10 Temmuz Cuma günü Karatay ilçesi Şems-i Tebrizi Mahallesinde Cuma namazı sonrası kuyumcuya silahlı saldırı oldu. Merkez Altın İş yeri Sahibi Muhammet Sami Ayaz, oğlunun yanında silahlı saldırıya uğradı. Olaydan hemen sonra herkes ‘alacak verecek’ davası dese de gerçek bambaşka çıktı.
Ayaz’ın soygun girişiminde cinayete kurban gittiği öğrenildi. Barbaros'un sırt çantasından çıkardığı tabancayla saldırıyı gerçekleştiği anlar, güvenlik kamerasına yansıdı. İhbarla olay yerine gelen ambulansla Konya Numune Hastanesi’ne kaldırılan Ayaz, doktorların tüm müdahalesine rağmen kurtarılamadı. Barbaros da evinin bulunduğu Meram ilçesi Uzunharmanlar Mahallesi Gençtürk Sokak'ta saat 00.00 sıralarında polise yakalanacağını anlayınca, aynı tabancayla intihar etti.
BİRBİRLERİNİ SADECE MÜŞTERİ ESNAF OLARAK TANIYORLARDI!
Öldürülen Ayaz'ın aile avukatı Mustafa Derbentli, yürütülen soruşturma kapsamında Muhammet Sami Ayaz ve Turgay Barbaros'un, cep telefonu HTS kayıtları incelendiğini ve bugüne kadar hiç konuşma yapmadıklarının belirlendiğini söyledi. Derbentli, Barbaros'un daha önce kredi kartıyla Ayaz’a ait iş yerinde alışveriş yaptığının belirlendiğini ve birbirlerini tanıma nedenlerinin de müşteri esnaf ilişkisi kapsamında olduğunu kaydetti.
RESMİ BELGELER İSPATLADI! GASP VE HIRSIZLIK GİRİŞİMİ
Merhaba Gazetesi’ne konuşan Derbentli, şunları kaydetti: “Şimdi her ne kadar o gün alacak, verecek ilişkisiymiş gibi hemen lanse edilse de aslında burada hiçbir alacak, verecek meselesi yok. Katil öncesi etrafı analiz ediyor, gerekli teşhisi yapıyor. Ondan sonra cuma günü insanların en az olduğu saatlere denk getirerek cuma namazından önce geliyor, gidiyor. Cuma namazından sonra, daha kepenk yeni açılırken tekrar geliyor ve fiilini gerçekleştiriyor. Biz savcılık dosyasından aldığımız verilerle bu işin alacak verecek ilişkisi olmadığını ispatlamaya çalıştık. Resmi belgelerle bunu ispatlıyoruz. Dolayısıyla burada herhangi bir alacak verecek ilişkisi söz konusu değil, tamamıyla bir gasp ve hırsızlık söz konusu kamuoyunu bu şekilde bilgilendirmek isteriz.”
‘O GÜN ALACAK VERECEK DAVASI DİYENLER BİLSİN: GERÇEK ÖYLE DEĞİL’
Derbentli, Turgay Barbaros’un kendisinin bir define bulduğunu ve bunu satmak istediğini ısrarla söylediğinin altını çizdi. “Fakat vefat eden kardeşimiz o da ısrarla, 'Bizim bu işle bir alakamız yok. Gidin başka yere satın' demesine rağmen bir türlü kendisini başından gönderemiyor” diyen Derbentli, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Nihayetinde 'En azından bir göstereyim.' diyor. Sırt çantasından silahını çıkartıyor ve direkt vurma eğilimli olarak çocuğa yani ölen kardeşimizin çocuğuna doğrultuyor. Daha sonra Sami kardeşimize silahı doğrultuyor. Çantayı doldurmalarını istiyor ki, bu görüşme detaylarında hepsinde var. Paraların ve altınların çantaya doldurulmasını istiyor. O arada yaşanan arbede neticesinde vurma eylemi gerçekleşiyor. Sonra da kaçıyor. Başından beri söylediğimiz mesele alacak verecek meselesi değil. Tamamıyla bir gasp meselesidir. O gün her kim nasıl bir alacak verecek meselesi diye kamuoyuna ve medyaya lanse ettiyse bu bilginin doğru olmadığını biz bu şekilde ifşa etmek istiyoruz.”
SALDIRI ESNASINDAKİ KONUŞMA MERHABA’DA!
Muhammet Sami Ayaz (Kuyumcu): Merhaba hoş geldin
Turgay Barbaros: Merhaba, gidecek misin (cumaya) sen hemen gidiyor musun?
Muhammet Sami Ayaz: Ezan okunacak hee gideceğim
Turgay Barbaros: Eğer şeyse sonra söyleyeyim
Muhammet Sami Ayaz: Cumadan sonra olsa daha iyi olur ya şimdi ticaret yapmıyoruz
Turgay Barbaros: Eski şeylerden alır mısın?
Muhammet Sami Ayaz: Eski derken neymiş eski?
Turgay Barbaros: Roma’ya ait para
Muhammet Sami Ayaz: Altın mı bakayım bir tanesine
Turgay Barbaros: Alın mı alman mı ona göre eriteceğim ya eriteceksin ya alacan he ben senin buraya niye geldim? Güvendiğim için geldim, sen şey yaparsan cumadan sonra geleyim
Muhammet Sami Ayaz: Cuma’dan sonra gel tamam
Turgay Barbaros: Tamam.
Muhammet Sami Ayaz: Altın mı değil mi?
Turgay Barbaros: Altın ya
Muhammet Sami Ayaz: Altın?
Turgay Barbaros: (anlaşılamayan konuşma)
Muhammet Sami Ayaz: Adam diyor ki demir obje diyor tarihi değeri var demir obje benim işime yaramaz ki belki bin yıllık olabilir ama benim işime yaramaz. Ham maddesi altın olması lazım.
Turgay Barbaros: Ben sana şunu söyleyeyim
Muhammet Sami Ayaz: He
Turgay Barbaros: Fethiye taraflarında eski Roma dönemlerinden bir şeyler vardı biz o tarafta hani bu işin profesörlüğünü yapan adamlarla çalışma yaptık herkes hakkını aldı, paylaştık geçtik ha
Muhammet Sami Ayaz: Cumadan sonra gel
Turgay Barbaros: Eğer alırsan şey yapalım ona göre şey yapacağım
Muhammet Sami Ayaz: Tamam cumadan sonra gel bir bakalım hadi çıkalım
Turgay Barbaros: Ama aramızda
Muhammet Sami Ayaz: Yok yok o konuda sıkıntı yok. Aramızda alırım veya alamam derim
Turgay Barbaros: Ben sana şöyle söyleyeceğim; eriteceğin adamlar değerler kıymetli eriteceğin adam yazık olur
Muhammet Sami Ayaz: Alırım veya almam derim üçüncüsü yok. Ben almam dedikten sonra o iş bitmiştir veya alırım dedikten sonra o iş bitmiştir. Sorumluluk bana aittir cumadan sonra bakalım.
Turgay Barbaros: Yani şeyden kalabalık olur diye ondan
Şahıslar 13.00 ile 13.30 saatleri arası dükkânı kapatarak beyana göre Cuma namazına gitti.
Muhammet Sami Ayaz: Ben düşündüm taşındım alamam
Turgay Barbaros: Niye?
Muhammet Sami Ayaz: Sakat iş abim yaa
Turgay Barbaros: Tanıdığın birisi var mı eritecek?
Turgay Barbaros: Daha önce böyle bir şey yaptık, beraber çalıştığımız adamlar verdiler, verecekleri parayı düşüyorlar.
Muhammet Sami Ayaz: Kaç paralık üründü, kaç para verdiler?
Turgay Barbaros: Bendeki ürün ben sana şöyle diyeyim 5 kiloya kadar var yani.
Muhammet Sami Ayaz: Kaç para verdiler o arkadaşına verdiklerinde?
Turgay Barbaros: O daha önce verdi
Muhammet Sami Ayaz: Sen buna para ödeyerek mi aldın?
Turgay Barbaros: Yok ya biz kendimiz ortak çalışıyoruz. Bakarım dersen bak
Muhammet Sami Ayaz: Valla hiç bakmayayım, ben almayayım
Turgay Barbaros: Hakikaten mi?
Muhammet Sami Ayaz: Benim işime yaramaz
Turgay Barbaros: Kime eriteceğiz?
Turgay Barbaros: Ben sana güvendim ondan dolayı geldim
Muhammet Sami Ayaz: Eyvallah da başka tanıdığın vardır ona sor
Muhammet Sami Ayaz: Benim yapacağım iş değil ben almam da bakmam da. Benlik bir şey yok
Turgay Barbaros: Bakacak mısın? Tamamı altın ha, benimki essah
Turgay Barbaros: Ahmet eğer şeyse 5 dakika kapatıver kepengi
Muhammet Sami Ayaz: Yok ya şimdi kapanmaz
Turgay Barbaros: Niye?
Muhammet Sami Ayaz: Açılmış dükkân kapanmaz
Turgay Barbaros: Gelen yok çantadan çıkarma
Muhammet Sami Ayaz: O işler sıkıntılı işler yaa
Turgay Barbaros: Pek sıkıntı da değil de işte…
Turgay Barbaros: Kepengi kapat (2x) silahi çektim bak mermi var, kapat kepengi, kepengi kapat
Ahmet Ayaz: (kuyumcunun oğlu) Ulen Abiii
Turgay Barbaros: Bak kendimi de öldürürüm sizi de öldürürüm, ilk önce sizi öldürürüm sonra kendimi öldürürüm. Bak kepengi kapat. Çek lan telefonu, telefonu çek. Sami çek telefonu, bırak telefonu. Kapat kepengi, kepengi kapat
Muhammet Sami Ayaz: Bir dakika telefon yok. Ne yapıyorsun?
Ahmet Ayaz (kuyumcunun oğlu) Kapatacağım yaa
Muhammet Sami Ayaz: Ahmet (oğluna sesleniyor) sen aşağı in
Turgay Barbaros: Kumandaya bas, öldürürüm kendimi
Muhammet Sami Ayaz: Polisi ara
Ahmet Ayaz: Baba (2x), polis (2x)
Ahmet Ayaz: Polisi çağırın
Turgay Barbaros: Senin ………. (küfür eder, hakaretler savurur)
Turgay Barbaros: Altını verin kepengi kapat. Kepengi kapat!
Cinayete işleyen şahsın, saldırı gerçekleşmeden önce öldürdüğü kuyumcunun oğluna işletmenin kaç katlı olduğunu defalarca sorduğu da öğrenildi.