Konya Kültürüne 2 Yeni Kitap

.
Gayretli insanlar yayınladıkları kitaplarla Konya kültür hayatına katkıda bulunuyorlar. Silleyi Kalkındırma ve Tanıştırma Derneği’nin kurucu başkanı Mehmet Erdönmez’in kaleme aldığı “Geçmişten günümüze Sille’de toprak işçiliği” adlı kitap, derneğin kültür yayınları arasına katıldı. 5 bin yıllık köklü bir geçmişe sahip olan Sille; önemli bir tarih, ilim, sanat ve kültür merkezi olma konumunu koruyor. Kendisi de uzun yıllar emek veren eski bir toprak işçisi olan Erdönmez’in yazdığı kitabın kendilerini heyecanlandırdığını ifade eden Dernek Başkanı Ahmet Göçergi, takdim yazısında Sille tarih, kültür ve sanatına ışık tutacak her türlü faaliyetin destekçisi olduklarını, olmaya da devam edeceklerini, Sille’nin toprak işçiliği konusunda çok eski ve önemli yeri bulunduğunu belirterek, “Neden bu kadar heyecanlandığımızı, kitabı okuyunca anlayacağınızı ümit ediyorum” diyor.
Kitabın yazarı Mehmet Erdönmez de “Önsöz”ünde İpek-Baharat yolu üzerinde bulunan, 5 bin yıllık tarih ve kültür vadisi Sille’nin bir açık hava müzesi olduğunu, yüzyıllarca müslim ve gayri müslim insanların hoşgörü içerisinde birlikte yaşadığı bir belde olduğunu kaydederek, ziraat ve ticaret alanlarındaki faaliyeti ile ülke ekonomisine katkıda bulunduğunu dile getirip, şöyle devam ediyor:
“Sanat yönüyle de dikkatleri üzerine çekmiş olan Sille, tarihî cami, kilise ve hamamları, mimarisi, mezarlıkları, çeşmeleri, sokakları, barajı ve su kemeri, halıcılık, taş, mum ve lastik işçiliği yanında bilhassa toprak işçiliği ile kendisine has bir özelliğe sahiptir. Bulunduğumuz coğrafyada farklı kültürlerin yaşamış olması nedeniyle yapılan arkeolojik kazılarda toprak işçiliği ile ilgili tarihî bilgi ve belgelere ulaşılmıştır. Çatalhöyük, Hacılar ve Yassıhöyük’te bulunmuş olan topraktan yapılmış eserler tarihe ışık tutmuştur.
Toprak işçiliği denince testi, küp, çanak, çömlek, saksı gibi mamûllerin akıla geldiği Sille’de toprak işçiliğinin son yüzyılda zaman zaman gelişme kaydettiğini, ancak 1950’den sonra faaliyet ve hizmet alanının gerilemesi sonucu günümüzde yaşam mücadelesi verildiğini ifade etmemiz gerekir”
Silleli ustaların geçmişte Ankara, Adapazarı, Aksaray, Antalya, Aydın, Burdur, Bursa, Bilecik, Çankırı, Erzincan, Erzurum, Eskişehir, Isparta, İstanbul, Karaman, Kütahya, Manisa, Mersin, Niğde ve Uşak ili ile ilçelerinde toprak işçiliği konusunda hizmet verdiklerini ekleyen Mehmet Erdönmez, ayrıca Ahmet ve Ali Çinici kardeşlerin Kütahya’ya giderek çini konusunda detaylı araştırmalar yapıp, çini ve seramik sanatını Konya ve Sille’ye getirdiklerini, bu arada Ahmet İzden isimli ustanın Eskişehir ve Polatlı’da çalıştıktan sonra 1973 yılında Silleli 6 usta ile birlikte gittiği Almanya’da mesleğini devam ettirdiğini bildiriyor.
Sille; toprak işçiliğinde geçmişten bu yana söz sahibi olmuş, Silleli ustalar Konya dışına çıkıp, çalıştıkları birçok yerde bu sanatın inceliklerini öğreterek, nefis eserler ortaya koymuşlar. Bu kitapta toprak işçiliğinin tarihini, toprakla ilgili araştırmaları, testicilik hakkında bilgiyi, çamurun hazırlanmasını, toprak ürünlerinin yapımını, testinin işlenmesi, fırının yapısı, doldurulup yakılmasını, yakıt türlerini, testinin pişirilmesini ve Silleli ustaların ne zaman ve nerede çalıştıklarını bulacaksınız. Bir zamanlar evlerin temel yapımı, sokak ve avlulara döşenmesinde Sille taşları kullanılır, bu arada fabrikalarda imâl edilmeden önce inşaatlar için Sille’nin meşhur oluklu tuğlası tercih edilirdi. Bu nedenle, toprak işçiliği konusunda Erdönmez ustanın bu kitabının ilginizi çekeceğini ümit ediyorum.
Kültür hayatımıza değerli eserler kazandıran gazetemiz köşe yazarlarından sayın Hüzeyme Yeşim Koçak hanımefendi, 11. kitabı “Şapkamın altı” adlı kitabını okuyucularıyla buluşturdu. Küçük yaşlarda başladığı çalışmalarında 3 defa Ömer Seyfettin hikâye yarışmasında ödül kazanan, Beyan Yayınları’nın açtığı “İlk romanlar yarışması”nda “Sinderella’nın papucu” isimli romanıyla üçüncü olan, Pakistan’da 2002’de Mesut Akhtar Shaikh tarafından Urduca yayınlanan “Türkiye’nin en güzel hikâyeleri” isimli antolojide “Hayriye’nin düğünü” ile, 2005’te İngilizce hazırlanan “Turkish Delight” isimli hikâye antolojisinde de “Yoksulların annesi” ile yer alan Koçak, Deniz Kültür tarafından yapımcılığı üstlenilen “Sesli Edebiyat/Öyküler sesleniyor” isimli öykü seçkisine “Hayriye’nin düğünü” ile dahil oldu. Yedi İklim, Edebistan.com, 40ikindi.com, Sanatalemi.net, Edebiyatufku.com, Turkedebiyatimiz.com, Edebiyat Otağı, Bilgi Yolu, Berceste, Sarmaşık, Gözyaşı, Ortanca, Edebdağ, Müsvedde gibi dergilerde ve bazı gazetelerde öykü ve çeşitli yazıları yayınlanan Hüzeyme Yeşim Koçak, “Şapka”yı hicvettiği bu kitabında “Şapka acaba, bir incel(t)me, veya batılılığı gösterme işareti midir?” diye sorduktan sonra, Ahmet Haşim’in “Garabete düşmeden iddia edilebilir ki, büyük bir hakaret medeniyeti olan Avrupa medeniyeti çerçevesinde şeklin fikirden fazla ehemmiyeti vardır. Kafası ne olursa olsun bir insanın Avrupalı unvanına hak kazanmak için mutlaka sırtında bir ceketi, ayağında bir pantolonu ve başında şu veya bu biçimde bir şapkası olmak lâzım. Bu hazin ve renksiz kıyafet, medeniyetin üniformasıdır” dediğini belirtiyor. Gerisi için Nüve Yayınları arasında çıkarılan 176 sayfalık kitabını tavsiye ederim.
Adıma imzalamak lûtfunda bulunduğu emek mahsulü kitabı nedeniyle Hüzeyme Yeşim Koçak hanımı gayreti sebebiyle tebrik eder, başarılarının devamını dilerim.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Yazarlar Haberleri