Konyasporda ki acı gerçekler

Recep Çınar
Konyaspor’da futbolcuların hafta içinde antrenmanlara çıkmamalarını farklı farklı yorumlayanlar var…
“Danışıklı dövüş” diyen de var, “Organize işler” diyen de…
Ben demiyorum…
Şehirde konuşulanlar bunlar…
İşin içerisinde de Bahattin Karapınar’ın, Mustafa Eraydın’ın ve Osman Özdemir’in olduğu söyleniyor…
Kartal maçı ve Genel Kurul öncesi yangın çıkarmak, şehrin ileri gelenlerinin dikkatini çekmek ve kamuoyu oluşturmak için organize yapılmış bir eylem diye fısıldanmış kulaklara…
Doğru mudur?
Bilemem…
Abartılıyor mu?
Onu da bilemem…
Ama, ateş varsa ve duman da çıkıyorsa, öküz altına buzağı aramamak olur mu?
Umarım doğru değildir…
Futbolcuların emeklerine, alınterlerine, haklı isyanlarına sonuna kadar katılıyorum…
Sadece birilerinin gazına gelerek, böyle bir eyleme alet olmuşlar ise ona üzülürüm…
Kendilerini kullandırmamalıydılar…
Ve…
Bırakın eylemi, ömür boyu greve de gitseler, Konya’da yaprak kıpırdamaz…
Neden mi?
Konyalılara Konyaspor’u terk ettirdi Bahattin Karapınar…
İnsanlar Konyaspor’u “cüzzam”lı gibi görüyorsa, bunun müsebbibi mevcut başkandan başkası değil…
Onun içindir ki, eylem yapmak, greve gitmek, isyan ya da yangın çıkarmak, sadece ve sadece futbolculara  zarar verir, onların saygınlığı yara alır…
Çünkü, biz bu filmi daha önce de gördük…
Sonuç mu?
Sıfıra sıfır, elde var sıfır.
xxx 
GENEL KURUL VE BAŞKANLIK
Konyaspor’un içerisinde bulunduğu şu durumda Ali’den ya da Veli’den başkan olmaz diye düşünenlerden değilim… Eğer aradığınız, bir Mehmet Oktut veya Mehmet Köseoğlu değilse…
Ya da Ömer Atiker…
Şu da bir gerçek ki, Konyaspor’da Başkanın ve yönetimin kim olacağına Konyaspor Genel Kurulu değil, Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Akyürek karar verecek…
Çünkü, Bahattin Karapınar tarafından “enkaz”a dönüştürülmüş Konyaspor’a kimse talip olmayı göze almaz,  alamaz…
Tahir Başkanın desteği olmadan, kimse bu işe soyunmaz, soyunamaz…
30-40 trilyona yakın borcu olan, futbolcusunun transfer taksitini ödemeyen ve aylardır çalışanların maaşını veremeyen Konyaspor’u kimse sırtlamaz, sırtlayamaz…
Kulübe bu aşamada destek verilecekse, projektörleri sadece Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Akyürek’e çevirmek, onu kurtarıcı gibi görmek de, yanlış…
Bu şehrin ileri gelenleri, kanaat önderleri, siyasileri de ellerini taşın altına sokmaya mecburlardır…
Duydunuz mu, ya da okudun mu bilmiyorum… Hüsnü Özkara Elazığspor ile anlaştı… Özkara’nın imza töreninde kimler bulunmuş biliyor musunuz? Elazığ Valisi, Elazığ Belediye Başkanı ve Elazığ Ticaret Odası Başkanı…
Fazla söze gerek var mı?
Aidiyetlik duygusu bu olsa gerek.
xxx
KARTALSPOR MAÇI
Bu maç öncesi bir senaryo yazıldı ve sahneye konuldu…
İyi mi oldu, kötü mü?
Bilemem…
Ben meselenin teknik tarafına bakarım…
Osman Özdemir, mevcut oyuncu grubundan en iyi verimi almaya çalışıyor olabilir…
Hoş, tercih şansı da yok…
Ama…
Sistemi değiştirme konusunda şansı var…
Kaotik ortamı fırsata çevirmek ve sonuca gitmek için arazi vitesine takan Konyasporlu oyuncuların, öne geçme arzusu çokta işe yaramadı…
Özellikle de gömülü oynayan rakibi ısrarla göbekten delme arayışını anlamak mümkün değil… Futbolda yazılı olmayan kural bellidir, göbekten sonuç alamıyorsan ya da bu sisteme uygun oyuncuların yoksa, kenarlara ineceksin…
Hele de yüzü kaleye dönük oynayan bir santraforun  yoksa…
O zaman Robak’ı kullanacaksın…
Hem de ısrarla…
Başka da gol atma şansın yok…
Sağ çizgide Hakan ve Gökhan Emreciksin, sol çizgide Muhammet ve Ali Dere, topla dripling yapma yerine, çizgiye inip bol bol orta yapmalılar ki, Robak iş yapsın…
Başka türlü gol atamaz Robak…
Çünkü, Polonyalı oyuncu yüzü kaleyi dönük, oyuncu eksiltebilen bir oyuncu tipi değil…
Hele de bu sistemin oyuncusu hiç değil…
Oyunun geneline baktığımızda, zaman zaman ataklar geliştirdi Konyaspor…
Onu da rakip müsaade ettiği için…
Umarım, Denizlispor maçında da aynı sistemi uygulamaz Osman Özdemir.