Kudüs ve zulüm!

Recep Çınar

Önce bir fıkra...

***

Kudüs’e atanan bir Amerikalı gazeteci, Ağlama Duvarı'nın önünden gelip geçerken, bir Musevi'nin her gün duvarın önünde diz çöküp dua ettiğini fark etmiş.

Haftalarca aynı manzarayı görünce dayanamamış ve sonunda adamla bir röportaj yapmaya karar vermiş.

Adamdan izin aldıktan sonra teybini açmış ve konuşmaya başlamış..

İsminiz? 

David.

Polonya Yahudi’siyim.

65 yaşındayım.

Smalla'da bir manav dükkanım var.

Evliyim.

İki çocuğum Tel Aviv’de bir çiçek serasında çalışıyorlar...

Sizi her gün burada, Ağlama Duvarı'nda, dua ederken görüyorum.

Evet, her sabah dükkanımı açmadan önce buraya gelir, dünya barışı ve ulusların kardeşliği için dua ederim...

Öğle tatilinde yine gelir; bu kez yer yüzündeki acıların ortadan kalkması ve bütün insanların refaha kavuşması için dilekte bulunurum...

Aksam da eve dönmeden önce yine uğrar; bu kez iyi ve dürüst insanların esenliği için dua ederim...

Cumartesi günlerimin tamamını da burada geçiririm, ayni şeyler için dua ederek...'

Çok güzel.

Ne kadardır sürüyor bu?

İsrail kurulup da buraya göç ettiğimden bu yana...

Yani 40 yıldan fazla oldu...

Gazeteci etkilenmiştir.

Duygulu bir ses tonuyla sorar: 40 yıldır burada dua ediyorsunuz...

Bunca yıl sonra nasıl bir duygu var içinizde? Nasıl hissediyorsunuz? 

Yaşlı Musevi; Ümitsiz,

Bıkkın ve üzgün bir ifadeyle duvara bakar ve kırgın bir ifadeyle cevap verir.. 

Bilmiyorum...

Sanki, duvara konuşuyormuşum gibi bir duygu var içimde.

***

Fıkrayı çok beğendiğim için paylaşmayı uygun buldum...

Kudüs’le ilgili  herkes bir şeyler söyledi, bir şeyler yazdı...

Etkilendik, canımız yandı, içimiz acıdı, burnumuzun direği sızladı...

Ancak, geçenlerde sevgili Feyzullah Ertaş, WhatsApp'tan bir video attı...

İsmi Tuğrul Selmanoğlu...

Almanya'da yaşayan,  Elazizli olduğunu öğrendiğim bir kardeşimiz, öyle şeyler söylemiş ki, o paylaştığı videoda insan taş olsa çatlar...

Tam bir Mücahit...

İnanan ve samimi bir Müslüman olduğu döktüğü gözyaşlarından belli olan yiğit bir kardeşimiz...

Daha önce de Alman ARD televizyonunda bir tartışma programına konuk olmuş ve Alman katılımcıların Türkiye karşıtı söylemlerine verdiği  cesur cevaplarla gündeme gelmiş...

Bu kardeşimizin Kudüs konusundaki haykırışı beni inanılmaz etkiledi ve inanılmaz duygulandırdı...

Keşke mümkün olsa da buradan paylaşabilsem o videoyu...

Ancak, YouTube girer “Tuğrul Selmanoğlu” diye yazarsınız, bu kardeşimizle ilgili bütün paylaşımları bulabilirsiniz...

Helal olsun çocuğa...

Ne diyebilirim ki başka.

***

Amerika'nın ve başkanı Trump'un Kudüs'ü  zalim ve işgalci İsrail'in başkenti olarak tanıması gerçek inananların üzerinde büyük şok etkisi yaptı...

Açıkçası herkes gibi benim evimde de yürekler sızladı...

Son numara Samet bile ağzını bozdu...

Vicdanı olan herkesin içini acıttığı gibi, benim oğlumun da içini acıttı...

Çok fazla uzatmayacağım; “İçimizden biri köprü olmaya razı olmazsa, kıyamete kadar bu suyun kıyısında bekleriz” demiş ya şair Nihat Asya, aynen öyle...

Ama bu konuda bir adım atıldı...

Şükür...

Amerika ve İsrail sever 3-4 Arap ülkesi “omuzum yamızım” desede, bu ülkenin  Cumhurbaşkanı  Recep Tayyip Erdoğan'ın “köprü” olmasıyla birlikte, karşı kıyıya geçme noktasında  İslam ülkeleri önemli bir adım atmış oldular...

Bu adımın İstanbul'da atılmasını önemli bir gelişme ve rest çekme olarak yorumluyorum...

İnşallah geri vites yapılmaz.