Konyaspor köşeyi döndü

.

Konyaspor, herkesin ‘ya kazanılacak ya da kazanılacak’ dediği bir maçı kazanarak, ilk ikiyi hedef edinen Elazığspor, Akhisar Belediye, Kasımpaşa ve son iç saha galibiyetiyle Çaykur Rizespor’dan kopmamış oldu.

Yani önümüzdeki oynanacak altı maçın adeta köşe maçıydı ve köşe dönüldü. Maç kolay kazanılmadı, bakıldığında Boluspor bizden daha etkili olduğu ancak değerlendiremediği pozisyon sayısı bizden daha fazla, fakat bizimde penaltı dahil ölü top ustalığımız bize önemli bir deplasmanı üç puanla kapatmamıza neden oldu.

Aslında rakip Boluspor tarafından bakarsanız maçın galibi orta hakem Hüseyin Sabancı. Bolu basını alev alev. Hakem Sabancı’nın gözlerine kara bant çekmiş, söylemediğini bırakmamışlar ve takdir haklarını güya hep Konyaspor’dan yana kullanmış.

Mesela penaltı uydurukmuş, Ferhat Kiraz’ın atılması haksızmış falan filan. Öncelikle penaltımız buz gibi penaltıydı. Hakem Veli’yi karşıdan görüyordu ve topu elle oynadığını gördü, kaldı ki Veli’de itiraz etmedi.

İkinci gol ise Gökhan’ın ön direğe çok etkili kesmesini Recep diğer maçlardaki gibi kaçırmadı net bir kafa vuruşuyla skoru belirledi, bu nedenle hiç kimse alınan bu galibiyete söz edemez.

Konyaspor bu maça uzun zamandan beri oynamayan Ertuğrulu’da ilk onbirde yer vererek orta sahada daha etkin olmak istedi, oldu da, zira Ertuğrul altmış dakikalık sürede topun bizde daha fazla kalmasını sağlarken hücuma çıkışlarda Serkan ona eşlik etti, yani deplasman maçlarında takım savunmasına topu daha fazla kendimizde tutarak yeni bir boyut kazandırmış olduk,

60’larda  Ertuğrul oyundan kopmaya başlamıştı, Recep ile değişme zamanlaması yerindeydi. Keza Serbay’ın da sağ tarafa bir hareketlilik getirdiği aşikardı aslında. Serbay özellikle deplasmanlarda kullanılabilecek süratli bir oyuncu zaman zaman yararlanmak gerekir. 

Konyaspor önemli bir köşeyi döndü,  her şey bitti mi? Tabi ki hayır. Önümüzde oynanmamış beş maç, yani beş has köşe daha var ve özellikle iç sahadaki maçlar zor. İlk ikiye oynayan beş takımında yarım puan kaybetmeye tahammülleri yok, bu da özellikle iç sahadaki maçlarda ekstra baskı demek. Artı bizim tek dezavantajımız da bu baskı.  Nedenlerini biliyorsunuz, genç kadro, iç saha galip gelme zorunluluğu ve bu beş takımdan kopmama psikolojisi.

Hangi takım bu baskıyı kaldırabilecek tecrübeli kadroya sahipse buradan ilk ikiden çıkar, aksi halde iç saha maçları her takımın korkulu rüyası olur.

İşte Akhisarspor Buca’ya yenildi, yara aldı ve bu hafta sonu bize geliyor.  Bu maçın her iki takım açısından önemini gelin siz tahmin edin. Bu maç zor değil zor ötesi geçmeye namzet, ancak böyle maçlara daha çok tanık olacağız. İnşallah gülen taraf biz oluruz da bir köşeyi daha bertaraf ederiz.

Haydi hayırlısı.

 

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Yazarlar Haberleri