Konya'da 2030'da ne olacak? Hepsi bu kitapta yazıyor

Avukat Latif Cem Baran tarafından kaleme alınan “2030 Konya” kitabıyla alakalı tanıtım söyleşisi gerçekleştirildi. Baran, “Bu kitapla yapmak istediğim Konya’nın geleceğini tartışmaya açmaktır” dedi.

Avukat Latif Cem Baran, kaleme aldığı “2030 Konya” kitabıyla alakalı tanıtım söyleşisi gerçekleştirdi. Baran, Avukat Latif Cem Baran Hukuk Bürosu’nda basın mensuplarıyla bir araya geldi.

‘ŞEHİRLER ARTIK BİRBİRLERİYLE REKABET EDİYOR’

Baran, kitabını kaleme alırken hedeflerinden bahsetti. Baran, “Bu kitabı kaleme alırken çıkış noktam çok basit ama bir o kadar önemli bir soruydu: Konya 2030 yılında nasıl bir şehir olacak? Bugün yaptıklarımızı, eksiklerimizi ya da geçmişte yaşanan tartışmaları konuşmak elbette önemli. Ancak benim bu kitapla yapmak istediğim şey geçmişin muhasebesini çıkarmaktan çok, Konya’nın geleceğini tartışmaya açmaktır. Bu nedenle özellikle ifade etmek istiyorum; Konya 2030 bir övgü kitabı değildir, bir eleştiri kitabı da değildir. Herhangi bir kişiye, kuruma veya siyasi yapıya karşı yazılmış bir eser hiç değildir. Tam tersine bu çalışma, Konya’nın geleceğini kişilerden ve günlük siyasi tartışmalardan bağımsız bir biçimde ele alma çabasıdır. Çünkü şehirler artık birbirleriyle rekabet ediyor” diye konuştu.

‘KONYA’NIN ÖNÜNDE ÖNEMLİ MESELELER BULUNUYOR’

Latif Cem Baran, konuşmasının devamında şu ifadeleri kullandı: “Çünkü şehirler artık birbiriyle rekabet ediyor. Yatırımda, üretimde, teknolojide, turizmde, kültürde, nitelikli insan kaynağında ve yaşam kalitesinde şehirlerarasında ciddi bir yarış var. Konya’nın bu yarışta nerede duracağını bugünden konuşmamız gerekiyor. Benim temel iddiam şudur: Plansız büyümek, gelişmek değildir. Konya'nın nüfusu büyüyebilir, sanayisi büyüyebilir, yeni yerleşim alanları ortaya çıkabilir, yatırımları artabilir. Ancak bütün bunlar ortak ve sürdürülebilir bir planlamanın parçası değilse, büyümenin beraberinde yeni sorunlar getirmesi kaçınılmazdır. Bu nedenle Konya 2030 vizyonun da; planlama, demokratik katılım, şeffaflık, hesap verebilirlik, rekabetçi ekonomi ve güven kavramlarını özellikle önemsiyorum. Bir başka temel yaklaşımımız ise şudur: Konya hakkında kararı Konya halkı vermelidir. Elbette uzmanlarımız olacak. Mühendislerimiz, mimarlarımız, şehir plancılarımız, hukukçular ve akademisyenlerimiz çalışacak. Ancak şehirde yapılan her yatırımın, alınan her kararın ve gerçekleştirilen her dönüşümün sonucunu yaşayan Konyalıdır. Dolayısıyla vatandaşımızı sadece hizmet alan kişi olarak değil, şehrin geleceğinin karar süreçlerine katılan bir paydaş olarak görmek zorundayız. Konya’nın önünde önemli meseleler bulunuyor. Kentleşmeden ulaşıma, lojistikten turizme, iklim ve su yönetiminden kültürel hayata, afetlere hazırlıktan demografik değişime kadar çok sayıda konuyu önümüzdeki yıllarda daha fazla konuşacağız. Ben bunların birbirinden bağımsız ele alınmasını doğru bulmuyorum. Konya’nın sorunlarına parça parça değil, bütüncül bir şehir vizyonuyla yaklaşmalıyız. Bir taraftan bugünün acil problemlerini çözerken diğer taraftan 10 yıl, 20 yıl sonrasını düşünmek zorundayız."

Latif Cem Baran sözlerini şöyle tamamladı: "Konya’nın tarihi ve kültürel kimliği de bu vizyonun vazgeçilmez bir parçasıdır. Dönüşüm adı altında şehir hafızasını kaybedemeyiz. Çünkü tarihi yapılarımız, mahallelerimiz ve kültürel değerlerimiz yalnızca geçmişten kalan eserler değil; Konya’yı Konya yapan değerlerdir. Ben kitapta bunun için tarihi doku konusunda açık bir "kırmızı çizgi" ortaya koyuyorum. Şehrimizi geliştireceğiz. Üretimimizi büyüteceğiz. Sanayimizi güçlendireceğiz. Tarım ve ticarette Konya’nın gücünü artıracağız. Turizm potansiyelimizi daha fazla değerlendireceğiz. Ama bütün bunları yaparken Konya’nın karakterini kaybetmesine izin vermemeliyiz. Hedefimiz; kültürüne bağlı, tarihini koruyan, güvenli, rekabetçi, şeffaf ve demokratik bir Konya’dır. Bunun yolu da ortak akıldan, doğru planlamadan ve kararlılıktan geçiyor. Son olarak basın mensuplarımız aracılığıyla bütün Konyalılara bir çağrıda bulunmak istiyorum: Konya’nın geleceğini konuşalım. Farklı düşünelim, farklı öneriler ortaya koyalım, gerektiğinde birbirimize istişare edelim. Ama tartışmamızın merkezinde kişiler değil, Konya olsun çünkü Konya hepimizin. Ve Konya’nın geleceği de hepimizin ortak sorumluluğudur. Bu kitabı hazırlarken ortaya koyduğum fikirlerin tartışılmaz değildir. Tam tersine; tartışılsın istiyorum. Üniversitelerimiz konuşsun. Meslek odalarımız konuşsun. İş dünyamız konuşsun. Sivil toplum kuruluşlarımız konuşsun. Gençlerimiz konuşsun. Ve en önemlisi Konyalılar konuşsun. Çünkü Konya 2030'un temel amacı bir kavga başlatmak değil, Konya’nın geleceğini kurmanın ben bu şehrin geleceğine inanıyorum. Konya’nın sahip olduğu ekonomik gücü, tarihi birikimi, kültürel değerleri ve insan kaynağını doğru bir planlama anlayışıyla bir araya getirebilirsek 2030'a çok daha güçlü bir şehir olarak ulaşabiliriz.”

Yorum Yap
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar (2)
Yükleniyor ...
Yükleme hatalı.

Konya Haberleri