KAPANAN İŞ YERİ SAYISI ARTIYOR
Geçtiğimiz yıl tüm dünyayı olduğu gibi Türkiye’yi de etkisi altına alan ekonomik kriz en çok da lokomotif sektör olarak bilinen inşaatı etkilemiş. Konya’da inşaat piyasasının nabzının tuttuğu yer olarak bilinen Larende Caddesi’nde şimdilerde deyim yerindeyse yaprak bile kımıldamıyor. Üstelik, kapanan iş yeri sayısı da her geçen gün artıyor. Esnaf, çaresizlikten iş yerini kapattığını söylüyor.
TOKİ VE BÜYÜK MARKETLER BALTALIYOR
Yaklaşık 30 yıldan bu yana Larende Caddesi’nde bulunan iş yerini işlettiğini ifade eden inşaat malzemecisi Ramazan Yeniay, son 5 yılda yaşadığı sıkıntının altından kalkılmaz düzeyde olduğunu ifade etti. Her gün onlarca insanın iş için kendilerine başvuruda bulunduğunu dile getiren Ramazan Yeniay, “TOKİ ve büyük marketler bizi baltaladı. Bırakın işçi istihdam etmeyi, günü geçirebilirsek şükrediyoruz” dedi.
İNŞAAT YENİDEN GÜÇ KAZANACAK
Sektörde yaşanan problemlerin temelinde müteahhitlik kavramına bir açıklık getirilememesinin ve TOKİ tarafından yapılan toplu konutların artmasının yer aldığını ifade eden İnşaat Mühendisleri Odası Konya Şube Başkanı Ali Çınar ise, inşaat mühendisleri olarak 2010 yılının bahar dönemi için umutlu olduklarını belirtti. Çınar, inşaat sektörünün kısa bir süre içinde yeniden canlanacağını müjdeledi.
İnşaat sektörünün nabzının attığı yer olarak bilinen Larende Caddesi’nde deyim yerindeyse yaprak kımıldamıyor. Esnafın işsizlikten yakındığı caddede kapanan iş yeri sayısının fazla olması dikkat çekiyor
Ekonominin lokomotifi olarak bilinen ve ekonomiyi derinden etkileyebilen inşaat sektöründe havaların ısınmaya başlaması ile birlikte hareketlilik beklentisi de arttı. Ancak birçok inşaatçı esnafı siftah bile yapamadan iş yerini kapattığını belirtiyor. Bazı esnaflar da bu olumsuz manzaraya rağmen umudunu yitirmiyor, işlerin açılacağı günü bekliyor.
İNŞAAT YENİDEN GÜÇ KAZANACAK
İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) Konya Şube Başkanı Ali Çınar, tüm dünyada etkili olan global ekonomik krizin bütün sektörlerde olduğu gibi inşaat sektöründe de kendisini iyiden iyiye hissettirdiğini ve büyük yaralar açtığını söyledi. Bu krizi atlatmak için ülke genelinde büyük bir çaba sarf edildiğine dikkat çeken Ali Çınar, krizden çıkışın başladığını bildirdi. Ekonominin lokomotifi olan inşaat sektöründe de durumun aynı olduğunu, krizin açtığı yaraların sarılmaya başlandığını dile getiren İMO Konya Şube Başkanı Ali Çınar, “Bir çok faaliyet alanını etkileyen ve büyük bir istihdam kapasitesi olan inşaat sektörü artık krizden çıkıyor. Yapı stoklarının bitmeye başlaması, güç kaybeden sektörde canlanma çabalarına, bu da 2010 yılının ikinci döneminden itibaren sektörün ivme kazanmasına vesile olacaktır” ifadelerini kullandı.
MÜTEAHHİTLİK KAVRAMININ TANIMI YOK
İnşaat mühendislerinin sektörde birçok sorunla karşılaştıklarını, bunun da uzun vadede sektöre olumsuz yansıdığını dile getiren İMO Konya Şube Başkanı Ali Çınar, “Sektörde yaşadığımız en büyük sorunların başında müteahhitlik geliyor. Müteahhitliğin tanımının yapılmaması, sicillerinin tutulmaması ve elinde biraz birikimi olanların bu işe soyunması, sektörün önündeki en büyük engel ve sektörü baltalayan en büyük unsurdur. KOBİ kapsamında olmayan müteşebbis, inşaat imalatı girişimcisi, hiçbir ek kaynaktan ve krediden özellikle de devlet teşviklerinden yararlanamamaktadır. Buna benzer daha bir çok sorunun önüne geçebilmek için çeşitli komisyonlar kurarak, üyelerimizle birlikte bunlara çözüm önerileri ürettik ve ilgili makamlara raporlarını sunduk” diye konuştu.
USTA VE KALFALARA EĞİTİM KURSLARI
Binalarda yapı güvenliğini sağlamak için 2003 yılından bu yana faaliyet gösteren laboratuarlarında beton numuneleri ve betonarme çeliği numunelerinin testlerini yaptıklarını bildiren Ali Çınar, bu konuda özellikle Zümrüt faciası ve yaşanan son depremin ardından bilinç oluştuğunu anlattı. İmalatta kaliteyi artırmak için yapılan çalışmaların meyvelerini vermeye başladığını söyleyen İMO Konya Şube Başkanı Çınar, “İmalat aşamasında usta ve kalfaların sertifikalandırılması gerekiyordu. Biz de usta ve kalfaları, projeyi okumaları ve doğru uygulama yapabilmeleri dolayısıyla da kaliteli imalat olabilmesi için kurslara tabi tutup sertifika veriyoruz. Bu sertifikaları da yapı izni belgesini alırken belediyenin istemesini ve bu konuda zorunluluk getirilmesini talep ederek uygulanmasını sağladık” dedi.
TOKİ, İNŞAATA FAYDA DEĞİL ZARAR GETİRDİ
İnşaat sektörünün gerilemesindeki bir diğer etkenin de TOKİ ve belediyeler eliyle yapılan konut projeleri olduğuna dikkat çeken Ali Çınar, “TOKİ hayata geçirdiği ve devam eden birçok projesiyle inşaat alanında pay sahibi olarak sektörün büyük oranda zarar görmesine neden olmaktadır. Kurum makro düzeyde planlama ve sürdürülebilir kalkınma modelinin aksine, anlık çözüm üreterek, tek tip mimari uygulamalarla kentlerin mimari dokusuna uyuşmayan bir yapılaşmayı ortaya çıkarmaktadır” ifadelerini kullandı.
TOKİ’nin son dönemlerde özellikle hayata geçirdiği lüks konut projeleriyle sektörde faaliyet gösteren firmalara bir rakip haline geldiğine dikkat çeken Ali Çınar, bir taraftan devlet kurumları özelleştirilirken, diğer taraftan inşaatın kamu kurumlarının elinde olmasının serbest inşaat piyasasında rekabet ortamını zedelediğini bildirdi. Çınar, “Sürdürülebilir kalkınma modelinden uzak, anlık çözümlerle ülkenin her bölgesinde plansız bir şekilde proje gerçekleştiren TOKİ, bu uygulamalarla inşaat sektörünün geleceğini tehlikeye atmaktadır. İnşaat sektörünün Türkiye gayri safi milli hasılasındaki oranı genel olarak yüzde 33’ü bulmakta olup, kalkınmada en önemli sektörlerden birisi olduğunu var sayarsak TOKİ, uygulamalarıyla sektörü zor durumda bırakmıştır” diye konuştu.
‘BU AT BU ARABAYI ÇEKMİYOR’
Her yıl olduğu gibi bu yıl da kış mevsiminin gelmesi ile birlikte işlerinin tamamen durduğunu ifade eden Larende Caddesi esnaflarından Ramazan Yeniay ise, krizin de etkisi ile bir çok esnafın çaresiz iş yerini kapattığını ifade etti. Esnafın iş yapamamanın neticesinde her geçen gün biraz daha zarar ettiğini dile getiren Ramazan Yeniay, umutla işlerin açılacağı günleri beklediklerini bildirdi. ‘Bu at artık bu arabayı çekmiyor’ diyerek esnafın içinde bulunduğu durumu anlatan Yeniay, “Geçtiğimiz yıl sezon açıldıktan sonra kriz nedeniyle beklediğimiz hareketliliği görememiştik. Umutlarımızı bu yıla sakladık. Şu ana kadar Larende’de bir canlılık gözlenmiyor ama inşallah daha iyi günler gelecek” diye konuştu.
ESNAF ARTIK LARENDE’DEN TAŞINIYOR
Kış döneminde işlerinin yolunda gitmemesi nedeniyle bir çok esnafın iş yerini kapatmak zorunda kaldığını belirten Ramazan Yeniay, esnafın ‘Tebdili mekanda ferahlık vardır’ düşüncesiyle iş yerini başka bir semte taşıdığını anlattı. Yaklaşık 30 yıldır Larende Caddesi’nde bulunan iş yerinde hizmet verdiğini dile getiren Yeniay, son 5 yıldaki kadar kötü bir dönem yaşamadığını anlattı.
TOKİ KONYA’YA BİR ŞEY KAZANDIRMADI
Larende esnafının iş yapamamasındaki ilk nedenin Başbakanlık Toplu Konut İdaresi (TOKİ) tarafından yaptırılan inşaatların yaygınlaşması olduğunu kaydeden Ramazan Yeniay, “TOKİ Konya’da inşaat sektörüne girdi. Bizim işlerimiz bozuldu. Sanatkarlar, meslek odalarının tavsiye ettiği fiyatı kullanamaz oldu. TOKİ Konya esnafı ile çalışmak yerine ucuz işçilik olsun diye başka illerden getirdiği işçileri çalıştırdı. Bu olumsuz durum sadece işçilikte değil, inşaatla birlikte çalışan tüm sektörlerde kendisini gösterdi. TOKİ, inşaat malzemelerini de Konya’daki malzemecilerden değil, toptancılardan aldı. Dolayısıyla TOKİ inşaatçı esnafına bırakın fayda sağlamak, büyük zararlara neden oldu” dedi.
HÜSNÜ TUNA BU KONUYA ÇÖZÜM BULACAĞINI SÖYLEMİŞTİ
Larende esnafı olarak AKP Konya Milletvekili Hüsnü Tuna ile görüşme fırsatı yakaladıklarını ve bu fırsatı iyi değerlendirerek esnafın durumunu kendisine ilettiklerini belirten Ramazan Yeniay, “Milletvekilimiz Hüsnü Tuna’ya esnafın içinde bulunduğu zor durumu anlattık. Kendisinden esnafın sorunlarını meclis gündemine taşımasını ve bu duruma bir çözüm üretilmesi yönünde çalışmalar yapılmasını istedik. Milletvekilimiz Hüsnü Tuna da, esnafın sorunlarının çözümü noktasında yardımcı olacağını belirtmişti. Hatta telefon numarası bırakarak kendisini aramamızı istemişti. Ama bir sonuç çıkmadı” diye konuştu.
BÜYÜK MARKETLER BİZE İŞ DÜŞÜRMÜYOR
Larende esnafının yakındığı bir diğer konu da şehir merkezinde hızla yayılan büyük marketlerin inşaat malzemeleri satıyor olması. Boya ve hırdavat malzemesi satışı yapan Orhan Dinçer, özellikle son 15 yılda birbiri ardına açılan büyük marketlerin, küçük esnafın belini büktüğünü vurguladı. Orhan Dinçer, “Büyük alışveriş merkezleri, bünyesinde gıdanın yanı sıra giyimden ayakkabıya, hırdavattan inşaat malzemelerine varıncaya kadar her türlü ihtiyaç maddesini bünyelerinde bulunduruyorlar. Vatandaş da fiyatının daha cazip olacağı düşüncesiyle alışverişlerinde büyük marketleri tercih ediyor. Düzenlenen kampanyalar nedeniyle büyük alışveriş merkezlerinde insanlar ihtiyacı olmayan eşyaları bile satın alabiliyor. Kısacası büyük marketler varken bize pek iş düşmüyor” diyerek içinde bulundukları durumu anlattı.
10 ESNAFIN 9’U SİFTAHSIZ GÜNÜ BİTİRİYOR
Yaşanan ekonomik krizin belki de en büyük etkisinin inşaat sektöründeki durgunluğa bağlı olarak Larende Caddesi esnafına yansıdığını düşündüğünü anlatan Orhan Dinçer, cadde üzerindeki her 10 esnaftan 9’unun siftah dahi etmeden iş yerini kapattığını bildirdi. Her iyi işin sıkıntılı bir döneminin olduğuna ve bu zor günlerin de geçeceğine inanan Dinçer, “İyi bir yere varabilmenin yolu sıkıntılardan geçer. Bugün bir çok sorunla karşı karşıya kalıyor ama, bu sorunların hepsini tek tek aşıyoruz. Çalıştığımız işte elimizden gelenin en iyisini yaparak başarıya ulaşacağımıza inanıyorum. Bugün krizi fırsata çevirebilen esnafımız da var. Bunlara bakıldığında bir çoğunun birleşmeye gittiğini ve birlikte hareket ettiğini görüyoruz. Bu zor ve buhranlı günlerden kurtulmak için esnaflar olarak birleşmeli ve bir bütün halinde hareket etmeliyiz” ifadelerini kullandı.
RASİM ATALAY