Konya Basın Tarihi kitabı büyük ilgi görüyor

Selçuk Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyelerinden Yrd. Doç. Dr. Caner Arabacı, Yrd. Doç. Dr. Bünyamin Ayhan, Uzm. Dr. Adem Demirsoy ve Kayseri Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Hakan Aydının birlikte hazırladıkları, Kony

Altı bölümünden oluşan kitapta, 1870 yılından 1980 yılına kadarki gazetelerle 1908–1980 arası dergilere yer veriliyor. Kitapta Konya basınına yön vermiş, “Konya Vilayet Gazetesi, Meşrik-ı İrfan, Babalık, Öğüt, Osmanlı, Yeni Ses, Ekekon, Yeni Konya, Barika, Ufk-ı Âtî, Konya Ocak, Işık Yolu, Kervan, Konya Halkevi, Teknik, Milli Birlik, Anıt, Bozok” gibi birçok gazete ve dergi, ayrıntılı olarak inceleniyor.      

Kitap hakkında bilgi veren Yrd. Doç. Dr. Caner Arabacı, şehrin kültürel geçmişine dikkat çekecek bir çalışmanın eksiliğinin yıllardır hissedildiğini kaydederek, bu eksikliği giderme noktasında Konya Basın Tarihi adlı eseri meydana getirdiklerini söyledi. Konya basını üstüne hazırlanmış birçok eser ve makalenin bulunduğuna da dikkat çeken Arabacı, 1949 yılında Mehmet Önderin Konya Halkevi yayınlarından çıkarmış olduğu Konya Matbuat Tarihi adlı kitabın öne çıktığını ancak bu eserin sadece 1949 yılına kadar olan dönemi ele aldığını belirtti. O tarihten sonra ise, Konya basın tarihiyle ilgili hiçbir eserin çıkmadığını ifade eden Arabacı, şunları söyledi: “Sadece Mehmet Önder, Naci Fikret Baştak, Muzaffer Erdoğan gibi Konya kültürüne önem vermiş yazarlar tarafından basın tarihiyle ilgili makaleler yazılmıştır. Bunun yanında Konya basınına ait, tek tek gazeteleri veya gazetecileri ele alan tezlerinde bulunmaktadır. Fakat bu çalışmalar ihtiyacı karşılamaya yetmiyor” 
Kitabın, bir yerel basın tarihi oluşturma amacını taşıdığını ve Konya’da alanında etkili olmuş gazete ve dergileri kapsadığını açıklayan Arabacı, bunların dışında meslek, özel birlikler, dernek ve kurumların çıkardığı dergi ve benzeri yayınların kapsam dışı tutulduğunu söyledi. Arabacı, inceleme alanı olarak Konya merkezi seçildiğini, Konya ilçe ve kasabalarının araştırma dışında tutulduğunu belirterek, bunun temel sebebinin ise, Konya’nın ilçe sayısı ve ilçelerinde çıkan gazete ve dergileri incelemenin zaman açısından imkânlarının yetmeyeceğinin olduğunu söyledi. Arabacı sözlerine şöyle devam etti: “Örneğin Konya’nın eski sancakları Antalya, Niğde, Isparta, Burdur, Eğirdir gibi Karaman, Aksaray ilçeleri bugün birer ildir. Halen kaza olan Ereğli, Akşehir, Beyşehir gibi ilçelerinde yayın faaliyetlerini incelemek müstakil çalışmaları gerektirmektedir. Onun için merkezle sınırlandırmak uygun görülmüştür.”
AMAÇ SOSYAL TARİHİ ÖNE ÇIKARMAK
Amaçlarının bir yönüyle sosyal tarihçiliği ön plana çıkarmak olduğunu dile getiren Arabacı, şunları kaydetti: “Basın tarihlerinin, bir yönüyle sosyal tarihçilik çalışmaları olarak değerlendirilmektedir. Çünkü basın toplumun yüzüne tutulan aynadır. Geçmişte toplum, nelerle uğraşmış, hangi badirelerden geçmiş, nelere kızmış, nelere sevinmiş, hangi iç-dış mücadeleleri vermiş, neleri sevip-beğenmiş, nelerden çekinmiş, nefret etmiş, sıradan adamların ciddi tarihlere girmeyen hayatları nasıl geçmiş, sorgusuna varıncaya kadar basın birçok konuya değinmiştir” dedi.
BU ÇALIŞMA BİZİM İÇİN BİR GÖREVDİ
Çalışmanın kendileri için bir görev olduğunu ifade eden Arabacı şöyle konuştu: “Bizim için Konya Basın Tarihini yazmayı düşünmek hem tabii bir görev hem de vazgeçilmez bir istek aynı zamanda da bir yönüyle cesaretti. Görevdi, çünkü çalıştığımız yer, içinde yaşadığımız şehir itibariyle, tabiatıyla yapmamız gereken bir iş olarak gözüküyordu. İstiyorduk, çünkü zaten Konya’nın değişik yönlerden geçmişi, tarihine dönük yazılı malzemeleri ile içli-dışlı idik. Cesaretti, çünkü Konya’nın geçmişi, değil dört kişiyi, onlarca kişilik ekipleri yıllarca meşgul edecek zenginlikte malzeme ile dolu idi” dedi. 
Bu görevi yerine getirirken özellikle gazetelere ulaşmada sıkıntı çektiklerini ifade eden Arabacı, “Her biri bir yere dağılmış, âdeta saçılmış olan belge ve bilgilere ulaşmak ayrı bir zaman, güç ve harcamayı gerektiriyordu. Bir şehrin geçmişine ait bütün yazılı belge, makale, kitap ve basın koleksiyonunun bulunduğu resmî veya özel bir merkeze maalesef sahip değildik. Hele Konya gibi, köklü geçmişi büyük birikimi olan şehirde, önemli bir gazete koleksiyonuna sahip arşiv biriminin bulunmaması kadar, geçmişe karşı vurdumduymazlığın olması, gazete ve dergilerin bulunmamasında hüsran kaçınılmaz oluyordu” diye konuştu. . 
3 YILLIK BİR ÇALIŞMANIN ÜRÜNÜ
Bir ekip çalışması olan bu eserin, her ne kadar 3 yıllık bir birikimin sonucu gibi gözükse de geçmişinin daha uzun zaman dilimine dayandığına dikkat çeken Arabacı, çalışmada yer alan metinlerin bazılarının daha önce değişik makale ve tezlerde kullanıldığını, özellikle Konya basın tarihi üzerine yüksek lisans tezi hazırlayan Adem Demirsoy’un Yeni Konya gazetesiyle, doktora tezi olarak hazırladığı Babalık gazetesi ailesinden olan Afif Evren hakkındaki biyografi çalışması ve Hakan Aydın’ın Halk gazetesi ve Meşrik-ı İrfan hakkındaki yazısının buna örnek gösterilebileceğini söyledi. Diğer taraftan kendisinin de eğitim tarihi alanında yaptığı yüksek lisans ve doktora araştırmalarında Konya merkezli çalışmasının yanında Vilayet Matbaaları, Konya Osmanlı, İntibah, Hak Yolu gibi makalelerinin de eseri oluşturmada faydalı olduğunu dile getirdi. Bu metinlerden faydalanma nedenlerini de açıklayan Arabacı: “Çalışmaları yapanların aynı kişiler olması ve çalışma bütünlüğünü sağlamada tekrardan kaçınmak endişesidir. Zira belirli malzeme üzerine yeniden yazı yazılarak aynı sonuçları ortaya koymak yerine, başka konularla uğraşmak tercih edilmiştir. Önceki çalışmalar, bazı ekleme ve çıkarmalarla zenginleştirilerek okuyucuya sunulmuştur” diye konuştu. 
HASAN AYHAN

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Türkiye Haberleri