Krizi fırsata çeviren ve üreten kazanacak 

Abdullah Leblebici

Liderler ile birlikte toplumun hemen hemen her kesimin düşüncesi ve söylemi aynı olmaya başladı. Salgın sonrası “Hiçbir şey eskisi gibi olmayacak”

İlerleyen zamanlarda sanayi ve teknoloji ürünlerine ilgi azalacağı ve az para edeceği dönemler yaşanacak.

Bazı yöneticilerin ve halkın hala eski düzen devam edebilir düşüncesi olabilir. 

Eski düzenin ve sistemin asla aynı şekilde devam edeceğini düşünmüyorum. Yakın gelecekte yerli ve milli üretim yapan ülkeler kazanacak. 

Üretimin ağırlıklı olarak tarım, gıda, hayvancılık ve içilebilir temiz su kaynakları üzerinde yoğunlaşması gerekir.

TORKU ÖRNEK OLACAK

Ülkemiz de tarım, gıda ve hayvancılığın lider kuruluşunun KONYA ŞEKER olduğunu düşünüyorum. Bu zamana kadar yaptığı yatırımlar ile bunu fazlası ile kanıtladı. 

Havada uçan uçaktan daha değerli olacak tarladaki buğday, pancar.

Yöneticilerimizin TORKU modelini ülke genelinde uygulamaları son derece isabetli olacaktır. 

Bu çok zor değil, zira başta Recep Konuk olmak üzere KONYA ŞEKER ‘in yetişmiş kadroları mevcut.

Zenginlik değerlendirilmeli.

KRİZİ FIRSATA ÇEVİRELİM

Birinci hedefimiz bu krizi fırsata çevirmek olmalı.

Salgın başlangıcından itibaren başta Avrupa ülkeleri olmak üzere, birçok dünya ülkesinden yoğun ilgi var Türkiye ye.  

Hepsi her şeyin farkında.

Şurası da bir gerçek ki, en ağır darbeyi Avrupa aldı, yaralarını sarmak çok zor hatta imkansız olabilir. Bu sebeple Türk tarımcısı ve iş dünyası ile işbirliği içinde olmaya mecbur olduklarını gayet iyi biliyorlar.

İngiltere, Almanya, Fransa, Avusturya gibi ülkelere asla güvenmeyelim.

Avrupa da bize en yakın ülke İtalya diye düşünüyorum.

Küresel ölçekte tedarik zinciri yönetiminin yeniden düşünülüp kurulması gündemde.

Biz daha çok üretip yerimizi sağlamlaştırmalıyız.

Öncelikli olarak,  Avrupa’da İtalya ile ekonomik ilişkileri güçlendirmek için bu salgın krizini fırsata çevirmeliyiz.

YERLİ VE MİLLİ ÜRETİM

Yeli ve milli üretimin önemine işaret etmiştim, bu sadece tarımda ve hayvancılıkta değil, yerli sanayi ürünlerinde de önemli.

Örneğin, ETİ ALÜMİNYUM gibi yerli sanayi kuruluşlarımız daha fazla desteklenmeli.

Gerekirse Devlet bu gibi sanayi kuruluşlarımıza önemli teşvikler vererek üretimin artırılmasını sağlamalı. Artık çok iyi biliyoruz ki, 

Dünya devleri olarak gördüğümüz, tanıdığımız ülkelerin tamamı sömürgeci.

Tabi bu arada yenilenebilir enerji kaynakları ve beraberinde makine sektörleri gibi henüz hak ettiğimiz noktada olmadığımız ancak potansiyelimizin olduğu sektörlerimizi devreye sokmalıyız.

BİR KONUYA DİKKAT

Süreçte milliyetçi hareketler artacağı için, Devletler daha da içe dönük tavır sergileyecek ki, bu durum çok normal.

Ben önce evimin ve aynı mahalledeki komşularımın ihtiyacını karşılamalıyım.

Yani karnını doyurmalıyım.

Bunu da ancak,

Krizi fırsata çevirerek ve üreterek sağlayabilirim.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.