki tüm mağduriyetlerin giderilmesidir.”
Bu konuda söylenmesi gereken şeylerden birinin de, birilerinin hazımsızlığı, iyiye ve doğruya olan düşmanlıkları olduğuna dikkat çeken Ali Negiş, şöyle devam etti: “Her doğruya muhalefeti ve ona mani olmayı asli görev bilen bir zihniyetin çırpınışları ve iyiye engel olma çabaları manidardır. Bu adım, özgürlük alanlarının genişletilmesi için atılmış olumlu bir adımdır. Kısıtlanmış, baskı altına alınmış diğer hak ve özgürlükler için de aynı şeylerin yapılması zorunludur. Bir özgürlük alanının açılması, diğerlerini talep etmemize mani olmayacak ve hiç kimseye de ‘Daha ne istiyorsunuz?’ deme hakkı vermeyecektir. Biz eksiksiz, tam bir özgürlük istiyoruz. Allah’ın bizlere tanıdığı tam bir özgürlük. Ertelenmeden, ötelenmeden, geciktirilmeden.”
Ali Negiş, ayrıca “Terör örgütü olduğu bütün dünya tarafından kabul edilen bir örgütün, elebaşının sözleri, düşünce özgürlüğü çerçevesinde değerlendirilip, yol haritası olarak sunulmaya çalışıldığı bu günlerde, inanç ve düşüncelerinden dolayı birilerinin üzerine gidilmesi, bir perdeleme ve kamuoyunu başka tarafa yönlendirme çabası olarak algılanmıştır” dedi.
Konuşmasında son olarak İsrail’in zulmüne değinen Ali Negiş, şunları söyledi: “Evrensel zulmün simgesi, insanlığın utanç resmi olan Siyonist İsrail terör rejiminin, Mescid-i Aksa’mızın duvarlarının yanı başında bulunan sahabe ve diğer seçkin kimselerin, mezarlarının bulunduğu kabristanı, milli park yapma bahanesiyle kaldırma girişimi, onun hain planlarını yeniden ortaya sermektedir. Mescid-i Aksa’mıza yönelik bu alçakça plan karşısında, Müslümanları uyanık olmaya davet ediyor, kutsallarına sahip çıkmaya çağırıyoruz. İyilerin kötülüğe karşı sessiz kalması, kötülerin zulümlerinin ödüllendirilmesidir. Tepkisizlik üzerine kurulu İsrail’î mantık, tepkisizleri cumartesi adamlarının akıbetine götürür. Biz kurtuluşun haklının yanında, hak sözü söylemekte olduğuna inanıyor ve şahitliğimizin gereğini yapıyoruz.”
Katsayı adaletsizliğinin sayıları yüz binleri bulan genç nesli ve onların ailelerini, sevenlerini mağdur ettiğini hatırlatan Ali Negiş, on yıllardır süren bu zulmün sona erdirilmesinin sevindirici olduğunu vurguladı ve ekledi: “Fakat önemli olan, bu konudaki tüm mağduriyetlerin giderilmesidir.”
Bu konuda söylenmesi gereken şeylerden birinin de, birilerinin hazımsızlığı, iyiye ve doğruya olan düşmanlıkları olduğuna dikkat çeken Ali Negiş, şöyle devam etti: “Her doğruya muhalefeti ve ona mani olmayı asli görev bilen bir zihniyetin çırpınışları ve iyiye engel olma çabaları manidardır. Bu adım, özgürlük alanlarının genişletilmesi için atılmış olumlu bir adımdır. Kısıtlanmış, baskı altına alınmış diğer hak ve özgürlükler için de aynı şeylerin yapılması zorunludur. Bir özgürlük alanının açılması, diğerlerini talep etmemize mani olmayacak ve hiç kimseye de ‘Daha ne istiyorsunuz?’ deme hakkı vermeyecektir. Biz eksiksiz, tam bir özgürlük istiyoruz. Allah’ın bizlere tanıdığı tam bir özgürlük. Ertelenmeden, ötelenmeden, geciktirilmeden.”
Ali Negiş, ayrıca “Terör örgütü olduğu bütün dünya tarafından kabul edilen bir örgütün, elebaşının sözleri, düşünce özgürlüğü çerçevesinde değerlendirilip, yol haritası olarak sunulmaya çalışıldığı bu günlerde, inanç ve düşüncelerinden dolayı birilerinin üzerine gidilmesi, bir perdeleme ve kamuoyunu başka tarafa yönlendirme çabası olarak algılanmıştır” dedi.
Konuşmasında son olarak İsrail’in zulmüne değinen Ali Negiş, şunları söyledi: “Evrensel zulmün simgesi, insanlığın utanç resmi olan Siyonist İsrail terör rejiminin, Mescid-i Aksa’mızın duvarlarının yanı başında bulunan sahabe ve diğer seçkin kimselerin, mezarlarının bulunduğu kabristanı, milli park yapma bahanesiyle kaldırma girişimi, onun hain planlarını yeniden ortaya sermektedir. Mescid-i Aksa’mıza yönelik bu alçakça plan karşısında, Müslümanları uyanık olmaya davet ediyor, kutsallarına sahip çıkmaya çağırıyoruz. İyilerin kötülüğe karşı sessiz kalması, kötülerin zulümlerinin ödüllendirilmesidir. Tepkisizlik üzerine kurulu İsrail’î mantık, tepkisizleri cumartesi adamlarının akıbetine götürür. Biz kurtuluşun haklının yanında, hak sözü söylemekte olduğuna inanıyor ve şahitliğimizin gereğini yapıyoruz.”