Çocuklarımızın okulları yaz tatiline girmek üzere.
Farklı seviyelerdeki imtihan sıkıntılarını atlatan çocuklarımızın gözü hayli uzun sayılabilecek bir tatilde.
Bütün bir yaz boyu kış dönemindeki, çalışmalarının karşılığını güzel bir tatille üzerlerinden atmak istemeleri elbette anlaşılır bir durum.
Ancak son yıllarda önümüze gelen en büyük felaketlerden biri olan inançsızlaştırma ve cinsiyetsizleştirme tehlikesine karşı ana babaların en büyük sorumluluklarından başında çocuklarına Kuranı ve Dini bilgileri zamanında ve eksiksiz bir şekilde vermek gelmektedir.
Yaz Kuran kursları bu açıdan önemli ancak yetersizliği de ortada.
Kuran öğrenen çocuklarımızla daha çok ilgilenmek gerekiyor bu anlamda.
Kuran öğreniyoruz ve okuyoruz ama bu öğrenme ve okumalarımız için bir şeyler sormamız gerekiyor kendimize.
Mesela Kuranı neden öğreniyoruz ve Kuran bizim neyimiz olur.
Ya da Kuranı neden öğreniyor ve niçin okuyoruz?
Veya dünyada geçerli bir ölçü olarak önümüzde duran Sahabe ve Tabiin nesli ile Müslüman ecdadımızın Kuran okumaları ile bizim okumalarımız arasında fark oluşuyor mu?
Bir Müslüman bu soruları kendine ve çevresine sormaya başladığında ilk fark edeceği şey Kuranı Kerim karşısında herkesin aynı yerde durmadığını görmesidir.
Kuranı Kerimi ecdadımız okudu kıtaları fethetti, biz de okuyoruz ama ancak kendi kendimize olan hüsranımızı artırmaktan başka bir sonuca ulaşamıyoruz düşüncesine ulaştığında kendi durduğu yeri de sorgulamaya başlamış demektir.
Çünkü Müslüman Kuranı Kerimi okuduğunda; Yaratıcısının(cc) kendisi ile konuştuğunu bilir.
Çünkü Müslüman Kuranı Kerimi okuduğunda; Kuran ayetlerini okumanı başlı başına bir ibadet olduğunu bilir.
Çünkü Müslüman Kuranı Kerimi okuduğunda; Hz. Rasulullah’ın(sav) tebliğ ettiği vahye sadakatini ispat etmiş olur.
Çünkü Müslüman Kuranı Kerimi okuduğunda; Hz. Rasulullah’ın(sav) tebliğ ettiği İslam Dininin zamanındaki savunucusu olduğunu da ispat etmiş olur.
Çünkü Müslüman Kuranı Kerimi okuduğunda; Hz. Peygamberinin(sav) kendisinden hoşnut olacağını idrak etmiştir.
Çünkü Müslüman Kuranı Kerimi okuduğunda; Dünyadaki tüm zulümleri Kuran ayetleri ile yok edeceği idrakine varmıştır. Bu sebeplerle;
Kur’an’ı okuyan Müslümanın, kalbi yumuşar ve kendi iç dünyasından başlamak üzere hayatı değişir..
Kur’an’ı okuyan Müslümanın, Kuranla imanı ve ameli ziyadeleşir ve okuduğu her ayetle korkularının bir bir yok olduğunu görürü.
Kuranı okuyan Müslümanın Kuran karşısındaki idraki ve haşyeti artar. Hz. Allah’ın(cc) ayetlerindeki manaları anlamaya başladıkça Kuran karşısında kalbi bilgiyle, idrakle, hürmetle ürpermeye başlar ki bu Kuranın haşyetinin kendisini kaplaması demektir.
Kur’an’da “Allah’tan kulları içinde ancak âlimler haşyet duyar” buyrulur. Burada kastedilen şey, kuru bilgi sahipliği değildir. Burada asıl mesele, bilginin kalpte bir ağırlığa dönüşmesidir.
Müslüman Kuranı Kerimi okudukça Allah(cc) kelamının ağırlığını fark eder ve önünde kendisini nereye konumlandıracağını düşünerek düşünmeye, daha fazla eğilmeye ve kendini tartmaya çalışması gerektiğini idrak eder.
Kur’an’ın kendisini değiştirmesine razı olan Müslüman Kuran ayetlerinden olan ezberinin kendisi için yeterli olmadığını ve Kur’an’ı Kerim tarafından kendisi için kurulan alanını diğer insanlar için genişletmesi gerektiğine karar vererek ailesinden başlamak üzere yeni bir Kuran seferberliğine girişmek zorunda olduğunu idrak eder.
Bunun için de Müslüman Kuranla olan bağını sürekli sıkı tutma halini hayatının sonuna kadar devam ettirecektir.
FARKINDA MIYIZ?
İnsanlar Kuranı kerimi okurlar fakat ezberleyemeyebilirler.
İnsanlar Kuranı kerimi ezberlerler ama okudukları ayeti kerimelerin hükmüne teslim olmayabilirler.
İnsanlar Kuranı kerimi okurlar ve çoğunlukla okuduklarını anlamadıkları halde ayeti kerimeler hakkında konuşurlar.
İnsanlar Kuranı kerim ayetleri hakkında uluorta konuşurlarken kendilerini susmaya, düşünmeye, davet edenlere karşı kibirlenebilirler.
Fakat Müslümanlar Kuranı kerimi okurlar ve Rabbim(cc), ben değil, sen bilirsin derler.
Müslümanlar Kuranı kerimi okurlar ve Rabbim(cc) senin hükmün benim hükmümün üstündedir diyerek teslim olurlar be inşallah kurtuluşa erenlerden olurlar.