İthalat hamleleri ve gümrük vergisi indirimleri nedeniyle iç piyasada fiyatların serbest düşüşe geçtiğini ifade eden Karatay Ziraat Odası Başkanı Rıfat Kavuneker, geçen yılki fiyatların dahi altına gerileyen ay çekirdeği piyasası karşısında üreticinin çaresiz kaldığını belirtti.
Rıfat Kavuneker, acil önlem alınmazsa çiftçinin üretimden tamamen kopacağı uyarısında bulundu. Konya Ovası’nda çerezlik ay çekirdeği ve kabak çekirdeği hasadının tüm hızıyla sürdüğünü, mısır ve pancar hasadı öncesi üreticinin büyük bir endişe taşıdığını söyleyen Kavuneker, özellikle yağlık ay çekirdeğinde yaşanan fiyat çöküşüne dikkat çekti. Bölgede yağlık ay çekirdeği hasadının yüzde 50 seviyelerine ulaştığını aktaran Kavuneker, sezona umutla başlayan çiftçinin gümrük politikaları nedeniyle büyük bir hayal kırıklığı yaşadığını söyledi.
'GİRDİLER ARTARKEN FİYATLAR DÜŞÜYOR'
Piyasada kendiliğinden oluşan ve üreticiyi bir nebze olsun nefes aldıran fiyatların aniden geri çekildiğini vurgulayan Kavuneker, "Piyasada kendiliğinden oluşan bir denge vardı; yağlık ay çekirdeği 37 TL bandında seyrediyordu. Geçen sene 32 TL olan ürün, bu yıl maliyet artışlarına paralel olarak 37 TL civarında alıcı buluyordu. Hatta yüzde 40 yağ oranına sahip ürünlerde her bir yağ puanı artışı için 500 TL ilave prim ödeniyordu. Ancak tam hasat ortasındayken gümrük vergilerinde yapılan düzenleme piyasayı altüst etti. Şu anda yüzde 40 yağ oranına sahip ay çekirdeği yeniden 32 TL bandına geriledi. Giderlerimiz yüzde 30 artmışken, ürün fiyatımızın geçen yılki seviyeye düşmesi kabul edilebilir bir durum değildir. Yağlık ay çekirdeğinin yurt dışı giriş gümrük vergisi yüzde 20 seviyesindeyken yüzde 12'ye düşürüldü. Bununla da kalınmadı; yaklaşık 12 milyon tona yakın yağlık ham yağ ithal edilerek iç piyasaya sürüldü. Haliyle iç piyasadaki sanayici ve tüccar yerli üründen elini çekti, fiyatlar aşağıya çekildi. Tam sahada hasat devam ederken yapılan bu hamleler çiftçimizin belini büktü. Bizim yetkililerden acil talebimizdir: Hasat süreci tamamlanana kadar gümrük vergileri derhal yeniden yüzde 20 seviyesine çıkartılmalı ve dışarıdan yapılan ithalat tamamen durdurulmalıdır. Yerli üretici tarladayken ithalatın önü açılmamalıdır" ifadelerini kullandı.
'ÇİFTÇİNİN SANAYİCİ GİBİ HER AY ZAM YAPMA ŞANSI YOK!'
Tarım sektörünün diğer sanayi ve ticaret kollarından çok farklı bir dinamiğe sahip olduğunu, çiftçinin ürettiği ürünü yılda sadece bir kez satabildiğini hatırlatan Karatay Ziraat Odası Başkanı Kavuneker, enflasyonist ortamda üreticinin fiyatsız kaldığını vurguladı. Sanayicinin ya da tüccarın artan maliyetleri anında etikete yansıtabildiğini ancak çiftçinin böyle bir imkânı bulunmadığını söyleyen Rıfat Kavuneker, sözlerini şu cümlelerle sürdürdü: "Biz tarladaki buğdayımızı, ürünümüzü sattık. Artık önümüzdeki yılın 7. ayına kadar satacak bir ürünümüz yok, yapabileceğimiz hiçbir şey de yok. Fakat bu süreçte gübre, ilaç, mazot ve diğer tüm girdilerimiz günübirlik artmaya devam ediyor. Sanayici gibi, tüccar gibi her ay maliyet arttı diye ürününe 2 lira, 3 lira zam yapma şansımız yok. Biz bir defa satıyoruz ve bütün yılı o gelirle kapatmak zorundayız. Tarımsal girdi enflasyonunun bu kadar yüksek olduğu bir ortamda, çiftçinin ürününün fiyatı belirlenirken bu girdi şartları mutlaka dikkate alınmalıdır."
'FİYAT BEKLENTİMİZ BİLE KALMADI'
Konya Ovası'nda ay çekirdeği hasadının ardından gözlerin şeker pancarına çevrildiğini dile getiren Kavuneker, çiftçinin çaresiz bir bekleyiş içinde olduğunu ifade etti. Ayın 25'i itibarıyla şeker fabrikalarının açılacağını ve alımlara başlayacağını hatırlatan Kavuneker, üreticideki umutsuzluğu şu sözlerle dile getirdi: "Şu anda Konya bölgesinde ay çekirdeği hasadı devam ederken, millet bir yandan da pancar fiyatını bekliyor. Henüz pancar hasadı tam anlamıyla başlamadı, fabrikalar ayın 25'inde kapılarını açacak. Ama inanın çiftçinin artık hiçbir fiyat beklentisi dahi kalmadı. Piyasada oluşan belirsizlik ve maliyet baskısı yüzünden üretici ne kazanacağını öngöremiyor. Eğer fiyatlar Türkiye'deki tarımsal girdi enflasyonuna ve saha gerçeklerine göre belirlenmezse, çiftçi yavaş yavaş sahadan çekilmek zorunda kalacak. Bugüne kadar iyi kötü çarklar dönüyordu, bir şekilde idare ediliyordu ama artık bıçak kemiğe dayandı, sıkıntı çok büyük."
'DÜNYADAKİ SAVAŞ VE KÜRSEL KRİZİN EN BÜYÜK MAĞDURU: ÇİFTÇİ'
Dünyada yaşanan jeopolitik krizlerin ve savaş ortamının akaryakıt fiyatlarını tetiklediğini belirten Karatay Ziraat Odası Başkanı Rıfat Kavuneker, mazot ve gübre fiyatlarındaki artışın doğrudan üreticiyi vurduğunu söyledi. Küresel çaptaki mazot fiyat artışlarının sadece Türkiye'ye özgü olmadığını ve mevcut hükümetin tek başına bir kabahati bulunmadığını ifade eden Kavuneker, "Dünyada devam eden bir savaş var ve bu kriz nedeniyle akaryakıt fiyatları tüm dünyada tırmanıyor. Mazotu sadece çiftçi kullanmıyor; memlekette ve dünyada herkes kullanıyor. Mazot fiyatlarının yükselmesi mevcut hükümetin bir kabahati değil, küresel bir krizin sonucudur. Bunu kabul ediyoruz. Ancak bu küresel krizden en fazla etkilenen, en ağır darbeyi yiyen kesim şüphesiz çiftçidir. Gübre keza aynı şekilde ithal girdiye dayalı olduğu için sürekli yükseliyor" dedi.
'DESTEKLER ARTIRILMALI, SÜBVANSEYE KREDİLER ACİLEN AÇILMALI'
Yaşanan tüm bu olumsuz tablo karşısında devletin üreticiye can suyu olacak adımları hızlıca atması gerektiğini vurgulayan Karatay Ziraat Odası Başkanı Rıfat Kavuneker, çözüm önerilerini sıralayarak sözlerini şu ifadelerle noktaladı: "Madem küresel bir krizle karşı karşıyayız ve en çok etkilenen kesim çiftçimiz, o halde devletimizin bu durumu nazara alıp üreticiyi ekstra desteklemesi şarttır. Tarımsal desteklerin günün şartlarına göre artırılması, çiftçiye yönelik sübvansiyonlu düşük faizli kredilerin acilen açılması ve kullanım kolaylığı sağlanması gerekmektedir. Saha bitmek üzere, çiftçi üretimden koparsa bunu geri döndürmek mümkün olmaz. İthalatın durdurulması, gümrüklerin yükseltilmesi ve finansman destekleriyle tarım kesimi yeniden ayağa kaldırılmalıdır."