Türkcell Süper Liginde son haftalara yaklaşıldıkça agresif tavır ve davranışlar ortaya çıkarıyor. Enteresan sonuçlar alınmaya devam ediliyor. Nerede ise herkes aşırı stres yüklü.
Stresi bir yerlere boşaltmak için bir kıvılcım arıyorlar.
Anadolu’nun gururu olan ve Anadolu takımlarının ufkunu açıp Türkiye’de dört büyük takımdan başka takımlar da şampiyonluğa oynayabilirmiş duygusunu canlandıran Sivasspor’un çok konuşan hocası Bülent Uygun’un Ankaraspor’un attığı beraberlik golünden sonraki tavrı ve maç sonu hakeme karşı yapmış olduğu hareket ve davranışlar ( kaldı ki bu haftanın nerede ise hatasıza yakın maç yöneten hakemine karşı ).
Kayserispor Fenerbahçe maçında kaleci Volkan Demirel’in kırmızı kartından sonra Roberto Carlos’un hakeme karşı hareketi, Emre Belezoğlu’nun kendisine yapılan faulden sonraki tedavi esnasında yapmış olduğu hareket ve yine aynı maçta Kayserispor’un hocası Tolunay Kafkas’ın Roberto Carlos’a karşı yaptığı hareket ve yüzündeki ifade, bunun devamında Mehmet Topuz’un Carlos’a karşı hareketi. Bunlara baktığımızda Volkan Demirel’in atılmasına neden olan tekme teşebbüsü ( o pozisyonda tekme vurmuş olsa Eren’in yerden kalkması mümkün olmayabilirdi ) en masum hareket gibi görünmektedir.
Beşiktaş’ın hocası Mustafa Denizli’nin agresif tavırlarında ki belki de ligin en sakin hocalarından biri olmasına rağmen sonlara yaklaşıldıkça sinirlerin gerildiğinin en iyi görüldüğü bir adres olmaktadır.
Lige fırtına gibi başlayan ve son haftalarda kötü futbol ve aldığı kötü sonuçlar neticesinde başta hocasının sinirlerini bozan Sivasspor hızla irtiba kaybetmiştir. Ama bu doğal bir sonuçtur. Çünkü hiçbir yükseliş sonsuz olmaz. Birde tepelerde tutunmak oralara çıkmaktan daha zordur.
Galatasaray’ın hoca değişikliğinden sonraki Konyaspor ve Bursaspor maçlarındaki ballı galibiyetleri, Fenerbahçe’nin Sivasspor ve Kayserispor maçlarındaki birinci sınıf mücadelesi ligin üst sıralarına daha renkli hale getirmiştir.
Trabzonspor klasik bir Ersun Yanal sendromu yaşamaya başlamıştır. Yeni kurulan bir takımın buralara gelmesi bile başarı iken medyanın da teveccühü ile biraz fazla şişirilmiş gibi durmaktadır.
Trabzon karşısında ki Konyaspor’u özellikle kaleci Oğuzhan’ı yürekten kutluyorum. Birebir pozisyonlarda ondan fazla topu çıkarması her babayiğidin harcı değildir. Hem de şanssız bir Galatasaray mağlubiyetinden sonra deplasmanda Trabzondan alınan galibiyetin anlamı oldukça büyüktür.
Rakiplerinden Denizli’nin akıl almaz çıkışı, Kocaeli’nin sürpriz sonuçlara imza atması bu galibiyetin anlamını daha da arttırmaktadır.
Konyaspor deyim yerinde ise Trabzon da hakemi de yenmiştir. Açık penaltının verilmemesi, faullerde daha çok rakibin lehine kararların verildiği bir maçta alınan bu galibiyet çok şey ifade etmektedir.
Konyaspor için zor periyot az kayıpla atlatılmıştır. Yarın ki Gaziantepspor maçı yukarılara tırmanışın başlangıcı olabilir ümidini taşıyorum.