Yüksek Planlama Kurulu’nun Kamu-Üniversite-Sanayi işbirliği ile gerçekleştirilecek bir strateji ve eylem planı hazırladığını biliyoruz. Amaç; “Türkiye’yi ileri teknoloji üssü haline getirmek”.
Özellikle son yıllarda Türkiye’nin silah teknolojisinde gösterdiği gelişmeler, bu noktada yeni vizyonlar sunuyor önümüze. Bu vizyonlardan biri de Uzay sanayisi olarak da adlandırılan mikro-mekanik teknolojinin üretilmesi. Bu bağlamda özellikle teknoloji devlerinin başlatacağı girişimlerin coğrafi olarak da uygunluğu önem arz ediyor. Yatırımların gerçekleşeceği bölgenin her şeyden evvel, deprem riskinden uzak ve transit bağlantılarda merkezi bir yer olması önemli. Ayrıca sektörde uluslararası rekabetin üst düzeyde olduğunu biliyoruz..
**
Peki, Türkiye şu an tüm bu gelişmeler için kuluçka merkezi haline dönüşmeye başlamışken Konya’nın stratejisi ne olmalıdır? Son dönemde Konya’da yaşanan bazı gelişmeler, özellikle Konya Bilim Merkezi gibi yapıların bu şehirdeki varlığı Konya’ya sektör için pozitif değerler kattı. Bu değerlerin daha da çoğaltılması ve dönüştürülebilmesi, her şeyden evvel sürdürülebilir olması gerekiyor. Teknoloji üretirken bunun yaslandığı bazı değerler, felsefi ve zihni bir perspektifi gerektiriyor. Ve bir şehrin tarihi, sosyal ve kültürel olarak yaslandığı değerler ve tecrübeleri gelecek için de taşıyabilmesi gerekiyor. Bu manada Konya’nın teknolojiye bakışı ve teknolojinin köklü bir medeniyetten gelen birikimle yeniden yoğrulması gerekiyor.
**
Bu manada her şeyden evvel insanı yaşatmaya yönelik değer sistemleri ile kodlanmış olan gönüllerimiz, teknolojiyi yeniden yoğururken zihni olarak da bunun bir takım altyapılarına katkı sunmalılar. Konya’nın hem coğrafi olarak hem de son yıllarda gösterdiği bir “şehir kültürüne” yönelik refleksleri, hali hazırda sektör için kuluçka merkezine dönüşmeye başlayan Türkiye’nin önündeki bir fırsat olabilir. Bu fırsatı ilgili kurum, kuruluşlara Konya’nın tüm STK’ları ve ilgili diğer tüm paydaşlarının anlatması gerekiyor. Ayrıca Konya’da faaliyet gösteren sektördeki tüm dinamiklerin konuyu enine boyuna eli alması, konferans ve sempozyumlar düzenlemesi gerekiyor. Burada elde edilecek veriler Konya’nın bu tarihi fırsatı yakalaması için çok önemli bir konumda duruyor.
**
Geleceği biçimlendiren tüm sektörlere karşı hem bireysel olarak hem de içinde yaşadığımız toplum olarak hazırlıklı olmalı ve bu sektörlerin mevcut olanaklarını değerlendirebilmemiz gerekiyor. Bu değerlendirmeyi yaparken ve bunun üstüne bir şeyler koymaya devam ederken; tüketici sınıfından da çıkarak üretici konumunda yer almamız gerekiyor. Bu üretimle beraber insanımız kendine özgüven duyması ve üretimlerinin muhataplarına karşı vizyon geliştirmesi çok önemli bir hale bürünüyor. Konya’da yaşayan herkes bu vizyonu yönelik olarak elini taşın altına koymalı… Belki bir slikon vadisi de Konya’dan çıkar…