Konya Şoför Mektebi

.

Konya, uzak tarihinde olduğu gibi, yakın tarihte de çok müreffeh günler görmüştür. Cumhuriyet’ten sonra, yurdumuzdaki nâdir “Şoför” mekteplerinden biri de ehil ve ehliyetli şoförler yetiştirmek üzere, Konya’da faaliyette idi. Mehmet Önder’in verdiği bilgiye göre, Demirciler Sokağı’nda açılmıştı, yarı resmî okuldu. Birkaç yıl sonra kapanmıştı. (Konya Maarifi Tarihi, 78).

Zaman içerisinde, Konya Şoför Mektebi ile ilgili birçok hurde malumatla karşılaştık. Meselâ, İstanbul’lu baba dostumuz kuyumcu merhum H. Nâci Özmine amca, “Ocak 1988” tarihindeki bir sohbetinde, bu mektepte okuduğunu söyleyerek, şu marşını hatırladığını söylemişti de, not almıştım:

 

“Mektebimiz Konya’dadır.

Motorumuz bol yağdadır

Supaplarım ayardadır

 

Benzini bol şoförleriz

Dağ tepe demez, düz gideriz

 

Ruh-ı motor karpiratör

Su soğutur radyatör

El gazıdır aksilatör

 

Benzini bol şoförleriz

Dağ tepe demez, düz gideriz.

 

Manyotonun vardır solu

Çevir mavin en şu kolu

Şanzumanım gles dolu

 

Benzini bol şoförleriz

Dağ tepe demez, düz gideriz.

 

Eksantrik supap açar

Silindire benzin kaçar

Bujilerim kıvılcım saçar

 

Benzini bol şoförleriz

Dağ tepe demez, düz gideriz.”

 

Konya şehrinin canlı ve seyyar tarihi iken, zamanında kadr u kıymetini yeterince bilemediğimize çıra gibi hâlâ yanmakta olduğum değerli Konya evlâdı, bulunmaz insan merhum Avukat Mehmet Ali Apalı’dan, bu konuda şu notları tutmuşum:

“1924-1926’dan itibaren Şoför Meketebi, “Nakliye Mektebi” idi. Nakliye Subayları yönetirdi. Arslanlı Kışla’da idi. Daha sonra otomobillerin enkazını, müteahhid Valavala’lı Osman Bey sattı, zengin oldu.

Mimar Şahabeddin Uzluk’un eşi olan Nimet Uzluk’un ağabeyisi Yüzbaşı Tahir Oğuzer, nakliye subayı idi. Binbaşılığa terfi’ etti; Erzurum’a gitti. Ağrı isyanında, kan zehirlenmesinden vefat etti (1340).

Konyalı ünlü şoförler:

1. Rıza Efendi. Serficeli idi. İki otomobili vardı. Beş kişi alırdı. O aynı zamanda Fahrettin Paşa’nın şoförü idi. İdmanyurtlu idi. Çok güzel top oynardı.

2. Tahir Candan.

3. Yusuf Candan.

4. Güngör Bey. Muhlis Fethi Tunçalp’in eniştesi idi.

Bu tecrübeli kişiler, daha sonra İstasyon’daki Nakliye Taburu’na geldiler. Burada, esmer olduğu için “Çingene” lâkabıyla anılan Kemal Bey de hoca idi.”

Konya Halkevi’nde uzun yıllar daktilo olarak görev yapan kıymetli dostum İbrahim Arazi’den de, Konya şoförcülüğüne dair şu bilgileri not etmişim:

“Halkevi’nin şoför kursu vardı. Otomobiller “Dodge” markalı olup, ordunundu. Dört gurup mevcuttu. Her guruba bir araba verilirdi. Talebelerden, diğer kurslarda ücret alınmaz, sadece bu kurs için para alınırdı. 25 lira idi. Toplanılan paralar, kurs öğretmenlerine hediye olarak dağıtılırdı.

Kursun yeri, Meram Yeni Yol üzerindeki askeriyeye ait “Ağırbakım Tamirhanesi” idi. Oradaki motorlar üzerinde uygulamalı bilgiler verilir, tamir ve bakım tecrübeleri kazandırılırdı. Daha çok, başçavuşlar ders verirlerdi. Bunlar arasında, yakıt, elektrik, teknik, tamir bilgileri bulunurdu. Sanat Okulu’nda öğretmen Mustafa bey, Yüzbaşı Hasan Timuçin beyler vardı. O sırada vali Necmeddin Ergin idi. Komutanla temasa geçti, izin aldı. Ordu mensupları dersler vererek, kursiyerlerin en iyi şekilde yetişmelerini sağladılar. Böylece, 1947 yılında, bu kurslardan 24 tane gayet iyi yetişmiş şoför, diploma alıp mezun oldular”.

Bu konuda değerli araştırmacılarda geniş bilgiler elbetteki vardır. Bizim, “not tutma” alışkanlığımızla kaydettiğimiz şu satırlar, mevcut bilgi ve belgelere katkıda bulunursa, mutlu oluruz. “İlim bir kuyu, müzakere ise onun kovasıdır.”

 

Yorum Yap
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar (1)
Yükleniyor ...
Yükleme hatalı.

Yazarlar Haberleri