Konyayı sevmek!

Recep Çınar

Atatürk stadı. Şimdiki adıyla Büyükşehir Belediye Atatürk stadı. Çocukluğumun, gençliğimin ve ömrümün yüzde 80’lerinin geçtiği, yenilerin deyimi ile spor kompleksi. Sarı Mehmetleri, Ali Büyükbayramları,  Çetin Taşpınarları, Muhtar Pekmirzaları,  Hamdi Yiğitleri, Nuri Eroğluları, Erol Küçükbakırcıları, Erdoğan Koçakları ve daha nice başarılı sporcuları tanıdığım, sevdiğim mekan. Zaman geldi sevinç, zaman geldi hüzün gözyaşları ile çimlerini ıslattığım eskilerin deyimi ile de top sahası.

İşte bu top sahası, yani stat bugünlerde altın tepsi içinde birilerine sunulmaya çalışılıyor. Oysa yüz binlerce Konyalı’nın yıllar içinde bir şekilde yolu burayla kesişmiştir. Taraftar olarak, futbolcu olarak, sporcu olarak ya da ulusal bayramların coşkusuna katılarak Atatürk Stadı’nın yolu tutulmuştur.
Şimdi stat üzerinden Konya’nın başkalaştırma operasyonu için düğmeye basıldı. Stadın yerini değiştirmek istenmesinin altında ne yazık ki Konyaspor ve spor sevgisi yatmıyor. Konyaspor üzerinden şehirsel rantın paylaşımı hesabı yapılıyor. Dolayısıyla Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Akyürek, yeni stadı ısrarla Batı’ya, yani Selçuklu ilçesi sınırlarına kondurmak istiyor.
Niye?
Atatürk stadı, büyük bir alışveriş merkezinin yakınlarına postalandığında o bölgede kapatılan arazilerin değeri katlanacak. Bölgedeki arsalar birer birer konut ya da alışveriş merkezlerine dönüştürülecek. Böylece milyarlarca dolarlık yeni rant yolları açılmış olacak.
Kime ya da kimlere?
Başkanı  ısrarla koltuğunda tutanlara ve tutmaya çalışanlara. Çünkü, dünya’nın neresine giderseniz gidin bütün yatırımlar “BATI”ya, yani güneş’in battığı yere doğru yapılır. Bakın dünya’nın, Türkiye’nin ya da Konya’nın “DOĞU”suna. Bir de gözünüzü “BATI”ya çevirin. Aradaki farkı net bir şekilde anlayabilirsiniz.
Atatürk Stadı’nın yeri değiştirildiğinde şehrin rant haritası da değişecektir. Konyaspor’a aktarılacağı söylenen kaynak stat üzerinde oynanan oyunla sadece taşeronların cebine girecek kaynağın yanında devede kulak bile olmayacaktır.
Aklın yolu bir.
Konya ve Konyasporlular için stad işi  son derece önemlidir. Atatürk stadı Konya’nın tarihidir, değeridir ve sigortasıdır. Bu değeri korumak her Konyalının tarihsel  sorumluluğudur. Ve en önemlisi ise amatörce yapılan branşları, yani güreş, tenis, boks, karate, yüzme, tekvando, halter, eskrim, jimnastik sporu yapan o gencecik, “ülkenin teminatı” dediğiniz çocukları ne yapacaksınız?  Atatürk stadı içerinde konuşlanan 50’ye yakın kulübün durumu ne olacak?
Yapılması düşünülen yeni stadın yeri her neresi olursa olsun, bugünkü yerinden daha güzel olamaz. Esas nokta budur. Konya Atatürk stadının yeri mükemmeldir. Yürüyerek gidip gelebiliyorsunuz. O yüzden başka bir yer aramaya hiç gerek yok. 20-30 bin kişiyi 15-20 kilometrelik mesafeye nasıl götüreceksiniz? Stada nasıl sokacaksınız? İki haftada bir maçın oynanacağı bir yerde insanlara maç saatini nasıl bekleteceksiniz?  Onbinlerce insanı hangi mekânlarda ağırlayacaksınız?
Amaç stad değil de,  birilerine “rant” sağlamaksa o başka.
Ama maç günleri yaşanacak kargaşanın hesabını daha iyi yapın. Maç günü kargaşadan etkilenecek, maça gelmemiş kişilerin haklarını nasıl koruyacağınızı da anlatın. İnsanların arabalarını nereye park edeceğinizi düşünün. Onca arabanın hangi yola sığacağını düşünün. Gelecek deplasman takımı taraftarlarının yol açacağı olayların nerelere varacağını iyi hesaplayın.
Ve her şeyden önemlisi oraya getirdiğiniz 20 binin üzerindeki insanı nasıl geri götüreceksiniz? Bunu çok iyi hesaplayın. Çünkü bir yere gelmekten daha önemlisi o yerden gitmektir. Hele söz konusu olan futbol maçıysa geliş daha uzun bir süreçtir. Gidiş ise hemen olması istenen bir durumdur. Yani, maçın bitiş düdüğü ile birlikte herkes biran önce evine gitmek için harekete geçecektir.  Binlerce insanı bir anda taşımayı “ahı” gitmiş “vahı” kalmış “kıytırık” tramvaylarla mı yapacağınızı sanıyorsunuz? 
Ortaya bir takım projeler atılıp duruyor. İnsanların iştahlarının kabartılmasının sebebinin Konyasporla falan hiçbir ilgisi yokmuş gibi geliyor bana. Aslında istenen şey, bugünkü stadın yerinden sağlanabilecek “rant”ın ta kendisi. Konya’nın en gözde yerleşim yeri olan Anıt civarındaki Atatürk stadının bugünkü fiyatını tespit edebilecek bir babayiğit var mıdır bilemiyorum? Aslında vardır da, o babayiğit söyleyebilecek kadar babayiğit midir ondan emin değilim.  Konu aslında bu kadar basittir. Stad oradan gidecek, birileri  hem eski hem de yeni stattan sebeplenecek!
Yani mevzu derin.
Son 2-3 yıldır stad konusunda bir oyun sahnelenmeye çalışılıyor. Oyun bir türlü sahne alamıyor ama sahnelemeye çalışanlar da bu sevdalarından bir türlü vazgeçemiyorlar. Her yıl başka bir maske ile karşımıza geçip işte stad, işte proje deyip insanların kafalarında soru işaretleri yaratmaya çalışıyorlar.
Yapılacak tek şey, Atatürk stadının elden geçirilerek, bazı yerlerinin yeniden yapılarak, kendi yerinde ihya edilmesidir. Atletizm pisti ile velodrom kaldırılarak, zemin biraz daha derinleştirilerek kapasite arttırılmalıdır. Otuz bin kişilik stad bu şehri bir asır daha sırtında taşır.
Burada Sayın Tahir Akyürek’e sorulması gereken soru şu; Konyalı sizden ne istiyor, siz Konyalıdan ne istiyorsunuz? Bunun cevabını samimi bir şekilde verirseniz, kamu vicdanını da rahatlatmış olursunuz.