Muhammed Bekleviş, özel bir bankada bir mevduat (maaş) hesabı, birde kredi kartı hesabının bulunduğunu aktararak, kredi kartı borcundan dolayı banka maaş hesabının tamamının kesildiğini söyledi. Kendisine, maaş hesabının herhangi bir icra takibi veya herhangi bir dava sonucu belirtmeksizin kesilemeyeceğini, ancak borçtan dolayı icra takibi olduğu zaman yüzde 25 oranında kesinti olabileceğinin söylendiğini anımsatan Muhammed Bekleviş, buna rağmen 2008 yılının başından bu yana kesintilerin devam ettiğini belirtti. Durumu tüketici derneklerine taşıdığını ve icra takibi olmadan yapılan kesintinin yasal olmadığını öğrendiğini ifade eden Muhammed Bekleviş, “Kanunen yasak olmasına rağmen banka maaşımın tamamını nasıl gasp edebiliyor? Hayati idamemi sağlayabilmem için bende banka gibi gasp yapmak zorunda bırakılıyorum. Maaşımı alamadığım için diğer kredi kartlarımın ödemesini yapamadım. Bundan dolayı maaşıma haciz konulacak dolayısıyla bende işten atılacağım. İşten atılınca ben ve ailem ne yapacağız. Ben o zaman hırsızlık mı yapayım? Türkiye’deki adalet sistemi her zaman zenginden ve güçlü olandan yana mı olacak?” diye sorarak, yetkililerden kendisine yardımcı olunmasını istedi. Kendisinin kredi kartı borçlarını keyfi değil zorda kaldığı için yaptığını anlatan Bekleviş, şöyle devam etti: “Başbakan kredi kartı borçlularını borçlu olarak görmüyor ama Türkiye’de benim gibi haksızlığa uğrayıpta kredi kartı mağduru olanlara yardım etmesini, bizleri de göz ardı etmemesini istiyorum. Şu anda maaşımı alamadığım için geçinemiyor psikolojik sorunlar yaşıyorum. Çevremdeki insanlardan borç istemekten artık yüzlerine bakamaz hale geldim.”
Maaşa banka gaspı
İcra takibi olmadan kredi kartı borçları yüzünden bankanın maaşının tümüne el koyduğunu söyleyen mağdur vatandaş, maaşını alamadığı için ailesiyle birlikte zor durumda kaldığını belirtti
Muhammed Bekleviş, özel bir bankada bir mevduat (maaş) hesabı, birde kredi kartı hesabının bulunduğunu aktararak, kredi kartı borcundan dolayı banka maaş hesabının tamamının kesildiğini söyledi. Kendisine, maaş hesabının herhangi bir icra takibi veya herhangi bir dava sonucu belirtmeksizin kesilemeyeceğini, ancak borçtan dolayı icra takibi olduğu zaman yüzde 25 oranında kesinti olabileceğinin söylendiğini anımsatan Muhammed Bekleviş, buna rağmen 2008 yılının başından bu yana kesintilerin devam ettiğini belirtti. Durumu tüketici derneklerine taşıdığını ve icra takibi olmadan yapılan kesintinin yasal olmadığını öğrendiğini ifade eden Muhammed Bekleviş, “Kanunen yasak olmasına rağmen banka maaşımın tamamını nasıl gasp edebiliyor? Hayati idamemi sağlayabilmem için bende banka gibi gasp yapmak zorunda bırakılıyorum. Maaşımı alamadığım için diğer kredi kartlarımın ödemesini yapamadım. Bundan dolayı maaşıma haciz konulacak dolayısıyla bende işten atılacağım. İşten atılınca ben ve ailem ne yapacağız. Ben o zaman hırsızlık mı yapayım? Türkiye’deki adalet sistemi her zaman zenginden ve güçlü olandan yana mı olacak?” diye sorarak, yetkililerden kendisine yardımcı olunmasını istedi. Kendisinin kredi kartı borçlarını keyfi değil zorda kaldığı için yaptığını anlatan Bekleviş, şöyle devam etti: “Başbakan kredi kartı borçlularını borçlu olarak görmüyor ama Türkiye’de benim gibi haksızlığa uğrayıpta kredi kartı mağduru olanlara yardım etmesini, bizleri de göz ardı etmemesini istiyorum. Şu anda maaşımı alamadığım için geçinemiyor psikolojik sorunlar yaşıyorum. Çevremdeki insanlardan borç istemekten artık yüzlerine bakamaz hale geldim.”
İlk yorum yazan siz olun