Konyalı Bir Hakk Dostu: Halis Efendi

.

Geçen hafta Perşembe günü bir Allah dostu olan Halis Kestane Efendi Hakk'ın rahmetine kavuştu. Kuşkusuz milletler yetiştirdiği büyük insanlarla millet olurlar, kimlik kazanırlar; toprakda üzerinde taşıdığı büyük insanların maddi ve manevi değerleriyle vatan olur. Bu durumu mikro bağlamda ele alığımız zaman şehirler içinde geçerli olduğunu söyleyebiliriz. Şehirlerde üzerinde taşıdığı değerlerle kimlik kazanır. Koca pir eşittir Konya algısı bundan dolayıdır. Bu değerler şehirlerin maddi manevi herşeyleridir. İşte halefleri Ladikli Ahmed Efendi gibi Konya’ya değer katan ancak çok bilinmeyen bir gönül insanı da Halis Kestane amcadır. Onun kısaca hayatını tanıtmak ve bu yaşamdan kısa kesitler sunmak hatta bu tassavvuf insanın gönül penceresinden ışık saçmanın bir borç olduğunu düşünüyorum.
Halis Kestane amca şimdiki Güneysınır'da dünyaya gelip yaklaşık yirmi beşyıl burada çobanlık yapmıştır. Daha sonra 1970'lerde Konya'ya gelip un değirmeninde işci olarak çalışmıştır. Bu kaba taslak hayatından da anlaşıldığı gibi kendisi ümmidir. Herhangi bir mederese veya Fakültede dini eğitim almamıştır. Ancak kendisi ve çeveresinin aktardıklarına göre, Karasınır'da çobanlık yaparken kendisinde farklı haller tezahür etmiştir. Bununla beraber eğer bir tanımlama yapmak gerekirse onun hayatında 1985'li yıllar önemli değişikliklere yol açmıştır. Ancak önceki hayatında da sonraki hayatındada dikat çeken şey onun sakin, sabırlı, kanaatkar ve bütün bunlardan daha önemlisi kul hakkına ve aldığı paranın helal olmasını özen gösteren bir insan hassasiyeti dikkat çeker. Bu kişilik değerleri İslamla ve özellikle tasavvufla bütünleşerek karşımıza Konya'nın manevi erenlerinden biri olan Halis Efendiyi ortaya çıkardığı anlaşılıyor. Zira O, emekli olmadan kısa süre önce Nakşi silsilesinden Mahmud Sami Ramazanoğlu ve onun halefi Musa Efendiye müntesip olup, burada eğitimine ve hizmetlerine devam etti. Hatta onun manevi dünyasının inşasında Konyamızın manevi önderlerinden Hulisi Baybal hocamızında bulunduğunu söyleyebilirim. Halis efendi bu süreçde bir tarafdan seyr ü sülkde mesafe alırken bir taraftanda öğrencilerine sohbetler ve kalp gözü ile gördüğü şeyleri aktararak onların tasavvufi eğitiminde önemli katkılar sağlıyordu. Ayrıca komşuluk dönemimizde çevredeki fakir fukaranın erzak ve yakacaklarının giderilmesi noktasındaki çabaları ve didinmeleri hala gözümün önünde canlanmaktadır. Hatta öyle bir hali vardıki kış günlerinde yiyecek bulamayan sokak hayvanlarından etkilenir ve onlar için sokak başlarına ekmek kırınıtıları kordu.
Hulasa kişisel olarak bu karmaşık gündelik hayyatta, kapitalliğin, bencilliğin, sınırsız doyumsuzluğun pirim yaptığı bu dönemde hatta bunların temel ilkeler olarak müslümanların iliklerine kadar işlendiği bu dönemde bu gönül erinin hayatından alacağımız çok dersler vardır. Bu dersler ise sağlam bir iman, derin bir tefekkür ve zikir ayrıca, nefsi terbiye, kanaat, sabır, kişi hakkı ve hukuku gibi sıfatlar ve değerlerdir. Bunlar unuttuğumuz fakat gıbta ettiğimiz Halis Efendiyi şekillendiren unsurlardır. Benzer şekilde bu şehre hem hayatlarında hemde öldükden sonra değer katan bu manevi değerleri yaşatmaya hatta öğretilerini daha canlı kılacak faaliyetler içinde bulunulmalıdır. Bunlara dönük projeler geliştirmelidir.
Allah Rahmet Eylesin

Yorum Yap
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar (1)
Yükleniyor ...
Yükleme hatalı.

Yazarlar Haberleri