ABD-İran gerilimiyle birlikte altın fiyatlarında ciddi bir düşüş yaşandı. Bu düşüşü fırsat olarak değerlendiren Konyalı vatandaşlar ise kendilerini güvenceye almak adına kuyumculara akın etti. Kuyumcuların, “altın yok” dediklerini ifade eden Konyalılar, altın stoku yapıldığını iddia etti. Bu iddialar üzerine Tarihi Bedesten Çarşısında bulunan Sarraf Başak Kuyumculuk çalışanı Mehmet Ali Gökmen, son dönemdeki fiyat hareketliliklerini ve piyasadaki arz-talep dengesinden bahsetti. Altın fiyatlarındaki son dalgalanmaları değerlendiren Mehmet Ali Gökmen, düşüşün temel kaynağının yerel değil, küresel parametreler olduğunun altını çizdi. Vatandaşların kendileri hakkında yanlış iddialarda bulunduğunu ifade eden Gökmen, altını ellerinde tutmanın kendilerine hiçbir şey kazandırmadığını belirtti.
KISA VADEDE 4 BİN 250 BANDI BEKLENTİSİ
Türkiye’de ekonomik süreçlerin ve dünya genelindeki gerilimin piyasalar üzerinde baskı oluşturduğunu belirten Gökmen, “Altın düşüşü, ülkemizdeki ekonomik krizlerin etkilenmesiyle birlikte bir gerilim hattı oluşturmaya başladı. Ancak bu düşüşün asıl sebebi, uluslararası piyasalarda ons altının gerilemesi ve faiz politikalarındaki gevşemedir. Mevcut değerlendirmelerimiz ışığında, kısa vadede ons bazında 4 bin 250 bandına kadar bir geri çekilme öngörüyoruz. Bu bir düzeltme hareketidir. Fakat vatandaşımız şunu iyi bilsin ki; önümüzdeki günlerde ve özellikle uzun vadeli projeksiyonda altının yönü her zaman olduğu gibi yine yukarıya doğru olacaktır” diye konuştu.
‘ALTIN MEYVE SEBZE GİBİ DEĞİLDİR, KÜRESEL BİR DEĞERDİR’
Piyasadaki fiyat algısı ve altının diğer tüketim kalemleriyle kıyaslanması konusuna da açıklık getiren Mehmet Ali Gökmen, altının kendine has bir doğası olduğunu dile getirdi. Altının düşmesi veya yükselmesinin aslında meyve sebze fiyatlarıyla doğrudan bir korelasyonu olmadığına vurgu yapan Mehmet Ali Gökmen, sözlerini şu cümlelerle sürdürdü: “Altın tamamen ülkelerarası, uluslararası bir piyasada geçerli olan stratejik bir madendir. Yani altınla herhangi bir gıda ürününü kıyaslayamayız. Bu yüzden meyve sebze artarken altının düşmesi anormal bir durum değildir. Vatandaş bunu çok soruyor meyve sebze fiyatı artıyor ama altın düşüyor bir problem var diyor ancak altınla meyve sebzenin alakası yok. Meyve sebzeyi ilgilendiren konu petroldür. Altının kendi küresel matematiği vardır ve dünya piyasaları ne derse o yöne evrilir.”
‘STOK YAPMIYORUZ’
Konyalı vatandaşlar arasında kulaktan kulağa yayılan “Sarraflar altın satmıyor, altın kalmadı” iddialarına da net cevap veren Gökmen, durumun tamamen yoğun taleple ilgili teknik bir süreç olduğunu ifade etti. Bayram tatilleri ve arife günlerinin getirdiği yoğunluğun stokları erittiğine değinen Gökmen, “Aslında burada vatandaşı kandırmamız veya altının piyasada bulunmaması gibi bir durum tamamen hayal ürünüdür. Altın herkesin elinde var. Ancak yoğun talep nedeniyle darphaneler üretim hızını yetiştiremiyor. Altın stoku yapmıyoruz. Türkiye genelinde bir yoğunluk söz konusu. Örnek vermem gerekirse; biz firma olarak 30 kilo sipariş veriyoruz, ancak üretim yoğunluğu nedeniyle elimize 1 kilo ulaşıyor. Bu da ister istemez vitrinlerimize yansıyor, 'yok' denilen şey aslında o anki fiziki stoktur. Darphanelerimiz çalışıyor, altın var; sadece talebin hızı üretimin önüne geçmiş durumda” ifadelerini kullandı.
‘ALTIN SATMAK BİZİM İŞİMİZE GELİR’
Altın fiyatlarının kaderinin büyük ölçüde küresel siyasi gelişmelere bağlı olduğunu kaydeden Gökmen, ABD-İran gerilimi gibi sıcak çatışma ortamlarının piyasayı doğrudan etkilediğini söyledi. Amerika’dan gelen her açıklamanın ve faiz kararlarının altını şekillendirdiğini vurgulayan Mehmet Ali Gökmen, sözlerini şu ifadelerle noktaladı: “Bu piyasa büyük ölçüde Amerika’nın elinde diyebiliriz. Oradan gelecek bir açıklama veya patlak verecek bir savaş, altını anında etkiliyor. ABD-İran gerilimi kısa vadede bir yükseliş getirdi ancak sonra bir geri çekilme yaşandı. Ekonomik krizler ve savaşlar sürdüğü müddetçe, altın güvenli liman olma özelliğini kaybetmez. İnsanlarımız 'sarraflar altın yükselecek diye satmıyor' diye düşünmesinler. Bizim işimiz sirkülasyondur. Altını kasada tutmak bize kazandırmaz, biz sattıkça ve o çark döndükçe para kazanırız. Altın satmak bizim işimize gelir, tutmak ise hiçbir menfaat sağlamaz. Uzun vadede yön yukarı, yatırımcı sakin kalmalı.”