Türkiye’nin örnek bir platformu hangisidir diye bir soru aklımıza gelirse mutlaka cevabını şöyle vereceğinizi ümit ederim: Konya Trafik Platformu. Bu kuruluş Türkiye’nin örnek düşünce platformudur.
Türkiye’de ilk kez Konya’da kuruldu ve İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü bu kuruluşu örnek göstererek bütün illerde de böyle kuruluşların kurulmasını istedi.
Konya Trafik Platformu 26. toplantısını 7 Ekim 2009 Çarşamba günü Polisevi’nde gerçekleştirdi.
Konya Trafik Platformu toplantısına Konya Vali Yardımcısı A. Nevzat Dalkıran, Emniyet Müdürü Hüseyin Namal, resmi dairelerdeki ilgililer, sivil toplum kuruluşu üyeleri katıldı. Konya Büyükşehir Belediye Başkanlığı Zabıta Daire Başkanı Hasan Boydak ve DSİ 4. Bölge Müdürlüğü Makine Başmühendisi Veli Kan kolaylaştırıcı olarak görev yaptılar. Resmi taşıtların karşılaşmış oldukları kazalar, denetimi, güvenliği konusunda da bir sunum gerçekleştirildi. İstatistik rakamlara dayalı doyurucu ve bilgilendirici bir sunumdan sonra Vali Yardımcısı A. Nevzat Dalkıran ve Emniyet Müdürü Hüseyin Namal birer konuşma yaparak görüş ve düşüncelerini bildirdiler. Platformun diğer üyeleri de bu konudaki görüşlerini ifade ettiler. Bu toplantıda şunu da öğrenmiş olduk: “Emniyet Müdürü emir vermiş, bütün polislerde trafik polisleri gibi ceza yazabileceklerdir.” Toplantının sonunda Konya nasıl ve ne şekilde kameralarla gözetlendiğini görme imkanı bulduk. Araçların nasıl ve ne şekilde trafik kazası yaptıkları, kırmızı ışıklarda nasıl geçtiklerini gördük. Konya’nın büyük bir bölümü teknoloji sayesinde izlenmektedir. Bu da onur verici bir olaydır. Bunun daha da yaygınlaştırılmasının faydalı olacağına inanmaktayım.
Söz konusu toplantıya 250 kez milli olmuş, Milli Bisikletçimiz Nusret Ergül, Milli Bisikletçimiz Sadık Keleş, Milli Bisikletçimiz Süleyman Okur ile birlikte katılmıştım. Dönüşümüzde Süleyman Okur, Avrupa’da bir polisin nasıl vazife yaptığını bize uzun uzun anlattı ve bir aracın lastiklerini eskimiş olduğunu görünce nasıl ikaz ettiklerini ve üç gün içinde bunu yerine getirilmesi gerektiğini söyledi. Fahri Trafik Müfettişleri Derneği Başkanı Prof. Dr. Neyhan Ergene’nin yıllar önce bana anlattığı bir olayı yaya geçitlerinden geçerken hatırlarım. Olay şöyle:
“Teknolojide, eğitimde ve medeniyette ileri gitmiş bir çok ülkede görme özürlü olanlar için rehberlik yapan köpekler eğitilmişler ve yeşil ışıklarda geçmeyi, kırmızı ışıklarda da durma öğretilmiştir.” Bu ülkelerde köpekler bile eğitiliyor da biz neden eğitilmiyoruz diye hep kendi kendime bu soruyu sorar, muasır medeniyet seviyesine ulaşmamız için eğitime önem vermemiz gerekmez mi? Ben gerektiğine inanıyorum ve böyle toplantıların da çok faydalı olduğu inancını taşıyorum.
Türkiye’de ilk kez Konya’da kuruldu ve İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü bu kuruluşu örnek göstererek bütün illerde de böyle kuruluşların kurulmasını istedi.
Konya Trafik Platformu 26. toplantısını 7 Ekim 2009 Çarşamba günü Polisevi’nde gerçekleştirdi.
Konya Trafik Platformu toplantısına Konya Vali Yardımcısı A. Nevzat Dalkıran, Emniyet Müdürü Hüseyin Namal, resmi dairelerdeki ilgililer, sivil toplum kuruluşu üyeleri katıldı. Konya Büyükşehir Belediye Başkanlığı Zabıta Daire Başkanı Hasan Boydak ve DSİ 4. Bölge Müdürlüğü Makine Başmühendisi Veli Kan kolaylaştırıcı olarak görev yaptılar. Resmi taşıtların karşılaşmış oldukları kazalar, denetimi, güvenliği konusunda da bir sunum gerçekleştirildi. İstatistik rakamlara dayalı doyurucu ve bilgilendirici bir sunumdan sonra Vali Yardımcısı A. Nevzat Dalkıran ve Emniyet Müdürü Hüseyin Namal birer konuşma yaparak görüş ve düşüncelerini bildirdiler. Platformun diğer üyeleri de bu konudaki görüşlerini ifade ettiler. Bu toplantıda şunu da öğrenmiş olduk: “Emniyet Müdürü emir vermiş, bütün polislerde trafik polisleri gibi ceza yazabileceklerdir.” Toplantının sonunda Konya nasıl ve ne şekilde kameralarla gözetlendiğini görme imkanı bulduk. Araçların nasıl ve ne şekilde trafik kazası yaptıkları, kırmızı ışıklarda nasıl geçtiklerini gördük. Konya’nın büyük bir bölümü teknoloji sayesinde izlenmektedir. Bu da onur verici bir olaydır. Bunun daha da yaygınlaştırılmasının faydalı olacağına inanmaktayım.
Söz konusu toplantıya 250 kez milli olmuş, Milli Bisikletçimiz Nusret Ergül, Milli Bisikletçimiz Sadık Keleş, Milli Bisikletçimiz Süleyman Okur ile birlikte katılmıştım. Dönüşümüzde Süleyman Okur, Avrupa’da bir polisin nasıl vazife yaptığını bize uzun uzun anlattı ve bir aracın lastiklerini eskimiş olduğunu görünce nasıl ikaz ettiklerini ve üç gün içinde bunu yerine getirilmesi gerektiğini söyledi. Fahri Trafik Müfettişleri Derneği Başkanı Prof. Dr. Neyhan Ergene’nin yıllar önce bana anlattığı bir olayı yaya geçitlerinden geçerken hatırlarım. Olay şöyle:
“Teknolojide, eğitimde ve medeniyette ileri gitmiş bir çok ülkede görme özürlü olanlar için rehberlik yapan köpekler eğitilmişler ve yeşil ışıklarda geçmeyi, kırmızı ışıklarda da durma öğretilmiştir.” Bu ülkelerde köpekler bile eğitiliyor da biz neden eğitilmiyoruz diye hep kendi kendime bu soruyu sorar, muasır medeniyet seviyesine ulaşmamız için eğitime önem vermemiz gerekmez mi? Ben gerektiğine inanıyorum ve böyle toplantıların da çok faydalı olduğu inancını taşıyorum.