Kimseye Anlatma

Kimseye Anlatma

Nazar, bakış; nazar etmek, bakmak demektir. Kelime anlamları, en yalın, sade ve gerçek haliyle budur, böyledir.
Bu sözcüğün içine haset, fesat, fitne gibi kötücül anlamları karıştıranlar, bizlerizdir. Oysa bizim eklediğimiz yorumları ve anlamları kelimeden arındırdığımızda, bir nazarın -bakışın- güzel, hoş, iyi niyetli ya da bunlara dirsek temasındaki iyicil manalarla dolu olduğundan da pekala söz edilebilir.
Nitekim ben de 'nazar' sözcüğünü sadece 'bakış' anlamında yani gerçek anlamında kullanacağım, şimdi. Bir işin veya oluşun içine bir gözlemci -nazar eden- dahil olduğunda, gidişatın etkilenip etkilenmeyeceği konusuna bakacağız, birlikte.
Hoş, herhalde çoğunuzun zaten az çok bildiği ya da duyduğu 'Çift Yarık Deneyi' adı ile yapılan ünlü fizik deneyinde, söz konusu durum incelenmiş. Bir gözlemcinin deneydeki varlığının ya da yokluğunun durumuna göre parçacıkların farklı davrandığı kanıtlanmıştır. Gözlemcinin, gidişatı etkilediği ve değiştirdiği ispatlanmıştır. Hani 'nazarın etkisi ve gücü' yani... Hani mevzubahis edilen o nazarın, bizlerce yüklenen negatif anlamlardan; hasetlik, fesatlık ve fitnecilik gibi durumlardan çok uzak ve ayrı oluşu, yani...
O halde, bu deneyi alıp küçük, basit ve bireysel yaşamlarımıza uyarladığımızda, kim bilir her neyin gidişatı nasıl, ne yönde ve ne kadar değişmiştir, değişiyordur ya da değişecektir acaba?
Sahi... "Kimseye anlatma" dediklerinde de yine bu Çift Yarık Deneyi' nden mi bahsediyorlardı? Sabahattin Ali'nin İçimizdeki Şeytan isimli romanına dayanarak, herkesin kendi şeytanlarının olduğunu ve anlatınca oluşacak olan o gözlemcilik etkisinin, nazar edişin, gerçekten de bizim o sözcüğe yüklediğimiz o kötücül manalara bulanacağından mı söz ediyorlardı?
Ben size diyeyim. "Kimseye anlatma" dediklerinde, evet tam olarak öyle diyorlardı. Deneyden ya da romandan habersiz ve azade bir şekilde, 'nazar'ı başta bahsettiğim o çıplak sözlük anlamından çıkartarak, öyle diyorlardı. En karanlık anlamdaki bakıştan bahsediyorlardı. Gözlemcinin işe karıştırdığı negatif enerjinin, sonucu -kötü yönde- etkileyeceğinden söz ediyorlardı. Ne de olsa 'İçimizdeki Şeytan'...
O halde, kimseye anlatmamam gereken şeyler var... Hepinizin ve herkesin vardır, tabii. 'Sevinçlerin, paylaştıkça çoğalayacağı' falan... Paylaşılanların insan cinsinden olmayacağı bir durumda mümkündür belki sadece. Çift Yarık Deneyi'nin farklı fizik yasaları geçerliyken yapıldığında, gözlemcinin gidişatı etkilemeyeceği ve kütüphanesinde 'İçimizdeki Melek' diye bir romanın bulunduğu bambaşka bir gezegende.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Yazarlar Haberleri