Sempozyuma katılmak için İstanbul’a giden ancak dekan tarafından başörtülü oldukları gerekçesiyle dışarı çıkarılan göz doktorlarından biri olan Op. Dr. Perihan Dinç, olayı şikâyet amacıyla İl İnsan Hakları Kurulu’na başvurdu. Dönemin Konya Vali Yardımcısı Nadi Kılınçarslan, Dinç’e ters ters bakarak, ‘eğer özel hastanede çalışıyor olmasaydın bu odadan içeri başörtülü olarak giremezdin, Numune’den gelen bir hemşire ya da kamuda çalışan bir doktor başörtülü olarak benim odama giremez, burada çalışan herkes bunu bilir’ diyerek rencide edici ifadeler kullanmış. Dinç, Vali Yardımcısı’nın tavrı ve rencide edici ifadeleri üzerine ikinci bir şikâyette bulundu. Ve işin ilginç yanı; dilekçenin sunulduğu İl İnsan Hakları Kurulu’nun başkanlığını o dönem şikâyete konu olan Vali Yardımcısı Nadi Kılınçarslan yapıyordu. Şikâyet konu insan hakkıyla ilgili karar, Nadi Kılınçarslan’ın Sinop Vali Yardımcılığına atanmasının ardından verildi. İl İnsan Hakları Kurulu toplantısında Vali Yardımcısı Kılınçarslan’ın ayrımcılık yaptığına oy çokluğuyla karar verildi. İSTANBUL’DA UĞRADIĞI HAKSIZLIĞI ŞİKÂYET İÇİN GİTMİŞTİ
Türk Oftalmoloji Derneği’nin düzenlediği 31. Bahar Sempozyumu’na katılmak üzere Konya’dan İstanbul’a giden doktor Selda Ulaşan ve Perihan Dinç, İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Prof. Dr. Cem’i Demiroğlu Oditoryumu’nda gerçekleştirilecek toplantı için kayıt yaptırmış ancak başörtülü oldukları gerekçesiyle Dekan Halil Yanardağ’ın talimatıyla içeri alınmamıştı. Bu uygulama karşısında şok olan iki doktor hemen Türk Oftalmoloji Derneği Şube Başkanı’yla temasa geçmiş, şube başkanı dernek açısından başörtülü olarak sempozyumu takip etmelerinde herhangi bir sakınca olmadığını açıklamıştı. Sempozyuma uzun uğraşlar sonucu giren ve salonda konuşmaları takip eden iki doktor, bir süre sonra güvenlik görevlileri tarafından sempozyumun ortasında onlarca meslektaşının gözleri önünde dışarı çıkarılmıştı.
İNSAN HAKKI İHLALİ İÇİN BAŞVURDU, AYRIMCILIĞA UĞRADI
Yaşanan bu onur kırıcı olaydan sonra doktorlardan Op. Dr. Perihan Dinç, insan hakkı ihlali olduğu gerekçesiyle Konya İl İnsan Hakları Kurulu’na başvurdu. İstanbul’da yaşadığı başörtüsü problemini kurula şikâyet etmek ve hazırladığı dosyayı sunmak üzere 2008 Haziran ayı başında İnsan Hakları Kurulu’nda görevli memurlara şahsen başvuran Perihan Dinç’in dosyası memurlar tarafından alınmadı. Kurul Başkanı olan Vali Yardımcısı’nın dosyayı değerlendirmesi gerektiği ve onaylandıktan sonra kurula kabul edileceğinin söylenmesi üzerine Dinç, dönemin Vali Yardımcısı Nadi Kılınçarslan’ın odasına gönderildi.
Vali Yardımcısı Nadi Kılınçarslan, dosyayı inceledikten sonra Perihan Dinç’in ifadesine göre; kendisine ters ters bakarak ‘eğer özel hastanede çalışıyor olmasaydın bu odadan içeri başörtülü olarak giremezdin, Numune’den gelen bir hemşire ya da kamuda çalışan bir doktor başörtülü olarak benim odama giremez, burada çalışan herkes bunu bilir’ diyerek rencide edici ifadeler kullandı.
KURUL BAŞKANI İÇİN İKİNCİ BİR ŞİKÂYETTE BULUNDU
Dilekçe kabulünde yapılan uygulama ve Vali Yardımcısının tavrı ile başörtüsü konusunda rencide edici görüş beyan etmesi üzerine Perihan Dinç, bu defa Vali Yardımcısı’nın ifade ve tavırlarının insan haklarına aykırı bir uygulama olup olmadığının görüşülmesi için İl İnsan Hakları Kurulu’na ikinci bir şikâyette bulundu. Ve işin ilginç yanı dilekçenin sunulduğu İl İnsan Hakları Kurulu’nun başkanlığını o dönem şikâyete konu olan Vali Yardımcısı Nadi Kılınçarslan yapıyordu.
KURUL BAŞKANI DEĞİŞİNCE AYRIMCILIK OLDUĞUNA KARAR VERİLDİ
Yönetmelik gereği kendisi ile ilgili bu konu görüşülürken başkanlığı bırakması hatta toplantıya katılmaması gereken Vali Yardımcısı Nadi Kılınçarslan’ın, üstelik kurul üyelerinin önünde de bu olayın vaki olduğunu saklamadığı ‘evet, oldu’ diye de söylediği iddia edildi. Olayın ardından bir süre sonra Vali Yardımcısı Nadi Kılınçarslan, İçişleri Bakanlığı tarafından Sinop Vali Yardımcılığı görevine atandı. Kendisinden sonra İl İnsan Hakları Kurulu Başkanlığı yapan diğer vali yardımcıları da meslektaşları hakkında bir karar vermekten çekindi. Olayın üzerinden 18 ay geçtikten sonra son Kurul Başkanı Vali Yardımcısı da böyle bir olayın olup olmadığının belirsizliği, dosyada Nadi Kılınçarslan’ın savunmasının olmadığı gerekçesiyle şikâyetin tek taraflı olabileceğini belirtti. Bunun üzerine Sinop’a atanan Nadi Kılınçarslan’a yazılı belge gönderilerek olay tekrar soruldu ve gelen cevaptan sonra da İl İnsan Hakları Kurulu’nun son toplantısında olayın ayrımcılık olduğuna karar verildi.
Türk Oftalmoloji Derneği’nin düzenlediği 31. Bahar Sempozyumu’na katılmak üzere Konya’dan İstanbul’a giden doktor Selda Ulaşan ve Perihan Dinç, İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Prof. Dr. Cem’i Demiroğlu Oditoryumu’nda gerçekleştirilecek toplantı için kayıt yaptırmış ancak başörtülü oldukları gerekçesiyle Dekan Halil Yanardağ’ın talimatıyla içeri alınmamıştı. Bu uygulama karşısında şok olan iki doktor hemen Türk Oftalmoloji Derneği Şube Başkanı’yla temasa geçmiş, şube başkanı dernek açısından başörtülü olarak sempozyumu takip etmelerinde herhangi bir sakınca olmadığını açıklamıştı. Sempozyuma uzun uğraşlar sonucu giren ve salonda konuşmaları takip eden iki doktor, bir süre sonra güvenlik görevlileri tarafından sempozyumun ortasında onlarca meslektaşının gözleri önünde dışarı çıkarılmıştı.
İNSAN HAKKI İHLALİ İÇİN BAŞVURDU, AYRIMCILIĞA UĞRADI
Yaşanan bu onur kırıcı olaydan sonra doktorlardan Op. Dr. Perihan Dinç, insan hakkı ihlali olduğu gerekçesiyle Konya İl İnsan Hakları Kurulu’na başvurdu. İstanbul’da yaşadığı başörtüsü problemini kurula şikâyet etmek ve hazırladığı dosyayı sunmak üzere 2008 Haziran ayı başında İnsan Hakları Kurulu’nda görevli memurlara şahsen başvuran Perihan Dinç’in dosyası memurlar tarafından alınmadı. Kurul Başkanı olan Vali Yardımcısı’nın dosyayı değerlendirmesi gerektiği ve onaylandıktan sonra kurula kabul edileceğinin söylenmesi üzerine Dinç, dönemin Vali Yardımcısı Nadi Kılınçarslan’ın odasına gönderildi.
Vali Yardımcısı Nadi Kılınçarslan, dosyayı inceledikten sonra Perihan Dinç’in ifadesine göre; kendisine ters ters bakarak ‘eğer özel hastanede çalışıyor olmasaydın bu odadan içeri başörtülü olarak giremezdin, Numune’den gelen bir hemşire ya da kamuda çalışan bir doktor başörtülü olarak benim odama giremez, burada çalışan herkes bunu bilir’ diyerek rencide edici ifadeler kullandı.
KURUL BAŞKANI İÇİN İKİNCİ BİR ŞİKÂYETTE BULUNDU
Dilekçe kabulünde yapılan uygulama ve Vali Yardımcısının tavrı ile başörtüsü konusunda rencide edici görüş beyan etmesi üzerine Perihan Dinç, bu defa Vali Yardımcısı’nın ifade ve tavırlarının insan haklarına aykırı bir uygulama olup olmadığının görüşülmesi için İl İnsan Hakları Kurulu’na ikinci bir şikâyette bulundu. Ve işin ilginç yanı dilekçenin sunulduğu İl İnsan Hakları Kurulu’nun başkanlığını o dönem şikâyete konu olan Vali Yardımcısı Nadi Kılınçarslan yapıyordu.
KURUL BAŞKANI DEĞİŞİNCE AYRIMCILIK OLDUĞUNA KARAR VERİLDİ
Yönetmelik gereği kendisi ile ilgili bu konu görüşülürken başkanlığı bırakması hatta toplantıya katılmaması gereken Vali Yardımcısı Nadi Kılınçarslan’ın, üstelik kurul üyelerinin önünde de bu olayın vaki olduğunu saklamadığı ‘evet, oldu’ diye de söylediği iddia edildi. Olayın ardından bir süre sonra Vali Yardımcısı Nadi Kılınçarslan, İçişleri Bakanlığı tarafından Sinop Vali Yardımcılığı görevine atandı. Kendisinden sonra İl İnsan Hakları Kurulu Başkanlığı yapan diğer vali yardımcıları da meslektaşları hakkında bir karar vermekten çekindi. Olayın üzerinden 18 ay geçtikten sonra son Kurul Başkanı Vali Yardımcısı da böyle bir olayın olup olmadığının belirsizliği, dosyada Nadi Kılınçarslan’ın savunmasının olmadığı gerekçesiyle şikâyetin tek taraflı olabileceğini belirtti. Bunun üzerine Sinop’a atanan Nadi Kılınçarslan’a yazılı belge gönderilerek olay tekrar soruldu ve gelen cevaptan sonra da İl İnsan Hakları Kurulu’nun son toplantısında olayın ayrımcılık olduğuna karar verildi.