Türkiye Yazarlar Birliği (TYB) Konya Şubesinin kültürel faaliyetleri devam ediyor. Türkiye Yazarlar Birliği Konya Şubesi’nde bu hafta ‘Kuvâ-yı Milliye ve Milli Mücadelede Konya’ konuşuldu. Yrd. Doç. Dr. Caner Arabacı’nın konuşmacı olarak katıldığı konferansa TYB Konya Şube Başkanı Ahmet Köseoğlu, Aydınlar Ocağı Başkanı Mustafa Güçlü, Selçuk Üniversitesi Sanat Tarihi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Haşim Karpuz ve çok sayıda davetli katıldı. Konferansta Kuvâ-yı Milliye döneminin Konya’sını yansıtan gazete örnekleri de sergilenerek, döneme ışık tutuldu. Konferans öncesi Meddah-ı Fâkir Yusuf Duru tarafından sunulan gösteri büyük beğeni topladı. Yrd. Doç. Dr. Caner Arabacı konuşmasında, tarihte Türklerin, tarih yapan, devlet kuran, medeniyeti geliştiren, bölgesinde barışı tesis eden bir millet olduğuna dikkat çekti.
YAKIN TARİHİMİZİ TAM OLARAK BİLMİYORUZ
Selçuklu, Osmanlı gibi geçmiş tarihimizi son derece iyi bildiğimiz halde, yakın tarihimizin çok iyi bilinmediğini dile getiren Arabacı, “Geçmiş binlerce yıllık tarihimizi çok iyi bildiğimiz halde, yakın tarihimiz olan 90 yıllık süreci tam olarak bilmiyoruz. Tarihçiler arasında bile görüş ayrılığı var. Hiçbiri birbirinin dediğini kabullenmiyor. Mesela Demirci Mehmet Efe, Kurtuluş Savaşında Mustafa Kemal’in yanında savaşmış. Yüzbaşı rütbesi verilmiş ve ölünceye kadar emekli maaşı bağlanmış. Ancak bu kişi öldürülüyor. Kimse neden öldürüldüğünü sorgulamıyor. Yine Kurtuluş Savaşı ne zaman başladı, tarihçilere göre bu da meçhul. 19 Mayıs’ta mı, İzmir işgaliyle mi, Hasan Tahsin’in ilk kurşunuyla mı yoksa Dörtyol’da mı? Karışık bir durum. Öncelikle bizim yakın tarihimizde gerçekleri saklamadan öğrenmemiz gerekiyor” dedi.
KUVÂ-YI MİLLİYE HALK HAREKETİDİR
Caner Arabacı, Kuvâ-yı Milliye’nin düşmana karşı halkın içinden oluşmuş silahlı bir güç olduğunu ifade etti. Kuvâ-yı Milliye’nin kurulmasının asıl amacının Osmanlı ordusunun savaşta dağılması nedeniyle sivil halk tarafından kurulduğun anlatan Arabacı, “Osmanlı Devleti’nin 1. Dünya Harbi’nde 3 milyon askeri vardı. Ama bu ordu doğru kullanılmadı. Bunun nedeni ordunun alman subayları tarafından idare edilmesiydi. Filistin’de kanal cephesine savaşta 25 bin asker gönderdik. Fakat Galiçya ve Makedonya’ya 100 bin asker yolladık. Bu içler acısı bir durumdur. İşte ordu bu şekilde dağıldı ve ülke savunmasız kaldı. Her tarafta işgaller başlaması üzerine, halk kendini savunmak için silahlı direniş örgütleri kurdu” dedi. Osmanlı Devleti’nin de savaşın kaybedilmesine karşı Anadolu içinde silah depoları kurduğunu aktaran Arabacı, böylece devletin işgallere karşı direniş için şimdiki Kuvâ-i Milliye gibi bir örgüt kurmak için B planını oluşturduğunu söyledi.
KONYA MİLLİ MÜCADELEYE TAM DESTEK VERMİŞTİR
Kurtuluş Savaşı döneminde Konya’nın Milli Mücadele’nin yanında yer aldığını anlatan Caner Arabacı, “Her yerde olduğu gibi Konya’da da Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti ve Kuvâ-i Milliye kuruluyor. İtalyan işgali sırasında halk İtalyanlara karşı soğuk davranırken, işgal kuvvetleri şehrin tamamını işgal edemiyor. İzmir işgali ise direnişi kuvvetlendiriyor” dedi. İzmir işgali’nin Konya’da Milli Mücadeleyi tam manasıyla ateşlediğine işaret eden Arabacı, “İzmir’in işgali tüm yurtta olduğu gibi Konya’da son derece tesir etti. Dönemin gazeteleri Babalık ve Öğüt işgalle ilgili ücretsiz ek çıkarmaya başladı. Şimdiki Muhacir Pazarının olduğu yerde bulunan Kuvâ-yı Milliye, gazetelerin dağıtılmasını sağladı. Hatta bir aralık Öğüt matbaası İtalyanlar tarafından basılmış ve gazete Muhacir Pazarının yanında bulunan Söylemez Baba Türbesi’ne taşınmıştır. Şehrin ileri geleni Sivaslı Ali Kemalî gibi Milli Mücadele aydınları halkı aydınlatıcı konuşmalar yapmıştır. Bu aydınlar sayesinde Delibaş isyanına Konya destek vermemiştir” diye konuştu.
HASAN AYHAN