Konya'da Saadet Partisi ve AGD'den eylem

Saadet Partisi Konya İl Başkanı Mehmet Demirel, Anadolu Gençlik Derneği'nin düzenlediği basın açıklamasında, Sumud Filosuna yapılan müdahaleyi protesto etti.

Saadet Partisi Konya İl Başkanı Mehmet Demirel, Anadolu Gençlik Derneği (AGD) Konya Şubesi tarafından düzenlenen basın açıklamasına katıldı. “Sumud Filosuna Yapılan Terörist Müdahaleyi Protesto Ediyoruz” başlığıyla gerçekleştirilen açıklamada, yaşanan olaylara tepki gösterildi.

AGD konya Şubesi Başkanı Durmuş Ali Kara'nın yer aldığı programa vatandaşlar büyük ilgi gösterdi.

AGD Konya Şubesi tarafından organize edilen programda, Sumud Filosuna yönelik müdahalenin kabul edilemez olduğu ifade edilirken, uluslararası sularda yaşanan gelişmelerin hukuk ve insan hakları açısından değerlendirilmesi gerektiği vurgulandı.

TEPKİLER DİLE GETİRİLDİ, DUALAR EDİLDİ

Programa katılan Saadet Partisi Konya İl Başkanı Mehmet Demirel de yaptığı değerlendirmede, benzer olayların tekrarlanmaması temennisinde bulundu.
Basın açıklamasına katılanlar, yaşanan müdahaleye karşı tepkilerini dile getirerek dayanışma mesajı verdi.

Programda eğitimci ve ilahiyatçı Bekir Tekkaymaz eşliğinde dua edildi.

'SUMUD KARARLILIK DEMEKTİR'

AGD Konya Şube Başkan Danışmanı Tekin Arıkan ise, şu görüşleri dile getirdi:"Gazze’ye insani yardım taşıyan ,Filistin için Adalet inancıyla yola çıkan 2.Sumud Filosuna yapılan müdahale, korsanlığın ve barbarlığın uluslararası hukuk kisvesi altında açıkça sergilendiği bir utanç vesikasıdır. Gemide silah yoktu, savaş yoktu; çocuklar için ilaç, kadınlar için gıda, yaralılar için umut vardı. İsrail bu saldırıyla bir kez daha ne kadar korkak ve ne kadar zalim olduğunu ilan etmiştir.Sumud kararlık demektir. Biz Amerika ve İsrail zalimlerinin karşısında durmaya kararlıyız. Biz Allah ve Resulüne verdiğimiz sözde müslümanlar ile aynı safta omuz omuza olmakta kararlıyız. Biz Hz Ali gibi hayberi Size yeniden yaşatmakta kararlıyız. Biz yeniden adil bir dünya kurmakta kararlıyız. Biz biliyoruz ki Kudüs ümmete kan pompalayan kalp gibidir. O durursa ümmet ölür.Biz bütün kanımızı Mescidi Aksa için vermekte kararlıyız. Ancak bu umut yolculuğu, uluslararası sularda, hiçbir meşruiyeti ve hukuki dayanağı olmayan bir müdahale ile kesintiye uğratılmıştır. Savaş gemileri, insansız hava araçları ve silahlı unsurlar eşliğinde gerçekleştirilen bu kuşatma; yalnızca yardım gemilerini değil, insan onurunu, merhameti ve uluslararası hukukun temel ilkelerini hedef almıştır. Sivil insanların bulunduğu, tek amacı yardım ulaştırmak olan gemilerin tehdit edilmesi, kuşatılması ve alıkonulması; çağımız adına utanç verici bir tabloyu gözler önüne sermektedir."

'SİZ ÖLDÜRDÜKÇE BİZ DİRİLECEĞİZ'

Zulme başkaldırmak gerektiğini dile getiren Arıkan, "Ama herkes şunu bilmelidir: Bu mücadele bir yardım kampanyası değil, tüm dünyanın zulme başkaldırısıdır! Bugün Gazze’ye ulaşmaya çalışan gemiler, sadece yük taşımaz; ahlâk taşır, izzet taşır, onur taşır, bir duruşu temsil eder. İşte bu yüzden hedef alınmaktadırlar. Çünkü Sumud, bir mazlumun duasına cevap olmaktı. Çünkü Sumud, dünyanın susmadığını haykırmaktı. Ve şimdi bu sesi susturmaya çalışanlara karşı biz Anadolu Gençlik Derneği olarak açıkça ilan ediyoruz: Siz öldürdükçe biz dirileceğiz! Siz saldırdıkça biz daha çok kenetleneceğiz! Siz engelledikçe biz daha çok yollara düşeceğiz!
İsrail şunu iyi bilsin: Artık korku silahınız işe yaramıyor. Artık tehditleriniz Müslümanlara geri adım attıramıyor. Çünkü bu ümmet, şehitlerden aldığı ilhamla yaşıyor" diye konuştu.

'HUKUKA SALDIRI'

Arıkan sözlerini şöyle tamamladı: 2. Sumud Filosuna saldırmanız, Kudüs sevdasını yüreğimizden sökemez. Gazze için attığımız her adım, sizin sonunuzu getirecek dualarla örülüyor. 2.Sumud Filosu’na yönelik bu müdahale, yalnızca bir yardım girişimine değil; merhamete, hukuka ve insan vicdanına yönelmiş açık bir saldırıdır. Bu eylem, denizlerin özgürlüğünü, uluslararası hukukun bağlayıcılığını ve insani değerlerin evrenselliğini hiçe sayan bir anlayışın ürünüdür. Bugün yaşananlar, tesadüfi bir gelişme değil; uzun süredir devam eden cezasızlığın, sessizliğin ve uluslararası toplumun yeterince güçlü tepki vermemesinin bir sonucudur. Açlığa, susuzluğa ve yokluğa mahkûm edilen bir halka yardım elini uzatan vicdan sahibi insanların silahla karşılık görmesi, zulmün hangi boyutlara ulaştığını açıkça göstermektedir. İçerisinde farklı ülkelerden aktivistlerin, gazetecilerin ve gönüllülerin bulunduğu bu sivil yardım filosuna yönelik müdahale; yalnızca belirli bir topluluğu değil, tüm insanlığı ilgilendiren bir hukuk ve vicdan meselesidir. Bu nedenle sessizlik, tarafsızlık değil; adaletsizlik karşısında edilgen bir kabulleniş anlamına gelecektir. Buradan açıkça ifade ediyoruz: Gazze yalnız değildir. Mazlumların yanında duran hiçbir vicdan susturulamayacaktır. Denizlerde kurulan ablukalar, hakikatin önüne geçemeyecek; insanlık onurunu savunanların kararlılığını kıramayacaktır. Daha dün Katil İsrail Filistinden defol diyorduk. Bugün Katil İsrail Akdenizden defol diyoruz. Yarın Allah korusun, Katil İsrail Türkiyeden defol demeden.Bugün gereğini yapmalıyız. Hayatını Siyonizm ile mücadele etmeye adayan merhum mücahit Necmettin Erbakan Hocamızın dediği gibi, İsrail ancak güçten anlar. Bir gün gelecek İsraile öyle bir tokat atacağız ki hayatı gözlerinin önünden Gazze şeridi gibi geçecek . Biz Milli Görüşçüler inanıyoruz ki bütün bu yaşananlardan sonra, O gün yaklaşmıştır. Zulüm karşısında susmayacağız. Adalet yerini bulana kadar, mazlumların yanında durmaya
ve onların sesi olmaya kararlılıkla devam edeceğiz."

Yorum Yap
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar (4)
Yükleniyor ...
Yükleme hatalı.

Konya Haberleri