Konak Halka Açıldı, Köşk İse Kapandı

.
Başkası düştü mü, ‘çürük tahtaya basmasaydı’ deriz. Kendimiz düşünce, bastığımız tahtanın çürük çıkmış olmasından şikayet ederiz. (Cenap Şahabettin)


Yakın geçmişi gözlemleyenler iyi hatırlayacaktır; Konya Büyükşehir Belediyesi’nin Meram’da bulunan köşkü bir zamanlar ilmi tartışmaların yaşandığı, sohbetlerin yapıldığı şehre gelen akademisyen ve yazarların ağırlandığı, kapıları toplumun farklı kesimlerine açılan bir mekân idi. Tahir Akyürek’in Belediye Başkanlığı dönemine hakim olan ‘halktan kopuk yönetim anlayışı’ Belediye Köşkü’nün işlevinin de değişmesine yol açtı. Belediye Köşkü’nün şimdi ne için kullanıldığını pek fazla bilen yok. Konu sorulduğunda, Başkan ve ekibinin bu mekanı ağırlıklı olarak spor salonu olarak değerlendirildiği ortaya çıkıyor. Elbette insan sağlığı için spor da lazım. Ancak görünen o ki; Başkan ve ‘yakın bürokrasi’ Belediye Köşkü’ne de el atmış, oraya da duvar örerek halka kapıları kapatmış durumda…
İşin ironik tarafı Belediye Köşkü ile Vilayet Konağı’nın son yıllardaki işlevini kıyasladığımızda ortaya çıkıyor. Net bir şekilde görülüyor ki; Belediye Köşkü’nde son yıllarda kapılar halka kapatılırken, Vilayet Konağı’nda daha önceki dönemlerde benzeri görülmemiş şekilde toplumun farklı kesimlerine açılıyor. Vali Aydın Nezih Doğan’ın görev yaptığı döneme atıfta bulunuyorum elbette. Vilayet Konağı, Vali Bey ile farklı bir işleve bürünmüş, kapılarını halka açmış durumda. Şehit aileleri, gaziler, Huzurevi ve Çocuk Yuvası sakinleri, Türkçe Olimpiyatları’na katılan çocuklar (son derece isabetli bir kararla) Vilayet Konağı’nda farklı dönemlerde sıcak bir atmosferde ağırlanmıştı.
Bu durumdan şu sonucu çıkarabiliriz; Başbakan Erdoğan’ın talimatları doğrultusunda illerde devletin en üst düzey temsilcisi valiler başta olmak üzere kamu yöneticileri daha fazla halkın arasına giriyor. Doğası gereği kurumsal olarak belediye başkanlarının halka daha yakın durmasını beklenir; genelde de bu durum böyledir. Ancak Konya Büyükşehir Belediye Başkanı’nın aksi yönde bir politika izlediğini, bugün oda başkanları ve eski arkadaşları bile açıkça söylüyor…
Devlet halka yaklaşırken, bu kadar halktan uzaklaşmak, duvarlar örmek niye?
**
Bu konuyla örtüşen başka bir olaya atıfta bulunmadan geçemeyeceğim. Köşemizi sürekli takip eden okurlarımız hatırlayacaktır; geçen yıl Başbakan Erdoğan, Ramazan ayında yaptığı Konya ziyaretinde bir mahalle muhtarının, “Büyükşehir Belediye Başkanımız ile görüşemiyoruz. Belediyeye verdiğim dilekçe kaybedildi, cevap bile verilmedi” şikayetiyle karşılaşmıştı. Konuyu köşemizde de aktarmıştık. Ne hikmetse kaybolan dilekçe, bu şikayetin ardından belediyede bulunmuştu!
Bize gelen bilgilere göre Başbakan Erdoğan, bu konuda Başkan’a gerekli uyarıyı yapmakla kalmamış, bir test de uygulamış. Rivayete göre Başbakanlıktan Büyükşehir Belediye Başkanlığına, şikayette bulunan muhtar arıyormuş gibi telefon açılmış. Ancak bu telefonla da Başkan’a ulaşılamamış. Bunun üzerine Başbakan iki dakika sonra Başkan’ı doğrudan aramış. Böyle bir testin doğru olması halinde, neler söylendiğini tahmin etmek pek zor olmasa gerek.
2009 yılında Başbakan’a rağmen kaybedilen İl Kongresi, Büyükşehir Belediyesi’nin yatırımlarda performans düşüklüğü, Başkan’ın halka uzak olduğu, Konya ile ilgilenmediği yolunda Başbakan’a giden şikayetler, son olayla birleşince halk arasında şu söylenti şimdiden dolaşıyor: “Başbakan Erdoğan, Tahir Bey’in ismini zihninden çizmiş, önümüzdeki dönem aday göstermeyecek.”
Elbette Başbakan Erdoğan’ın Cumhurbaşkanlığına adaylığı meselesi ve başka faktörler siyasi parametreleri etkileyecektir. Bu nedenle bir temkin payını bir kenara atmamak gerek. Demirel’in belki de en doğru sözüdür bu; siyasette 24 saat bile uzun bir zamandır…
**
YATIRIMLARIN BOYUNU AŞAN TANITIMLAR!
Büyükşehir Belediyesi’nin alışkanlık haline getirdiği abartılı açık hava ilancılığı furyasına Selçuklu Belediyesi başta olmak üzere ilçe belediyelerinin de katıldığını gözlemliyoruz. Bizim bildiğimiz, ‘kötü emsal olmaz’ ama burada durum farklı işliyor. İrili ufaklı icraatlarla birlikte çeşitli günler nedeniyle verilen mesajlar da artık ‘bir mecburiyetmiş gibi’ açık hava panolarını süslüyor.
Geçenlerde bir vesile ile Kampüs’e gitmiştim. Gördüm ki Selçuklu Tıp Fakültesi çevresinde fırsat bulunan her yere ‘yolkesen ilan panoları’ konuşlandırılmış. Bu ilan panolarında Selçuklu Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay’ın fotoğrafı ve öğrencilere yönelik, “Konya’ya hoş geldiniz” mesajı var.
Belediye başkanlarının her fırsatta açık havadan fotoğraflı mesaj vermesi bir mecburiyet midir? Bu tutum şehre ne katmaktadır? İlan panolarındaki mesajlarla mı üniversite öğrencilerinin gönlüne girilebilir; yoksa yapılan güzel bir hizmet, gösterilen yakınlık veya onlara değer verildiğini ortaya koyan bir ikramla mı?
Açık havadaki abartının başkanları, ‘megaloman’ olmaya doğru sürükleme tehlikesi de bulunuyor. Her şeyden önce yönetenlerin ‘nefs denetimi’ yapmaları kendi yararlarınadır.
Bu konudaki temel tespitimiz şudur; açık havadaki ölçüsüz tanıtımlar belediyelerin yaptığı yatırımların boyunu çoktan aşmıştır.
Şehrin dört bir yanını fotoğraflı ilanla doldursanız bile; bu reklam atağı, bu iş bir kişinin duasını almanın yerini tutabilir mi?

Yorum Yap
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar (1)
Yükleniyor ...
Yükleme hatalı.

Yazarlar Haberleri