TOBB Başkan Yardımcısı Selçuk Öztürk, Hürmüz Boğazı'ndaki gelişmeleri değerlendirdi
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkan Yardımcısı ve Konya Ticaret Odası (KTO) Başkanı Selçuk Öztürk, Hürmüz Boğazı'nda yaşananların tüm dünya ekonomisini etkilediğini belirtti.
Öztürk, Girişimci İşadamları Vakfı Konya Şubesi Konferans Salonu'nda düzenlenen "Girişimci Buluşmaları"nda, "İran-ABD Savaşı ve Hürmüz Boğazı'nda Yaşanan Kaosun Ülke Ekonomisi ve Siyasetine Etkileri" konulu panelde, dünya ekonomisinin zaman zaman büyük krizlerden geçtiğini en son pandemi döneminin ardından yavaş yavaş toparlanmaya başlarken Rusya-Ukrayna savaşının çıktığını hatırlattı.
İsrail'in başta Filistin olmak üzere bölgeye yaptığı zulme ABD'nin ortak olduğunu ifade eden Öztürk, "Dünya çok daha ağır bir krizle karşılaştı. Rusya-Ukrayna krizi daha çok bizim bölgeyi, Avrupa ülkelerini etkilerken, Hürmüz Boğazı tüm dünyayı etkiledi" dedi.
Hürmüz Boğazı krizinden önce, Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinin Türkiye'ye maliyetinin yaklaşık 120-130 milyar dolar olduğunu hatırlatan Öztürk, geçen yıl 90-100 milyar dolarının ödendiğini, 2026'da da 10-15 milyar dolarlık daha deprem yükü olduğunu, 2027'de 5-10 milyar dolarlık ödemenin ardından 2028'de depremin Türkiye ekonomisi üzerindeki yükünün biteceğini anlattı.
Öztürk, yürütülen ekonomi politikaları neticesinde 2026'nın ilk yarısının sonunda ekonomik olarak rahat bir ortama gidileceği öngörülürken Hürmüz Boğazı krizinin başladığını ifade ederek, "Türkiye'de 65 dolar olan petrol, şu anda hala 100 doların üzerinde seyrediyor. Petrol fiyatının bize etkisi ne? Bütçe yaparken Türkiye Cumhuriyeti Devleti petrolün ortalama fiyatını 65 dolar kabul etmişti. 65 dolardan 105 dolara çıktığında varil fiyatı başına 40 dolar ödeme yapıyorsunuz. Türkiye de yaklaşık yıllık 40-50 milyar dolarlık petrol ithalatı yaptığı için yüzde 40 arttığını varsayarsanız, yaklaşık 20 milyar dolarlık otomatik bir yükle karşı karşıya kaldık." diye konuştu.
HÜRMÜZ BOĞAZI KRİZİ SÜRÜYOR
Bu yılın geçen yıla göre girişimcilik ve ihracat alanlarında daha zor olacağını dile getiren Öztürk, yağışların ülke ekonomisine olumlu yansıyacağını ancak 2026 beklentilerinin Hürmüz Boğazı krizi bitinceye kadar erteleneceğini söyledi.
Hürmüz Boğazı'ndaki kriz bitse de ekonomik sonuçlarının hemen bitmeyeceğini belirten Öztürk, şunları kaydetti: "Çok büyük bir teşvik paketi hazırlanıyor. Bu teşvik paketinde bizlerle ilgili çalışmalar da var, ihracat yapan firmalarla ilgili. Bir de uluslararası firmalara yönelik olarak çok büyük bir teşvik paketi var. Bu teşvik paketinin de doğru olduğuna inanıyorum. Bakıyorum bazen 'Niye yabancıya var bize yok' gibi yaklaşılıyor. Öyle yaklaşmamak lazım. Son 15 seneye kadar uluslararası büyük şirketlerin bu bölgesel merkezi hep İstanbul'du. Dünyada ne kadar büyük uluslararası şirket varsa Balkanlar, Arap coğrafyası, İslam coğrafyası ve Orta Asya coğrafyasının bağlı olduğu birimler Türkiye'deydi. Daha sonra bu merkezler çok büyük vergi avantajları nedeniyle Dubai'ye geçti. Son olaylardan sonra bu şirketler bir yer arıyor. Türkiye, oradaki şirketlerin bölgesel merkezlerini tekrar İstanbul'a kazandırmak için bir hamle yapıyor."