CHP Konya il Başkanı Mevlüt Karpuz, il yönetim kurulu üyeleri ve CHP Konya Milletvekili Atilla Kart Mavi Tünel kapsamındaki Bağbaşı barajını inceledi. Bağbaşı Barajını inceleme ziyaretini değerlendiren CHP Konya İl Başkanı Mevlüt Karpuz, Mavi Tünel’in Konya ovasının tamamını kucaklaması gerektiğini belirterek, “Mavi Tünel Konya’daki tarımsal alanların tamamını içine almamaktadır. Konya ovasındaki belli tarım alanlarının sulanması yanlıştır. Zaten hükümetin yanlış olan tarım politikası yüzünden birçok tarımsal ürünü ithal eder duruma gelmişiz. 98 ülkeden yüzlerce ürün ithal ediyorsak bunun önüne ancak tarımsal sulamayı Konya’nın tamamına yaya bilirsek geçebiliriz. Mavi tünel kapsamına Cihanbeyli, Akşehir, Ereğli gibi bölgelerinde alınması şarttır” dedi.
SULAMA ALANI GENİŞLETİLMELİ
CHP Konya Milletvekili Atilla Kart da, Mevcut projeler ile Konya'nın kuzey bölgesinin, yani Selçuklu, Sarayönü, Altınekin, Yunak, Kulu, Cihanbeyli, Karapınar, Ereğli, Aksaray, Kadınhanı, Ilgın ve Akşehir'i sulamak mümkün olamayacaktır. Oysa buralar Konya'nın en kurak bölgesidir. Aynı zamanda tarım arazisi olarak yüzölçümü en büyük olan bölgesidir. Buna rağmen mevcut Konya Ovası Projesi (KOP)'un faaliyeti bu bölgeyi kapsamamaktadır. Bu yönüyle, KOP' un mutlaka ve ivedi olarak revize edilmesi zorunluluğu vardır. Kapsamı genişletilerek diğer sulanamayan tarımsal alanlarda buna dâhil edilmelidir” şeklinde konuştu. Kart, “Artık Göksu rezervi ya da kaynağı yerine, Kızılırmak-Hirfanlı üzerinden bu çalışmanın yapılması gerektiği uzmanlar tarafından ifade edilmektedir. Bu güzergahın Kulu-Cihanbeyli bölgesine kuş uçuşu 90-100 km mesafede olduğu gözönüne alındığında, keza gelişen teknoloji sebebiyle, projenin uygulanma kabiliyetinin yüksek olduğu ve esasen bu yönde resmi kurumların belli çalışmalar yaptıkları da bilinmekle; 6-7 yıldan bu yana konu tarafımızdan ısrarla dile getirilmesine rağmen, Hükümet'in konuya duyarsız kalması kabul ve izah edilebilir bir hal değildir.
BİRİLERİ RAHATSIZ MI OLUYOR?
GAP Projesiyle eşdeğer önemi olan bu projenin hayata geçirilmesi, belli odaklar tarafından her nedense engellenmektedir. KOP ’un kapsamı neden genişletilmedi? Böyle büyük bir bölgede yeterli sulama imkânı sağlanırsa bırakın Konya’yı, bırakın Türkiye’yi tüm Ortadoğu ya yeterli olur. Sayın Başbakan sana sesleniyorum. İstanbul’da çılgın projelerle uğraşacağına üreticine ve çiftçine sahip çık. Burada yaşanan köylümüzün ve çiftçimizin mağduriyetinin sorumlusu AKP iktidarı ve başbakandır. Çiftçilerimizi ayçiçeği fiyatlarındaki mağduriyetini giderilmesi noktasında CHP olarak elimizden geleni yapacağız. Biz sizlerin yanındayız. Olmaya da devam edeceğiz. Çünkü siz, hakkınızı ve emeğinizi savunuyorsunuz. Başkalarının emeğinde gözünüz yok. Başkaları gibi kul hakkına göz dikmiyorsunuz. Kendi hakkınızı savunuyorsunuz” dedi. “Hükümet'in konuya duyarsızlığı ve ilgisizliğinin kabul edilebilir hiçbir açıklaması olamaz” diyen Kart, “KOP'un revize edilmesi projesi neden hayata geçirilmemektedir? Neden bu yönde çalışmalara başlatılmamaktadır? Bölgenin tarımsal üretimini 4-5'e katlayacak bu projeden birileri rahatsız mıdır? Teknik boyutuyla projenin hayata geçirilmesi mümkün müdür? Bu projenin hayata geçirilmesinin maliyeti nedir? Bu soruların ve konuların açıklığa kavuşturulması zorunluluğu vardır” dedi.
SULAMADA SORUNLAR YAŞANIYOR
İç Anadolu’da kırsal kesimlerde tarımsal sulamada büyük sorunların yaşandığına dikkat çeken Kart, “Trafoların bakım ve kontrollerindeki haksızlık ve mağduriyetler bir tarafa, çiftçi, tarımsal sulamadan kaynaklanan borçlarını ödeyemez haldedir. Özelleştirme sonucunda, 'çiftçi nasıl olsa bize mahkûm' anlayışıyla hareket eden dağıtım şirketleri, keyfi ve sorumsuz bir şekilde hareket etmekte, 'aşırı kâr' hırsıyla haksız kazanç sağlamaktadırlar. Sömürü çarkı çiftçiyi öğütmekte ve yok etmektedir. İç Anadolu çiftçisi bu sorunlarla uğraşırken, Devlet Su işleri (DSİ) tarafından 'kaçak kuyuların ruhsatlandırılması, ruhsatlı kuyuların güncellenmesi' adı altında sürdürülen çalışmalarda da çok büyük mağduriyetlere yol açılmaktadır. Böyle bir uygulama elbette kabul edilemez. Zira, DSİ’ nin kaçak işlemi yaptığı bu kuyulara MEDAŞ uzun yıllardan bu yana elektrik vermektedir. Vatandaş, devletin izniyle 30-40 bin TL harcama yaptığı kuyuyu, uzun yıllardan bu yana yine devletin kontrolü ve bilgisi dahilindekullanmaktadır. Bir diğer husus; kooperatif sahasında vatandaşın açtığı kuyuya, orada kooperatife ait kuyu”olduğu gerekçesiyle ruhsat verilmemektedir. Oysa, görünürde kuyu var, ancak faal durumdadeğildir. DSİ gerçeklerden ve arazi durumundan kopuk bir şekilde çalışmaktadır” diyerek sözlerini tamamladı.