Kültürlü müyüm?

.

Edebiyat derslerinde anlatılan, altı uzun uzun çizilen kültür kelimesinin tanımını elbette yapmayacağım. Çünkü anlatmak istediğim mesele kelimenin anlamının farkında olmaktan çok daha başkadır.

  Özellikle günümüzde daha geniş bir kitleye hitap eden yabancı şarkılar, yabancı oyuncu ve sanatçılar başta olmak üzere batıdan akın akın gelen tüm değişikliklerin takipçisi olarak her an her şeyden haberdar bir konuma erişmiş bulunmaktayız. Tabii ki bundan şikayetçi değilim yalnız hassas olmamız, üzerine titrememiz, sahip çıkmamız icap eden çok daha derin ve milli konular olduğu kanaatindeyim. Yabancı tüm ünlülerin yaptıkları işlerden yaşayış şekillerine kadar her türlü hadiseden haberdar olan, şarkılarını ezberlemek için saatlerini harcayan bir gençliğe sahip olduğumuzdan nedendir bilinmez endişe duyuyorum.

 Vurgu yapmak istediğim mesele, kendi tarihinden, özünden, sahip çıkması gereken tüm hususlardan habersiz yaşayarak başka hayatlara hevesle bakmak bizi yanlışa sürükleyecektir. Örnek vermek gerekirse yabancı dizi izlemek kültür seviyesinin artmış olduğu düşüncesini insanlara aksettirmesi yanlışların büyüğündendir. Bu söylediklerim dizi ve müziğe olan ilgiye vurgu yapmak değil aksine milliyetçi duyguları pekiştirerek tarihimize ve atalarımızdan bizlere yadigar ne varsa bunların takipçisi ve bilgilisi olmak gerektirdiğini düşünüyorum. Önce bizim yazarımız, bizim şairimiz , bizim tarihimiz , gerekirse bizim dizilerimiz ve bizim şarkılarımız…

 Ne yazık ki bize ait olanlar batı kültürü etkisinden aşınmaya uğramış ve geriye çok az değerli konular kalmıştır. Kültür seviyesini artırmaya çalışmaya başlamak önce kendine ait olandan başlamayı gerektirir. Bizim olandan bilgisiz yaşayıp Avrupa tarzı yaşama heves etmek açık söylemek gerekirse küçük düşürücü bir harekettir ve bu bize Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarına, bu toprakların yeni varislerine yakışmayacak bir tavır ve atalarımıza yapacağımız büyük haksızlıklar arasındadır. Okumak, araştırmak, bilgi sahibi olmak ve tüm bildiklerimizi en doğru şekilde aksettirmek kültürlü bir insana yakışacak ender davranışlardır.

 Kültürü dışarıda aramaktansa içimizde gizli olduğunu unutmamak gerekir. Bizim olanı küçümseyip hor görmeden sahip çıkmak, Çanakkale’yi, Sarıkamış’ı adı gibi bilmek ancak ecdadın anlattığı gençliğe yakışır. Aklının ermeye başladığı andan itibaren topluma karışarak etrafındaki insanlarla kendini kıyaslamak insan da olması gereken bir özelliktir ancak kültür kelimesinden anlatmak istediklerimi anlamak kaydıyla…

 Yineliyorum kimse batımızda olup bitenleri ya da orda yaşayan ve bizimle hiçbir alakası olmayan insanları ezbere sıralamayı kültürlü olmaktan saymasın. Hatta biraz daha ileri gidecek olursam benim gözümde bu tür insanlar aciz ve hayattan kopuk manasızlardır. Eğitimin şart olduğu vurgusunu tazeleyerek söyleyeceklerimi şöyle toparlamak isterim; Hala üniversite okuyan senelerdir “Tarih” dersi gören bu ülkenin evlatlarının Cumhuriyetin ilan edildiği tarihten bile bir haber yaşayıp sağ da solda kültür seviyesinden bahsedip nutuk çekmeleri ne acı…

 

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Yazarlar Haberleri