Konya'da bir bahçeli ya da müstakil evde geçmişi olmayan kişi sayısı yok denecek kadar azdır. Başta Meram olmak üzere Çimenlik, Mengene, Kumköprü, Alavardı, Kovanağzı ve daha burada adını sayamayacağımız nice mahallelerimiz. Hepsi nasıl da gözümüzün önünde yok oluyor değil mi. Adeta eriyip gidiyor. Kentsel dönüşüm tabii ki bir zorunluluk. Bunu biliyoruz ve farkındayız. Ancak yapılan bu dönüşüm hepimizin hafızasını da yok ediyor. Ve her bir mahalle artık diğerine, her bir şehir de bir diğerine benziyor. Ayırt edemiyoruz. Peki bu dönüşüm sonrası yeni yapılan binaların görünüşüne ve isimlerine baktığımız zaman eski mahalle ve semtlerimizin kimliklerini, isimlerini görebiliyor muyuz? Cevap hayır değil mi. Bir Çimenlik konutları var mı mesela? Mengene Konutları, İşgalaman Konutları, Sedirler Konutları, Aslanlı Kışla Evleri, Kumköprü evleri vb. Yok. Kerimdede Konutları gibi sadece bir iki istisna söz konusu. Onlar da iyi ki varlar. Bu konuda hassasiyet gösteren belediyelerimize teşekkür ediyoruz ancak bu hassasiyet derecesi gerçekten çok az.
*PEKİ YA ESKİ CADDELERİMİZ!*
Aynı şekilde büyük mahalle caddeleri de maalesef Konya hafızasından çıkıp gitti, gidiyor. Buna en acı örnek de İşgalaman Caddesi'dir. Konya'nın en eski ve en bilinen mahalle ve caddelerinden birisi yok oldu. O caddenin tam ortasında kocaman ve aynı zamanda niteliksiz binalar yükseliyor şimdi.
*MAHALLELERDE ÖRNEK EVLER YIKILMAMALI*
Bir diğer çok önemli başlık da yok olup giden eski mahallelerimizden en az bir sembolik ev bırakılmamış olması. Örneğin Çaybaşı'nda, Çimenlik'te, İşgalaman'da temsili bir mahalle evi bırakılabilirdi. Ufak bir restore sonrası daha uzun yıllar ayakta kalabilecek ve şehrin hafızasını koruyacak, gelecek nesillere örnek olacak evler bırakılabilirdi. Her bir mahallede olmasa bile bazı mahallelerde bu uygulama başarıyla yapılabilirdi. Buna çok güzel ve aynı zamanda hüzünlü bir örnek İşgalaman Mahallesi sakinlerinden, bölgede iyi bilinen şehrin hafızasına sahip, yakından tanıdığım, evlerine defalarca misafir olduğum Kasap Süleyman Ceylan abigilin eviydi. Demirli penceresinde çiçekleri olan, hayatı, sekisi, avlusu olan her bir müştemilatı tam olan eksiksiz bir Konya eviydi. Ama o da maalesef kentsel dönüşümün kurbanı oldu yakın zaman önce. Şüphesiz her mahallede böyle güzel evlerimiz vardı. Hala da var. Tabii ki korunmuş evler de var. Tarihi Konya sokağında ve şehrin diğer bazı noktalarında buna çok iyi örnekler gösterebiliriz. Ancak burada bizim kastımız yok olan mahallelerdeki yaşanmışlıkları ve hikâyeleri olan evler. Bu konuda geç kalınmış olsa da bu fırsatı hala yakalayabiliriz. Hayat dediğimiz avlusu olan, sekisi, ufak bir bahçesi, şahnişisi olan ve en önemlisi de içinde yaşanmışlıkları olan son birkaç evi koruma altına alabiliriz. Konya belediyelerimizin buna mutlaka ki gücü var. Nitelikli Konya yerliliğini ve Konya kültürünü korumalıyız. Bunu vatandaşlar olarak tabii ki bizler yapmalıyız ama öncelikle elinde gücü ve iradesi olan yetkililerimiz yapmalı. Konya Türkiye'ye örnek birçok uygulamada olduğu gibi bu uygulamasıyla da ülkeye örnek olmalı.