Kredi derecelendirme kuruluşu Standard&Poor's, politik risk ve bütçe açığı gerekçeleriyle, ABD'nin AAA olan kredi derecesini AA+ olarak düşürdü. ABD, tarihinde ilk kez kredi notunun düşürülmesi ile karşı karşıya kaldı. Standard&Poor's açıklamasında, Amerika'nın kredi dinamikleri konusunda alınan önlemlerin yetersiz kaldığı belirtildi.
Kuruluşun kredi notunu düşürmesi, ABD'de borçlanma tavanının yükseltilmesine karşın, dünya ekonomisinde dalgalanmalara neden oldu.
Aslında Amerika, dünya jandarmalığına soyundu soyunalı, karşılıksız bastığı dolarlarla buralara geldi. Dünya genelinde özellikle İslam Ülkeleri’nde bıraktığı kötü imajı silmek için, Obama gibi bir lideri vitrine çıkardı. Sistem aynı sistemdi ama görüntü farklıydı. Ancak Obama’nın boyası çabuk döküldü.
ABD’deki derinden gelen ekonomik dalgalanma, önce Avrupa’yı vurdu. İtalya, Almanya, İngiltere gibi ülkelerin ekonomileri için için kaynıyor. En ufak bir olumsuzluk, yangın öncesi kıvılcım oluyor. Koskoca şehirler savaş alanına dönüyor. En son İngiltere’de yaşanan olaylar, bunun açık göstergesi durumunda. Aslında bu olaylar, Avrupa’daki adaletsiz gelir dağılımını da su yüzüne çıkarıyor. Siyahî bir çocuk İngiliz polisi tarafından öldürülüyor, alt ve orta sınıf dükkânları yağmalıyor. Aslında bu, bilinçaltındaki ezilmişliğin dışa vurma duygudur. Burada yaşayan Türklerin, kendi kendilerini savunmak zorunda kalmaları, ne kadar savunmasız olduklarını da gösteriyor.
ABD ekonomisi zaten uzun süreden beri çatırdıyordu. ABD Hazine Bakanlığı’nın eski müsteşarı Paul Craig Roberts, “Kıyamete giden yol” başlıklı makalesinde şunları yazdı:
“-ABD Merkez Bankası ABD ve yabancı bankalara toplam 16,1 trilyon dolar gizli kredi sağladı. Bu miktar, ABD’nin gayri safi yurtiçi hâsılasının toplamından daha büyük bir yekûn tutuyor. 2011’de devlet harcamalarının yüzde 43’ü, ABD hükümetinin aldığı borç ya da merkez bankasının bastığı para ile karşılandı. Daha önceden görülmemiş mali ve parasal teşvike rağmen, ekonomi toparlanmadı.”
ABD’nin Irak, Afganistan, Pakistan, Yemen ve Somali’deki askeri operasyonları sürüyor. ABD ve NATO, 19 Mart 2011’de Libya’ya askeri bir operasyona başladı. Libya’ya yapılan operasyonun asıl amacı, Çin’i Doğu Libya’daki petrol yatırımlarından el çektirmektir.
Çin’in yükselişi ile huzursuzlaşan ABD, Çin’in bağımsız enerji kaynaklarına sahip olmasını engellemeyi kendisine iş edindi. Fakat Ortadoğu savaşına odaklanan Washington, ABD ekonomisi için yapılan savaşı kaybediyor. 2011 yılı süresince ekonomik iyileşme umutları ortadan kalkınca, savaş ihtiyacı daha gerekli, kaçınılmaz oldu.
ABD; imkânlarının ötesinde, krediyle yaşayan bir ülke ve borcunun bir kısmını dünya ekonomisinde dinlendirmektedir. ABD, doların monopol (tekel) durumunu kullanarak, dünya ekonomisinde asalak gibi yaşamaktadır.
Aslında bugünkü Amerikan ekonomisi, 1929 buhranı üzerine inşa edilmiştir. 1929 yılında, kasıtlı söylentiler sebebiyle, ABD’de halk parasını çekmek için bankalara koşmuştu. Bütün bankalar batınca, ülke ekonomisi de çökmüş, geniş tarım arazileri, maden ve petrol yatakları el değiştirmişti. Bugün Federal Reserv’in temsil ettiği sermaye, Amerikan ekonomisinin neredeyse tamamını bu buhran sayesinde ele geçirmişti.
Küresel terörün kaynağı, Federal Reserv dedikleri bankada basılan, fakat dörtte üçünün hiçbir karşılığı olmayan, ama dünyanın temel para biri olan dolardır.
Bugün onların kurduğu sistem çöküyor. Karşılıksız para basarak, bugüne kadar geldiler. Artık bütün dünya bu hırsızlığı biliyor. Dolayısıyla küresel güç artık intihar ediyor.
Rusya ve Çin, ABD dolarından ziyade kendi para birimleriyle daha fazla ticaret yapma konusunu araştırıyor. Çin, “küresel para birimi sistemini değişik para birimlerinin kullanımını destekleyerek çeşitlendirmeliyiz” diyor. Yani Doların ve ABD’nin egemenliğini yavaş yavaş çökertmenin yollarını arıyor. Fakat Çin, 3,2 trilyon dolarlık döviz rezervlerinin yaklaşık üçte ikisini ABD doları olarak tutuyor. Ekonomisinin küçülmesinden korkan Çin, bir türlü bu dolarları değiştiremiyor.
Aslında birkaç büyük ülkenin dolar kullanımını tamamen bırakması halinde, ABD ve Avrupa ekonomileri, 24 saat içinde çöker.
Büyük ülkeler bunu çok iyi bilir ama dolar alacaklı durumundaki kendi ekonomilerinin çökeceğinden korkuyorlar.
Küresel terörün kaynağı durumundaki Amerikan ekonomisinin çökmesi, başta Ortadoğu, Afrika olmak üzere dünya coğrafyasının hayrına olacaktır.
Türkiye’ye müttefik ve dost gibi görünen ABD’nin ekonomisi, Türkiye’deki PKK terörünün de kaynağını oluşturmaktadır. Kim ne derse desin, terör olaylarının perde gerisinde, ABD ekonomisinin uzantıları vardır. Bu ekonominin çökmesi, Türkiye’nin yararına olacak, Türk ekonomisi kısa sürede bir dünya devi olacaktır. Türkiye’nin ekonomik altyapısı, köklü devlet geleneği ve potansiyel yetişmiş nüfusu buna hazırdır. Bundan hiç kimsenin şüpheli olmasın.
Kuruluşun kredi notunu düşürmesi, ABD'de borçlanma tavanının yükseltilmesine karşın, dünya ekonomisinde dalgalanmalara neden oldu.
Aslında Amerika, dünya jandarmalığına soyundu soyunalı, karşılıksız bastığı dolarlarla buralara geldi. Dünya genelinde özellikle İslam Ülkeleri’nde bıraktığı kötü imajı silmek için, Obama gibi bir lideri vitrine çıkardı. Sistem aynı sistemdi ama görüntü farklıydı. Ancak Obama’nın boyası çabuk döküldü.
ABD’deki derinden gelen ekonomik dalgalanma, önce Avrupa’yı vurdu. İtalya, Almanya, İngiltere gibi ülkelerin ekonomileri için için kaynıyor. En ufak bir olumsuzluk, yangın öncesi kıvılcım oluyor. Koskoca şehirler savaş alanına dönüyor. En son İngiltere’de yaşanan olaylar, bunun açık göstergesi durumunda. Aslında bu olaylar, Avrupa’daki adaletsiz gelir dağılımını da su yüzüne çıkarıyor. Siyahî bir çocuk İngiliz polisi tarafından öldürülüyor, alt ve orta sınıf dükkânları yağmalıyor. Aslında bu, bilinçaltındaki ezilmişliğin dışa vurma duygudur. Burada yaşayan Türklerin, kendi kendilerini savunmak zorunda kalmaları, ne kadar savunmasız olduklarını da gösteriyor.
ABD ekonomisi zaten uzun süreden beri çatırdıyordu. ABD Hazine Bakanlığı’nın eski müsteşarı Paul Craig Roberts, “Kıyamete giden yol” başlıklı makalesinde şunları yazdı:
“-ABD Merkez Bankası ABD ve yabancı bankalara toplam 16,1 trilyon dolar gizli kredi sağladı. Bu miktar, ABD’nin gayri safi yurtiçi hâsılasının toplamından daha büyük bir yekûn tutuyor. 2011’de devlet harcamalarının yüzde 43’ü, ABD hükümetinin aldığı borç ya da merkez bankasının bastığı para ile karşılandı. Daha önceden görülmemiş mali ve parasal teşvike rağmen, ekonomi toparlanmadı.”
ABD’nin Irak, Afganistan, Pakistan, Yemen ve Somali’deki askeri operasyonları sürüyor. ABD ve NATO, 19 Mart 2011’de Libya’ya askeri bir operasyona başladı. Libya’ya yapılan operasyonun asıl amacı, Çin’i Doğu Libya’daki petrol yatırımlarından el çektirmektir.
Çin’in yükselişi ile huzursuzlaşan ABD, Çin’in bağımsız enerji kaynaklarına sahip olmasını engellemeyi kendisine iş edindi. Fakat Ortadoğu savaşına odaklanan Washington, ABD ekonomisi için yapılan savaşı kaybediyor. 2011 yılı süresince ekonomik iyileşme umutları ortadan kalkınca, savaş ihtiyacı daha gerekli, kaçınılmaz oldu.
ABD; imkânlarının ötesinde, krediyle yaşayan bir ülke ve borcunun bir kısmını dünya ekonomisinde dinlendirmektedir. ABD, doların monopol (tekel) durumunu kullanarak, dünya ekonomisinde asalak gibi yaşamaktadır.
Aslında bugünkü Amerikan ekonomisi, 1929 buhranı üzerine inşa edilmiştir. 1929 yılında, kasıtlı söylentiler sebebiyle, ABD’de halk parasını çekmek için bankalara koşmuştu. Bütün bankalar batınca, ülke ekonomisi de çökmüş, geniş tarım arazileri, maden ve petrol yatakları el değiştirmişti. Bugün Federal Reserv’in temsil ettiği sermaye, Amerikan ekonomisinin neredeyse tamamını bu buhran sayesinde ele geçirmişti.
Küresel terörün kaynağı, Federal Reserv dedikleri bankada basılan, fakat dörtte üçünün hiçbir karşılığı olmayan, ama dünyanın temel para biri olan dolardır.
Bugün onların kurduğu sistem çöküyor. Karşılıksız para basarak, bugüne kadar geldiler. Artık bütün dünya bu hırsızlığı biliyor. Dolayısıyla küresel güç artık intihar ediyor.
Rusya ve Çin, ABD dolarından ziyade kendi para birimleriyle daha fazla ticaret yapma konusunu araştırıyor. Çin, “küresel para birimi sistemini değişik para birimlerinin kullanımını destekleyerek çeşitlendirmeliyiz” diyor. Yani Doların ve ABD’nin egemenliğini yavaş yavaş çökertmenin yollarını arıyor. Fakat Çin, 3,2 trilyon dolarlık döviz rezervlerinin yaklaşık üçte ikisini ABD doları olarak tutuyor. Ekonomisinin küçülmesinden korkan Çin, bir türlü bu dolarları değiştiremiyor.
Aslında birkaç büyük ülkenin dolar kullanımını tamamen bırakması halinde, ABD ve Avrupa ekonomileri, 24 saat içinde çöker.
Büyük ülkeler bunu çok iyi bilir ama dolar alacaklı durumundaki kendi ekonomilerinin çökeceğinden korkuyorlar.
Küresel terörün kaynağı durumundaki Amerikan ekonomisinin çökmesi, başta Ortadoğu, Afrika olmak üzere dünya coğrafyasının hayrına olacaktır.
Türkiye’ye müttefik ve dost gibi görünen ABD’nin ekonomisi, Türkiye’deki PKK terörünün de kaynağını oluşturmaktadır. Kim ne derse desin, terör olaylarının perde gerisinde, ABD ekonomisinin uzantıları vardır. Bu ekonominin çökmesi, Türkiye’nin yararına olacak, Türk ekonomisi kısa sürede bir dünya devi olacaktır. Türkiye’nin ekonomik altyapısı, köklü devlet geleneği ve potansiyel yetişmiş nüfusu buna hazırdır. Bundan hiç kimsenin şüpheli olmasın.