Konyasporun durumu

Recep Çınar
p.MsoNormal, li.MsoNormal, div.MsoNormal { margin: 0cm 0cm 0.0001pt; font-size: 20pt; font-family: "Times New Roman"; }div.Section1 { page: Section1; } Maçı yerinde izlemekle ekranda izlemek arasında fark var elbette… Televizyondaki izlemenin  ardından yapılacak yorum güdük kalır, biliyorum ama mecburiyet…

Maça gidemedim, çıplak gözle izlemediğim bir maçı yorumlamam saygısızlık kabul edilirse eğer, gazetemizin gerçek sahipleri olan okuyucularımızdan ve taraftarlarımızdan peşinen özür dilerim…

Konyasporlu futbolcularının da benim gibi bir özür borcu var… Nedeni bizleri ve taraftarları kandırdıkları için… İstanbul Büyükşehir Belediyespor maçında oynuyormuş gibi yaptıkları, ama hiç oynamadıkları için…

Ziya Hoca’nın sahaya sürdüğü kadroyu elbette eleştirecek değilim… Belki ucu bizlere dokundu, ama kendi adına makul ve doğru oyuncu topluluğuyla yer aldı sahada…  Yeni transferler Tazemeta, Montana,  Dockal ve Peter ile rakip eksiltmeyi düşünen Ziya Doğan’ın tercihine elbette saygı duymak lazım… Ama, kaleye sırtı dönük oynama ve final vuruşlarını iyi yapan bir oyuncun yoksa, iyi niyette bir yere kadar… Oyuna sonradan giren İvan’ın bu yönde eksik kaldığını gördük bir kez daha…

Konyaspor’da aşılması gereken sorunlar var… Ama özellikle projektörü orta sahaya çevirmek lazım… Vasatı bile bulmayan İstanbul Büyükşehir takımına ikinci bölgede cirit attırmışsak, Emre Toraman’ın, Hakan’ın ve diğerlerinin durumunu gözden geçirmek gerekmez mi?

Kaçan net pozisyonları ve 1 golü var İstanbul Büyükşehir Belediyesporluların… Zaman zaman da oyunda üstünlükleri… İyi takım olduklarından mı? Elbette hayır? Kalabalık orta saha ile oynamaları ve Emre Toroman’a, Dockal’a, Montano’ya üstünlük sağlayıp, oyunu bizim sahamıza yıkma şansına ulaşmalarından… Golü organize bir pozisyondan değil, ölü toptan yediğimiz her ne kadar gerçek ise bunun öncesine de bakmak lazım… Ve bu pozisyonlardaki adam paylaşımına da… Daha önceki örneklerini de göz önünde bulundurarak…  Gaziantepspor maçı bir kenara, heyecan verici, ama gerçekçi bir oyun ve oyuncu tercihi yok bu takımın…

Zaten esas sorun da o…

Bu sorunu da çözecek tek isim Ziya Hoca… Ziya Hoca’yı seviyorum, ama Konyaspor’u daha çok… Duygusallık bir kenara, Konyaspor, İstanbul Büyükşehir Belediyespor maçında deve gibiydi… Hiçbir tarafı doğru değildi… Hiçbir tarafı doğru olmadığı için de vasatın üzerine çıkmayan İstanbul Büyükşehir Belediyespor’a beyaz bayrağı çeken taraf oldu…

Kısacası, Konyaspor sahada ne yaptığını bilmez bir görüntü verdi… Bunun sonucunda da 90 dakika boyunca tek bir organize pozisyon bile üretmeden Ali Sami Yen’de İstanbul ekibine yenilmekten kurtulamadı… Bu yenilgide sahada yanlış duran, yüreklerini ortaya koymayan futbolcuların payı ne kadar büyükse, Gaziantepspor maçındaki oyunu göklere çıkartan yöneticilerin ve bizlerin de payı büyük…

Aksini iddia eden çarpılır…

***

Yazımı Süleyman Demirel ile ilgili bir anekdotla noktalıyorum…

Bir gazeteci Demirel’e sorar…

“Sayın Demirel, Türkiye’nin durumunu tek kelimeyle özetler misiniz?”

Demirel, “İyi” der…

Herkes şaşırır…

Çünkü hiçbir şey yolunda değildir…

Ve devam eder…

“Ama iki kelimeyle özetlememi isterseniz, iyi değil”…

Konyaspor’un durumu mu?

Bazılarına göre iyi…

Bazılarına göre iyi değil…