Kültür ve Turizm Bakanı Günaya Mektup

.

Sayın Erturul Günay

Kültür ve Turizm Bakanı / ANKARA
Sayın Bakan, sizin çocukluğunuzun geçtiği, büyüdüğümüz yerlerde de insanlarımız, yörelerimiz irer simge isimlerle anılırdı. Bizim Konya’da da öyle.
Örnek vermek gerekirse,
Müslüman Mehmet, Gavur Osman, Topal Ali, Serçe Ahmet, Pehlivan Yusuf, Boksör Ali, Doç Hüseyin, Fargo Feridun, Kartal Yaşar, Tirit Teyfik, Torik Yılmaz.
Bazı kişilerde yaptıkları işe göre isimleri vardı. Tenekeci Süleyman, Helvacı Mehmet, Tamirci Yusuf, Tornacı Palabıyık, Terci Çopurun Ahmet, Pastacı Ahmet, Kelikçi Mehmet, Paytoncu Hüseyin.
Şöhretli futbolcular ise, Metin’e “Kral”, Lefter’e “Ordinaryüs”, Turgay’a “Panter” Basri’ye “Mehmetçik”, Can’a “Sinyör”.
Siyasetçilerden de Süleyman Demirel’e “Çoban Sülü”, Bülent Ecevit’e “Karaoglan” gibi…
Anıtkabir, Ankara’yı, Topkapı, Ayasofya, Kız Kulesi İstanbul’u simgelediği gibi Konya dendiği zaman Mevlana, Mevlana dendiği zaman da Konya akla gelir. Mevlana dendiği zaman Mevlana’nın doğduğu Belh şehri akla gelir. Mevlana, Konya ile Konya’da Mevlana ile özdeşleşmiştir.
Selçuklular dendiği zaman da Konya akla gelir. Selçuklulara Konya 211 yıl başkentlik yapmış, tarih, kültür ve medeniyet şehridir.
Konya aynı zamanda Selçukluların amblemi olan çiftbaşlı kartalla da anılır. Konya’nın sembolü çiftbaşlı kartaldır. Birçok yerde bu kartal motifi kullanılmış olsa da Konya ve Konya Belediyesi gelir akla. Konya’ya bir üniversite açılacağı zaman ismini Selçuklulardan dolayı “Selçuk Üniversitesi” olarak verilmiştir. Selçuk Üniversitesi’nin amblemi de çiftbaşlı kartaldır.
Çay denilince insanın aklına hep Rize gelir. Fındık’ta bir bakıma Karadeniz sembolleri arasında yer alır.
Şimdi de bir başka sembol üzerinde durmak isterim:
İstanbul’dan sonra Anadolu’da ilk Ticaret Odası’nın açıldığı yer olan Konya’da,Ticaret Odası bir birinden güzel hizmetler vermektedir. Bu hizmet kervanı taa yıllar boyunca aynı heyecan ve aynı hızıyla devam etmektedir. Konya Ticaret Odası şimdi de bir vakıf kurarak Konya ikinci bir üniversite kazandırmanın heyecanını yaşamaktadır. İsmini de Konya’nın bir başka sembolü olan Karatay Medresesi de Selçuklular döneminin ünlü bir üniversitesi eğitim ve öğretim yuvasıdır. Karatay Medresesi şimdilerde “Çini Eserler Müzesi” olarak hizmet vermektedir. Karatay Müzesi şimdi bakanlığınıza bağlı olarak halkımızın görgü ve bilgisine açıktır.
Sayın Namık Kemal Zeybek’in bakanlığı döneminde de Karatay Medresesi’nin çevresinde bulunan ve daha sonra yıkılmış olan öğrenci odaları, yani hücreler yeniden onarılıp aslına uygun bir şekilde yapılmasının planlandığını bilmekteyiz. Fakat Namık Kemal Zeybek bakanlıktan ayrılınca bu düşüncede gerçekleştirilemedi.
Konya Ticaret Odası’nın kurduğu vakfın girişimleriyle Konya’da eğitim ve öğretime açılması planlanan ve inşaatı da hızlı bir şekilde devam eden Karatay Üniversitesi’ne Karatay Müzesi 49 veya 99 yıllığına devredilemez mi?
Karatay Üniversitesi’nin simgesi Konya’mızda dimdik ayakta olan Karatay Medresesinden alma imkânı olamaz mı?
Üniversite ile müze eşdeğerdedir. Zamanın Karatay Medresesi şimdi de Karatay Üniversitesi olarak hizmet veremez mi? Karatay Üniversitesi de Karatay Medresesi de Konya’da Konya’nın başka bir simgesi haline gelemez mi?
Sayın Bakanım, bir atasözüyle mektubumu noktalamak istiyorum.
“Yiğit ölür şanı kalır, atı ölür eğeri kalır”

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Yazarlar Haberleri